1. YAZARLAR

  2. Mehmet Mercan

  3. 2014 gide gelmeye
Mehmet Mercan

Mehmet Mercan

Köşe Yazarı
Yazarın Tüm Yazıları >

2014 gide gelmeye

A+A-

                                                           

        

 

Yarın neler getireceğini bilmediğimiz yeni bir yıla başlayacağız.

Ve yine her yıl olduğu gibi, huzuru, mutluluğu umut ederek.

2014’e de böylesi halisane dileklerle girmiştik.

Umduğumuz gibi geçmedi ne yazık ki… Ve ne yazık ki çok az sevindik.

Gerçekten içte ve dışta sıkıntılı bir yıl oldu 2014.

Doğal felaketler yanında peş peşe gelen büyük kazalar, hele de Soma ve Ermenek faciaları yüreğimizi dağladı…

Yanı başımızda bazı ülkelerdeki iç kargaşalar bu yıl da durmadı.

Bu yıl da iç huzuru bulamadık.

Bazen sevindik. Ama çok da üzüldük.

Bu yıl da sokaklarımız biber gazıyla toz duman içinde kaldı. Gençler katledildi…

İnsan hakları adına, hukuk adına, demokrasi adına “bu kadarına da pes” dedirten baskılara tanık olduk. Hukuk TOMA’ların altında çiğnendi.

Yolsuzlukların üstünü örtme becerisinde dünyaya parmak ısırtan uygulamalara imza attık.

……..

Ortadoğu ateşi daha bir harlandı.

Mevcut terör örgütlerine bir de IŞİD belası eklendi.

Binlerce Ezidi, binlerce sivil Kürt hunharca katledildi.

Binlercesi yerinden yurdundan oldu.

Suruç’tan bağırsak sesimizi duyuracağımız yakınlıktaki KOBANİ’de IŞİD vahşeti  acımasızca sürüyor…

Bu arada GÜZEL diyebileceğimiz gelişmeleri de yaşadık elbette.

Yöntemi ve sonucu tartışılsa da demokrasi adına sevindirici bir adım atıldı. Cumhurbaşkanının halk tarafından seçilmesi güzel oldu.

Başka ne diyebiliriz ki…

Dileğimiz yeni yılda daha pek çok güzelliklerin gerçekleşmesi...

........

Evet, bu gün 2014’ün son günü.

İnsanlar, yeni yılın GÜZEL geçmesi ümidi ile gönüllerince eğlenmeye çalışacaklar.

Üzücü olaylar hiç olmamış gibi.

Biliyorsunuz, tüm dünyada insanlar, 31 Aralık’ı 1 Ocak gününe bağlayan geceyi eğlenerek geçirmeye çalışırlar.

Tüm toplumlarda var olan bir inanca göre, eski yılı coşku içinde uğurlayan bir kimse, yeni yılı baştan sona sevinç ve mutluluk içinde geçirir...

Bu nedenle dünyanın her yerinde insanlar, zengin olsun, yoksul olsun, her kes kendince 31 Aralık gecesi yeni yıla sevinç ve mutluluk içinde eğlenerek girmeye çabalar.

Asırlardır böyle gelmiş, böyle gidiyor...

………..

Eskiden, yılbaşı, Diyarbakır’da geleneklere, göreneklere uygun kutlanırdı.

Evlerde hazırlıklar, tıpkı bayramlarda olduğu gibi, yılbaşı hazırlığı bir-iki gün öncesinden başlardı. Üzüm şırasından yapılma kesme, bastık, badem içi, ceviz içi, cevizli, bademli sucuk, leblebi, çekirdek alınır. Çarşıdaki dükkanlara burmalı kadayıf siparişi verildikten başka evde de özgün tatlılar yapılırdı.

Yılbaşı gecelerinde yemek olarak  genellikle tavuk ya da hindi dolması, yanında kuru fasulye pişirilirdi. O gece tüm akrabalar bir evde toplanır, yemekler yenildikten, çaylar içildikten sonra eğlenceler başlardı.

Eğlence olarak, büyükler iskambil oynayıp, tombala çekerken, çocuklar da kendi aralarında bilmeceler sorarak eğlenirdi. Evdeki nineler ve dedeler  bir köşede başlarına topladıkları çocuklara içinde devler, cüceler, iyilik perileri, gözüpek kahramanlar olan masallar anlatırlardı.

Bu arada bazı evlerde sazlı sözlü eğlenceler yapılırdı. Bu tür eğlencelerin düzenlendiği evlere gecenin ilerlemiş saatlerinde komşular da tatlı, çerez ve meyvelerini yanlarına alarak katılır hep birlikte eğlenmeye çalışılırdı.

Yılbaşı gecelerinde sobaların üstünde kestane pişirmenin, mangaldaki kızgın küle balut ve ayva gömmenin tadına doyulmazdı.

Mahallenin gençleri yılbaşı gecelerinde bir araya gelir, çeşitli kılıklara  bürünür, evleri dolaşırlardı. Bazı gençler sakal, bazıları burma bıyık takar, bazıları annelerinin, bacılarının entarilerini giyerek kadın kılığına girer sonra  birlikte sokağa çıkılırdı.

Gençler rastgele evlere, en çok da tanıdık evlere girerek hem kendileri eğlenir, hem evdekileri eğlendirirlerdi. Girdikleri evlerde espri ve taklitlerle türlü şaklabanlıklar yapan gençler birbiriyle ve evdekilerle şakalaşarak, eğlendirir sonra çıkarlardı. Ev sahibi, gençlere çerez, meyve, tatlı ikram eder, ayrıca ceplerine para da sokuştururdu.

Diyarbakır’da evleri gezerek eğlencelere katılan gençlerin söylediği Kürtçe bir tekerleme vardı. Bu tekerleme ile evin sahibi övücü sözler vardı.

 

YILBAŞI TEKERLEMESİ             TÜRKÇESİ

Sere sale, bıne sale,                        (Yılın başında, yılın sonunda)

Hude bıhele, horte male...             (Allah evin delikanlısını bağışlasın)

 

Bu tekerleme bazen hane halkına ve konuklar iyi dilekler dileyen sözlerle uzatılırdı.

Örneğin; “Xude zengini bıde we male…” (Tanrı bu eve zenginlik versin.) Ya da “Xude keym neke mehwane we male…” (Tanrı bu evin misafirini eksik etmesin…) gibi. Ve ya “Xude şenahi bıde we male…”(Tanrı bu eve şenlik versin…)

………..

Her şeye rağmen bütün kalbimizle; 2015’in tüm ülkemize, vatandaşlarımıza, dahası insanlık alemine huzur, barış ve mutluluk getirmesini diliyoruz…

Bu dilek ve duygularla 2014’ü günahı ve sevabıyla tarihe emanet ediyor ve yeni yıla giriyoruz…

Hoş gele, safa gele 2015…

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Bu yazı toplam 828 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.