Sunay Demircan

Sunay Demircan

köşe yazarı
Yazarın Tüm Yazıları >

Ahırda...

A+A-

Ahırda...

Sunay DEMİRCAN


Geçen gün, Bursa'nın bir köyünde, bir ahıra girdim, afedersin.
Affettinse, devam edeyim?
Affettin mi?

20 metrekare ancak.
Karanlık, havasız, alçak tavanlı...
İçerde 15 kadar sığır var, affedersin.
Kendi bokları içinde yüzüyorlar.
(affettin bir kere).
Hani, bu kadar boktan bir ahırı, Ardahan'ın en yoksul köylerinde görmedim.
Burası Bursa.

O bok kümesinin içinde bir süt sağma makinesi, o da bok içinde (affetmiştin ama).
Vatandaş sağdığı sütü, pet şişelerde ahırın köşesinde iki gün kadar saklıyor, kış günü, süt birikince, şehirde halis köy sütü diye, özel müşterilerine satıyor.
Yalan mı?
Köy sütü, halis...

İçeride iki dakika kal, koku üstünde 20 gün kalıyor.

Ama dur..!
Mesele bu değil, boka basmayalım lütfen, ayağınıza bulaştırmadan ilerleyin.

Mesele, o ahırdaki hayvanlar.
7/24/12/365 o karanlık, o rutubetli, o ışıksız ortamda yaşıyorlar.
Yavrular orada doğuyor, o karanlıkta analarının boklu memelerini bulup emiyorlar, orada kasaba giden arabaya binmeyi öğreniyorlar, orada suni tohumlama yapacak olan veterinerin kolu afedersin şeylerine şettiriyor... Velhasıl dünyayı o karanlık odadan ibaret sanıyorlar.

Sordum, "hiç gün yüzü görmedi mi bu hayvanlar?"
Dedi "Bir kere çıkarttık dışarı, hayatında otlamamış hayvan, bahçedeki otu görünce garip garip baktı suratımıza, yeşil çayırı yiyemedi, çayıra oturamadı da, 'hadi bizi içeri götür' dedi".

Bu enteresan bir durum, insan kendini birden alegorinin içinde buluyor.

Affedersin, bizim durumumuz da bu inek arkadaşlardan çok farklı değil hani.
Sadece, kavramsal olarak hayvanın bokunu 'öyle', bizimkini 'böyle' tanımlıyoruz.
Onun karanlığı 'öyle, bizimki 'böyle'.

Affetmez olaydın ama, yaptın bir kere.
Bak her yerden sırılsıklam üstüne yağan enformasyona, seni senden almış nesneler aleminin oyuncağı yapmış malumat yumaklarına bak, bu mu aydınlık?
Sanıyorsun ki kokusu yok.
Oyyyyy.... bir açsan burnunu.

Okuduğun kitapların, dinlediğin laf ebelerinin, izlediğin haberlerin mermi gibi işleyen sözcüklerine ve o sözcüklerin sende yeşeren tohumlarına bak.
Ciğerlerine dolan temiz hava bu mu?
Sanıyorsun ki temiz?

Doğduğun andan itibaren sana dayatılan ideolojilere bir bak; seni bir eskiz gibi, kendi zihinlerinde işlemeyi marifet bilmiş büyüklerine; seni senden alan adanmışlıklarına bak.
Sen kimdin ki kim oldun, işlenmiş hamur parçası?

Sanma ki, orada o süt makinesi yok diye yırttın.
Affedersin ama, süt makinesi orada, üstelik sürekli çalışıyor, 7/24/365/4367/395838 ...

Bu yazı toplam 585 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.