1. YAZARLAR

  2. Mehmet Mercan

  3. 115 yıl önce Çin’e nasihat heyeti göndermiştik
Mehmet Mercan

Mehmet Mercan

Köşe Yazarı
Yazarın Tüm Yazıları >

115 yıl önce Çin’e nasihat heyeti göndermiştik

A+A-

 

 

 

Bu günlerde gündemimize ÇİN de girdi.

Meğer Çin’de, ülkede yaşayan Uygur ve Hui Müslümanlarının oruç tutmasını engellemeye yönelik baskılar giderek artıyormuş. Bu da Türkiye’yi  tedirgin ediyormuş. Diyanet İşleri Başkanımız bile bu konuda bir kınama mesajı yayımladı.

Özellikle İstanbul’da ÜLKÜCÜ camia ayakta. Önlerine gelen çekik gözlülere saldırıyorlar.

Gazetelere yansıyan haberlere göre, çekik gözlü oldukları için saldırılara hedef olanlar arasında Koreliler, Türkistanlılar ve Uygur Türkleri bile varmış…

Yani, “Kurunun yanında yaş da yanmış…”

Bu olaylar 115 yıl öncesini hatırlattı…

Acaba yine ÇİN’e bir nasihat heyeti mi göndersek.

Bunun ilginç bir öyküsü var.

…………..

1890’lı yıllarda Çin’e egemen olmaya çalışan sömürgeci yabancılara karşı hoşnutsuzluk baş göstermiş, baş gösteren hoşnutsuzluk, 1900’lü yıllara gelindiğinde bu hoşnutsuzluk doruğa çıkmış, hatta isyana dönüşmüştü.

Yabancılar yüzünden işsiz kalan Çinliler, yönetimdeki Man-Çu Hanedanı’nın beceriksizliğine  tepkiliydiler. Bu tepkinin yarattığı hoşnutsuzluk giderek büyüdü ve örgütlü bir isyana dönüştü.

10 Haziran 1900’de Şanghay’da, ülkedeki Japonlara, İngilizlere, Fransızlara, Almanlara, Avusturya, Macaristan, İtalyan ve Amerikalılara karşı başlatılan ayaklanma kısa sürede tüm ülkeyi sardı.

Çin’in hemen her yerinde “Haklı ve Uyumlu Yumruk” anlamına gelen, Çince isimle örgütlenen cemiyetin organize ettiği ve tarihe “Boxer İsyanı” olarak geçen bu ayaklanmada Avrupalı ve Asyalı yabancıların tüm işyerleri ve evleri tahrip edildi. Çatışmalarda çok sayıda Çinli ve yabancı hayatını kaybetti. Bu arada Almanya Büyükelçisi Baron De Ketteler sokakta linç edilerek öldürüldü.

Bu olay Avrupa’da büyük yankı yaptı. Tüm Avrupa ülkeleri Çin’deki isyanın kanlı bir biçimde bastırılması için Asya’daki güçlerini Alman Mareşal Waldarsee’in emrine verdiler.

Sekiz ülkenin askerlerinden oluşan 54 bin kişilik ordu ile harekete geçen Mareşal Waldarsee, 14 Temmuz 1900’de Tianjin’deki ayaklanmayı bastırdıktan sonra bir ay içinde Pekin’e yöneldi ve burayı da ele geçirdi.  Yasak Şehir’e de girerek yağmalayan “Sekiz devlet İttifakı askerleri” tüm ülkedeki isyanı kanlı bir biçimde sona erdirdiler.

Bu savaşta binlerce Çinli hayatını kaybetti.

 

40 MİLYON MÜSLÜMAN

Bu yıllarda Çin’in nüfusu 440 milyon dolayındaydı ve bu nüfus içinde 40-50 milyon dolayında da Müslüman vardı.

İsyanı kanlı bir biçimde bastırmayı kafalarına koymuş olan Avrupalılar, özellikle de Almanlar Müslümanların olaylara karışmamalarını istiyordu. Nitekim Alman İmparatoru Wilhelm, Osmanlı Sultanı Abdulhamid’e başvurarak, Müslümanların Halifesi sıfatıyla Çin’de yaşayan Müslümanları olaylardan uzak durmaları konusunda uyarmasını istedi.

Padişah ve Sadrazam Halil Rifat Paşa’nın yaptıkları uzun müzakereler sonrasında Çin’e bir Nasihat Heyeti gönderilmesinin Avrupa devletlerinin sempatisini kazanmak açısından yararlı olacağına karar verildi. Bu kararın alınmasında, halife olması nedeniyle padişahın, dünyanın neresinde olursa olsun tüm Müslümanlara sahip çıkması gerektiği görüşü etkili olmuştu.

Böylece, bizzat padişah tarafından seçilen Mirliva Enver Paşa başkanlığındaki “Osmanlı Nasihat Heyeti” 18 Nisan 1901’de bir Rus gemisiyle İstanbul Limanı’ndan hareket etti.

Heyette Mirliva Enver Paşa yanında Kolağası Ömer Nazım Bey, ulemadan Beyazıt Medresesi hocalarından Mustafa Şükrü Efendi ile Fetvahane memurlarından Kadı Hacı Tahir Efendi bulunuyordu. Ayrıca Sarıklı Zuhaf Alayı’ndan Humus’lu Hasan,  Mahmut ve Muhammet efendiler de heyette muhafız ve hizmetli olarak yer alırken, Hırvat asıllı Viçonçi Kinyoti ile kızı Matmazel Hortans da tercüman olarak heyete dahil edildiler.

İstanbul’dan yola çıkan ve Ege ile Akdeniz’i aşarak Süveyş Kanalı’ndan geçen Nasihat Heyeti, İskenderiye’ye ulaştığında mutlu bir olay da gerçekleşti. Heyet başkanı Enver Paşa ile Matmazel Hortans, buradaki Avusturya Konsolosluğu’na giderek evlendiler. Mutlu bir olayla yolculuğuna devam eden heyetin seferi 22 gün sürdü ve gemi 10 Mayıs 1901 Perşembe günü Singapur’a ulaştı. 

          

KUR’AN SATAN KADI

Singapur’da çok sayıda Müslüman vardı. Heyeti coşkulu ve samimi bir biçimde karşılayan Müslümanlar, kentte 7 cami bulunduğunu ve nüfusun üçte birinin Müslüman olduğunu belirttiler. Singapur’daki esnaf arasında Türkiye’den gitme Müslümanlar da vardı. Esnafın. Singapur’daki camilere her Cuma günü Osmanlı Bayrağı çekildiğini belirtmeleri heyet mensuplarını hayli duygulandırdı.

Singapur’u üç gün gezen ve buradaki Müslümanlarla görüşen heyet daha sonra Şanghay’a doğru yola çıktı. Ne var ki, Osmanlı heyeti Şanghay’a vardığında isyan sona ermişti. Bu nedenle gezi, umulduğu kadar yararlı olmadı.

Bu arada heyette bulunan Kadı Haci Tahir Efendi’nin, İstanbul’dan, Çin’deki Müslümanlara dağıtılmak üzere getirdiği Kur’an-ı Kerim’leri yüksek fiyatla buradaki Müslümanlara satmaya kalkışması üzüntü ve tepki yarattı…

Heyet yine de Çin’deki Müslümanlarla temaslarda bulundu, birlikte camilere gidilerek namazlar kılındı, sohbet toplantıları düzenlendi.

Çin’de bir aya yakın süre kalan heyet üyeleri daha sonra Japonya’ya geçti ve oradan da Rusya yoluyla İstanbul’a döndü.

 

 

Bu yazı toplam 7779 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.