NACİ SAPAN

NACİ SAPAN

2017'yi bekleyip göreceğiz

2017'yi bekleyip göreceğiz

Jean Paul Sartre, “Savaşı zenginler çıkarır fakirler ölür” diyor.

Dünyadaki ve çevremizdeki savaşlara baktığımızda; tarihsel gerçekliği ile savaşın fakirleştirdiği yok ettikleri ile var ettiği kesimlerin var olma biçimlerinin ne olduğunu çok net görebiliyoruz.

 

Savaşın pastasından daha çok yararlanmak isteyenler, yararlananlar her zaman görünmezdirler! 

 

Pastaya ulaşamayanlar ise görünürdürler. 

 

İki tarafında sloganları ortaktır. Vatandır, Millettir ortak slogan. Bir taraf ölür, yok olur, fakirleşir, diğer kesim ayaktadır, zengindir, daha çok zenginleşir, vatanı milleti yönetir.

 

Bir taraftan kendi egemenliğinin sürmesi için halkına zulümden başka bir şey vermeyen kesimler, diğer taraftan bu zulmün bir şekilde pençesine düşen kesimler. Bunlar her zaman varlıklarını sürdüren kesimler olmuştur. Roller hep aynıdır, oyuncuların değişmiş olması rollerin tekrarına engel değildir.

**

Irak, Tunus, Cezayir, Fas, Libya, Sudan, Mısır, Suriye, emperyalist savaşın kurbanları ülkeler.

 

‘Ilımlı İslam’ senaryolarıyla başlatılan bir savaşın tam da odak noktasındayız. Adına ılımlı dediler, şimdi en radikal şekli ile haşır-neşir olduk. Yüz binlerce insan evinden, toprağından, eşinden, çocuğundan ayrı düştü. Ölenler gitti, kalanlar yokluğa, açlığa, vatansızlığa mahkûm edildi.  

 

Biz ise, savaşın odağında bir ülkeyiz. Uluslararası savaş senaryosunun oyuncuları arasında bir Türkiye var. Oyunun son perdesindeki rolümüzün ne olduğunu, nasıl olacağını bilemiyoruz. 

 

Ortadoğu’da paylaşım ve dizayn savaşının yansımaları şimdilik çok ağır, daha fazla nasıl ağırlaşacak bunu bilemiyoruz. İş, aş, emek, hak, adalet, barış ve özgürlük sözcükleri artık çok sakıncalı. Hak aramak suç sayılıyor. Kadınlar, gençler ve çocuklar cezalandırılıyor. Partiler, sendikalar, dernekler ve kurumlara yoğun baskı var.

 

İç politikada yollar giderek tıkanıyor. Bunlar yaşanırken, vatan, millet, bayrak naralarına çanak tutanlar da farkında olmadan emperyalist güçlerin değirmenine su taşımaya devam ediyor. Bir taraftan savaşın şiddeti ülkeyi fakirleştiriyor. Diğer taraftan fakirleşenler başkanlık sistemi ve Anayasa tartışmalarına mahkûm edilmiş durumda!

**

Türkiye, Ortadoğu ve Suriye politikaları konusunda ABD’den uzak, Rusya ile yakın pozisyona düştü gibi bir görüntü içinde. Zaten ABD’de Suriye’de görünmüyor artık.

 

Bilerek mi, bilmeyerek mi?

 

Şöyle düşünmeye başladık; Suriye konusu Türkiye ve Rusya ya, Irak ise ABD’ye mi ihale edildi?

 

Ya da ortak çıkarlar nedeniyle kendiliğinden gelişen bir durum mu?

 

Bu çerçevede iki soruyu sormadan geçmiyoruz.

1-Türkiye ve Rusya’nın görevi Suriye’de Kürt devleti oluşumunu engellemek mi?

2-ABD’nin görevi ise Kuzey Irak’ta bir Kürt devletinin oluşumunu sağlamak mı?

 

2017’yi bekleyip göreceğiz.

 

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
NACİ SAPAN Arşivi
SON YAZILAR