1. HABERLER

  2. GUNCEL

  3. Adet düzensizliğinin nedenleri
Adet düzensizliğinin nedenleri

Adet düzensizliğinin nedenleri

Diyarbakır Özel Bağlar Hastanesi Kadın Hastalıkları ve Doğum uzmanı Opr. Dr. Sezin Vural Adet düzensizliği konusunda bilgiler veren Prof. Dr. Bülent Tıraş, düzensizliğin nedenlerini, tedavi yöntemini, hamilelik ile arasındaki ilişkiyi anlattı

A+A-

 

ADET DÜZENSİZLİKLERİNİN NEDENLERİ

  Her kadının genetik ve biyolojik özellikleri farklıdır diyen Opr. Dr. Sezin Vural, ’’Bu sebeple de her kadının adet düzeni kendine özgüdür. En ideal kabul edilen adet düzeni 28 günde birdir ve dört gün sürmektedir. Ancak bu durum her kadında farklı cereyan etmektedir. Şayet bir kadının adet düzeni 30 günde birse ve adetler 5 gün sürüyorsa bu da kadına göre normaldir. Ancak bu düzen 25 günde bir ve 7 gün süreyle gerçekleşmeye başladıysa bu noktada bir düzensizlikten bahsetmek söz konusudur. Bu bağlamda kadının adet dönemlerindeki düzensizliklerin en önemli sebeplerinin organik ve hormonal kaynaklı olduğunu söylemek mümkündür. Örneğin kadının yumurtalık, rahim gibi üreme organlarının anatomik bozuklukları, miyom, polip, kist gibi normal dışı oluşumlar gibi organik sebepler kadınlarda adet düzensizliği sebeplerinin yaklaşık olarak yüzde 25’ini oluşturmaktadırlar. Bunların dışında yumurtalıklardan salgılanan hormon bozuklukları, tiroid bezindeki hormon sorunları ve uzun süre kullanılan doğum kontrol hapları kadınlarda adet düzensizliğine yol açmaktadırlar. Tüm bunlarla beraber adet kanamalarında geçici, kısa süreli düzensizliklere yol açan en önemli etkenler stres, depresyon, bir yakının kaybı gibi psikolojik sebeplerdir. Kişinin psikolojik durumundaki dengesizlikler, çalkantılar beyin fonksiyonlarını ve dolayısıyla hormon salgılarını da etkilediğinden psikolojik anlamda rahat olmayan kişinin pek çok fonksiyonu olduğu gibi üremem ve yumurtlama fonksiyonları da gerektiği gibi çalışmaz’’ diye konuştu.

  ADET DÜZENSİZLİĞİ NASIL TEDAVİ EDİLİR?

  Adet düzensizliği sorununun tedavisi için ilk olarak mutlaka buna sebep olan faktörün tespit edilmesi gerektiğini dile getiren Opr. Dr. Sezin Vural, ’’Sorunun kaynağına göre tedavi yöntemi planlanmalıdır. Sorunun kaynağı için ilk olarak jinekolojik muayene, ultrason ve diğer tetkikler yapılmalıdır. Rahimde, yumurtalıklarda ya da vajinada polip, miyom, tümör gibi anatomik bir sorun varsa cerrahi müdahale yapılır ki bu da, laparoskopi adı verilen kapalı ameliyat yöntemidir. Sorun hormonal kaynaklı ise hormon salgılarını düzenleyici ilaç tedavisine başlanabilir’’ diyerek sözlerini noktaladı.

Bu haber toplam 3209 defa okunmuştur
Önceki ve Sonraki Haberler

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.