Tahir Şilkan

Tahir Şilkan

köşe yazarı
Yazarın Tüm Yazıları >

A. KADİR

A+A-


 
                   İbrahim Abdulkadir Meriçboyu ya da yazarlık adıyla A.Kadir ( 1917-1985),  40 kuşağının tüm acıları çekmiş, toplumcu gerçekçi şairlerinden  ve ülkemizin en önde gelen (öncelikle şiir) çevirmenlerindendir. Dünyanın önde gelen şairlerinin şiirlerini çevirmesinin yanısıra, 'Bugünün Diliyle Mevlana', 'Bugünün Diliyle Tevfik Fikret' ve  'Bugünün Diliyle Ömer Hayyam' kitaplarıyla şairlerin dilini sadeleştirmiştir.  Azra Erhat'la birlikte İlyada ve Odyessia'yı Türkçeye çevirmiştir. Birçok çevirmenle birlikte Dünya Halk ve Demokrasi Şiirleri başlıklı üç cilt kitabın editörüdür. Brecht, Paul Eluard çevirdiği şairlerden bazılarıdır.
 
                     A. Kadir, Harb Okulu öğrencisiyken,  Nazım Hikmet başta olmak üzere ilerici şair ve yazarların kitaplarını okudukları için Nazım Hikmet'le birlikte yargılanmış ve hapis cezası ile cezalandırılmış, Ordu'dan atılmış ve er olarak askerlik yaptırılmıştır.

                    ' 38 Harp Okulu Olayı ve Nazım Hikmet' başlıklı anı kitabıyla bu yargılamanın nasıl hukuk dışı olduğunu, Nazım Hikmet'in hiçbir ilgisi olmamasına karşın nasıl Harb Okulu öğrencileriyle ilişkilendirilip suçsuz yere toplam 28 yıl hapis cezasına çarptırıldığını,duygusal, içeriğiyle yürek burkan , yalın , şiirsel bir dille anlatmıştır.

 

                     Kendilerinin ülkelerini ve halkını sevmekten başka hiçbir suçu olmadığını, yoksul halk çocukları olarak, aydın kişiler olmak amacıyla kitap okuduklarını anlattığı mahkemede yargıçları bile ağlatmış ancak yukarıdan gelen, benzerleri 12 mart ve 12 eylül yargılamalarında ve şimdilerde sıkça görülen " tiyatro yargılama" sonucunda arkadaşları ile birlikte cezalandırılmışlardır. 

                      Meraşal Fevzi Çakmak'ın emriyle ceza almışlar, hatta Fevzi Çakmak, kurşuna dizilmelerini istemiştir. Anılarında, bir gece gözleri bağlanarak avluya çıkarıldıklarını ve silah şakırtılarıyla kurşuna dizilme sahnesinin yaşatıldığını yazmıştır.


                    Askerlik sonrası Hukuk Fakültesinde okumuş, bu sırada düzeltmenlik yapmış, ancak sürgüne gönderilince öğrenim hayatı yarım kalmıştır. Geçimini işçilik, düzeltmenlik, çevirmenlik yaparak sağlamıştır. Şiir çalışmalarını hep sürdürmüş, sürgünde  yazdığı şiirleri ve Nazım Hikmet'in gönderdiği mektuplar, kaldığı yerler sürekli basılıp arama yapıldığından bir arkadaşına " saklaması" için göndermiş, arkadaşı şiirleri  ve mektupları " o kadar iyi" saklamıştır ki  bir daha bulunamamıştır.

                    A.Kadir'in ilk şiir kitabı Tebliğ, 2. Dünya Savaşının sürdüğü yıllarda yayınlanmıştır. Kitabında yoksulluk vurgusunun yanısıra savaş karşıtlığı da çok belirgindir. " Seni bir gün çekip aldılar topraktan/ Benzedin köksüz bir ağaca/ Sonra öğrettiler sana uygun adımı/ Sonra büyük şehirlerini gösterdiler Avrupa'nın / En muazzam saraylar karşısında bile sen evini unutmadın... / Varşova'da kaputun kaldı/ Dunkerk'te sırt çantan/ Düştü bütün fotoğrafların Sivastopol'da/ Ve bir şafak vakti Paris'te bıraktın zavallı yüreğini/  kurşuna dizilenler karşısında.../ Lanet okusunlar sana bırak/ İyi bir asker olamadın diye/ Ölmesini bildin ya sen arkadaş kurşunuyla/ İki çürük patetesi ekmek torbanda unutarak."
 
              Bu şiir ile Nazım Hikmet'in İbrahim Sabri takma adıyla yazdığı " Fevkalede memnunum dünyaya geldiğime/ Toprağını, aydınlığını, kavgasını ve ekmeğini seviyorum" diye başlayan, ' Dünya, dostlarım, düşmanlarım ,sen ve toprak' başlıklı şiir, ırkçı Çınaraltı dergisinde Orhan Seyfi Orhon tarafından ihbar edilecek ve ' Komünistlerin şiirle, edebiyatla, makaleyle ve yazdıkları yazılarla ülkeyi nasıl bölmeye çalıştıkları, halkı askerlikten soğuttukları ve en büyük tehlike oldukları' ifade edilerek 'yöneticilerin gaflet uykusundan uyanmaları' istenecektir. İhbar etkili olacak ve A.Kadir'in kitabı toplatılacak, A.Kadir sürgüne gönderilecektir. 

 

                Sürgün yılları zorlu ve acılarla doludur. Kırşehir'de sinemada gösterilen " Stalingard Savunması" filminden dolayı gericiler olay çıkaracak, Orda sürgünde olan A.Kadir suçlanınca, Emniyet müdürü  "O sürgün  bu filmin yıllarca oynamasını ister, değil seyirciyi kışkırtmak" diyecektir. Yazdığı yoksulluk, açlık şiirlerini Bursa Cezaevi'nde okuyan Nazım Hikmet, çocuk açlıktan ölecek ona para gönderelim diyecektir. Nazım Hikmet, A.Kadir'in sanatını ve şiirlerini çok beğendiğini ifade etmiştir. 
 
         A.Kadir, şiirlerini Tebliğ, Mutlu Olmak Varken, Dört Pencere, Hoş Geldin Halil İbrahim isimleri taşıyan kitaplar ile yayınlayacaktır. A.Kadir'in onu aşkın şiiri, en başta 'Mutlu Olmak Varken' bestelenmiş ve birçok sanatçı tarafından seslendirilmiştir.

 A. Kadir, 12 Eylül darbesinin hemen ertesinde 60 yaşını aşmışken gözaltına alınmış ve baskı görmüştür. Yaptığı çevirilerle birçok edebiyat ödülü kazanan, dünya edebiyatının önde gelen şairlerini çevirmenin ödülü kendisine böyle verilmiştir.
             "... Bizim hiçbir hürriyetimiz yok/ hiçbir hürriyetimiz,/ Ne çalışmak, ne konuşmak, ne sevişmek/ Sen orada bağrına bas dur en büyük çileyi/  Ben burda en büyük çileyi doldurayım/  Ekmeğe muhtaç, hürriyete muhtaç sana muhtaç/Sen orda dalından koparılmış bir zerdali gibi dur/ Ben burda zerdalisiz bir dal gibi durayım."
 
             A.Kadir , tüm yapılan zulüm ve baskılara karşın halkı için üretmekten geri durmamış, yaşamının son zamanlarına kadar edebiyatın içinde olmuştur.

                        Onun "YOL" şiiriyle bitirelim.

 

Tekmil haklar alınır.
Tekmil hürriyetler kısılır.
Tekmil köşe başları, tekmil kapılar tutulur.
Gökyüzü tıkılır dört duvar içine.

Bütün bunlara karşı,
dümdüz, apaydınlık kalır
seni bana getiren yol.

 

Bu yazı toplam 991 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.