1. YAZARLAR

  2. Mehmet Mercan

  3. 12 Eylül’ü anmak
Mehmet Mercan

Mehmet Mercan

Köşe Yazarı
Yazarın Tüm Yazıları >

12 Eylül’ü anmak

A+A-

 

12 Eylül Darbesi de, 27 Mayıs gibi aylar öncesinden "Geliyorum..." diye diye geldi.

Yine herkes, coşkulu bir umutla alkışladı darbeyi.

Harekatın başında yıllar yılı "Atatürkçü, demokrat" diye bilinen Kenan Evren Paşa'nın bulunması, darbe sonrasında  2. MC'nin yıkılması, bir başka yorumlandı o zaman…

İlk günlerde SOLCULAR sevindi.

Tıpkı 27 Mayıs 1960  harekatında, tıpkı 12 mart 1971 Muhtırası’nda olduğu gibi...

O günlerde de başka umulmuştu.

Olmadı.

Hiç biri tutmadı. Her seferinde paşalar  “sağı gösterip, solu vurdular…”

Kenan Paşa da öyle yaptı. “Atatürk” diye diye aydınları kıydı…

“Ne yani idam etmeyelim de besleyelim mi?...” diyerekten gencecik çocuklar darağaçlarına gönderildi…

Aradan  34 yıl geçmiş.

İnanır mısınız, 12 Eylül’ün dehşeti hala yaşanıyor…

............

Biliyor musunuz?

27 Mayıs’ın aslında SAĞ bir darbe olduğunu hiç kimse kabullenemedi.

Halal da öyle.

Herkes SOL’dan gelen bir darbe sandı ilk günlerde. Hatta, bunu İsmet İNÖNÜ’nün yaptırdığını söyleyenler, yazanlar bile oldu.

Hiç kimse kalkıp da;

-Yahu, İsmet Paşa niye DARBE yaptırsın ki..? diye sormadı.

Gerçekten; “İsmet İnönü niye darbe yaptırsındı?...”.

Darbe öncesinde koşullar o denli CHP’nin lehine gelişiyordu ki, yapılacak ilk seçimde CHP “Silme” iktidara gelebilecek güce erişmişti.

Çünkü; 1957 erken seçimlerinden sonra Demokrat Parti giderek hem güç kaybediyor, hem güvenilirliğini.

Bütün olaylar CHP’nin lehine gelişiyordu.

Kısaca, Atatürk’ün NUTUK’daki tanımıyla; Türkiye’de “Manzara-i Umumiye” hiç iyi değildi...

 

İŞTE MANZARA-İ UMUMİYE

O günleri yaşayanlar bilir.

-Başbakan Adnan Menderes’’in miting meydanlarında “Kara cüppeliler” dediği Üniversite hocaları ateş püskürüyordu.

-Üniversitelerde öğrenci olayları  dinmiyor, peşpeşe öğrenime kapatılan üniversiteler kaynıyordu.

-Öğrenci olayları, liselere, hatta yer yer ilkokullara bile  sıçramıştı.

-Baskılar altında bunalar yargıçlar, savcılar, avukatlar, hastanelerdeki doktorlar, hemşireler, sağlık personeli öfke içinde yürüyordu.

-İşçi, çiftçi, esnaf sokaklara dökülmüştü.

- Başbakan Menderes’in bir söyleşi sırasında  Ben bu orduyu astsubaylarla idare ederim...” sözü Türk Silahlı Kuvvetlerinin üst kademelerinde huzursuzluğu doruğa çıkarmıştı.

-Basın Demokrat Parti’yi yerden yere çalıyordu.

-Muhalefet partileri Meclis’i çalıştırmıyor, bu da Demokrat Parti’li parlamenterleri, başta, Başbakan Adnan Menderes ve arkadaşlarını çileden çıkarıyor hırçınlaştırıyordu.

-Başbakan Menderes hırçınlaştıkça YANLIŞLAR yapıyordu. Bu yanlışlar sonuçta CHP’nin işine yarıyordu...

-O günlerde Kurulan DP yanlısı  “Vatan Cephesi” militanları muhalefet liderlerine saldırıyor, mitinglerini basıyor, ortalığı kana buluyorlardı.

-Uşakta İsmet İnönü taşlanmış başı yarılmıştı. Bu olay tüm dünyada geniş yankı bulmuştu…

Şimdi gelin sesli düşünelim.

“Koşullar bu denli CHP’nin lehinde iken, İNÖNÜ neden İHTİLAL yaptırsın ki?..”

Ama, Fatura CHP’ye ve İsmet İNÖNÜ’ye kesildi.

Sonraki yıllarda kurulan SAĞ partilerin liderleri, Demokrat Parti sempatizanı seçmenleri KAPMAK için hep bu FATURA’yı tahsil etmeye çalıştılar...

Gerçi, 27 Mayıs sonrasında demokrasi adına bazı iyileştirmeler yapıldı. Ama bunlar uzun sürmedi.

Kısaca CHP’nin de, o yıllarda oluşmaya çabalayan SOL da umduğunu bulamadı...

………………

27 Mayıs ihtilalı ile Türkiye huzura erdi mi?

Hayır. İlk, askerler arasında sürtüşmeler çıktı. Ardından Alpaslan Türkeş’in başını çektiği 14’ler olayı patlak verdi…

Ardından 28 Şubat “Talat Aydemir” girişimi oldu.

Yine durulmadı Türkiye…

Tam ortalık yatıştı derken 12 Mart Muhtırası DARBE etkisi yaptı.  SOL’a ve Kürt aydınlarına karşı  balyoz harekatı başlatıldı. Sıkıyönetim mahkemeleri “Engizisyon” yöntemiyle ortalığı kasıp kavurmaya başladı…Yıllar  yaratılan “Korku İmparatorluğu”nun estirdiği hava içinde geçiyorken, bir sabah “Kenan Paşa”nın sesiyle uyandık.

12 Eylül Darbesi olmuştu.

Önce “Oh!...” çekti herkes

Sonra bu “Oh!..” giderek “Ah!..”a dönüştü.

 

Bu yazı toplam 751 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.