1. YAZARLAR

  2. Mehmet Mercan

  3. “Akkuyu Nükleer Santralı” turizme darbedir
Mehmet Mercan

Mehmet Mercan

Köşe Yazarı
Yazarın Tüm Yazıları >

“Akkuyu Nükleer Santralı” turizme darbedir

A+A-

 

 

  • Akdeniz’e kıyısı olan ülkeler  turizm uğruna, buralardaki nükleer santralleri söküp atmışken, Türkiye, Akdeniz sahil bandının en güzel yerine Dünyanın en pahalı ve tümü ile dışa bağımlı nükleer santral kuruyor

 

Eğer, bir süre önce, durup dururken, enerji bakanının bile nedenini bilemediği (!) tüm Türkiye’yi karanlığa boğan enerji kesintileri olmasaydı.

Eğer, Çağlayan Adliyesi basılıp, C.Savcısı Mehmet Selim Kiraz hunharca katledilmeseydi. Hatta Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç ile Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Melih Gökçek arasında “Ben senin Cemaziyelevvel’ini bilirim” yollu tartışmalar olmasaydı.

Ve eğer,  Ağrı provokasyonu olmasaydı neredeyse 50 yılı aşkın süre hemen her hükümetin birincil sorunu olan Akkuyu Nükleer Santralı ihalesini tartışıyor olacaktık…

Olmadı. Ve kaşla göz arasında 14 Nisan Salı günü santralin “Deniz yapıları inşaatı”nın temeli atıldı.

Yangından mal kaçırırcasına.

Son zamanlarda en küçük yatırımlar için bile görkemli törenler düzenleniyor, bu törenlere Cumhurbaşkanı, başbakan ve bakanlar şaşaalı bir biçimde katılıyorken, Türkiye’nin dört bir yanını dolduran renkli afişlerdeki ifadesiyle “Türkiye tarihinin en büyük yatırımı” böylesine sessizce geçiştirilmiş oldu.

Hayret…

Bu 50 yıllık SORUN, ne hikmetse yeteri kadar yankısını bulmadı.

Ne basında, ne televizyonlarda ne de siyaset aleminde…

Oysa eskiden kıyametler koparılırdı.

Ve her gündeme geldiğinde kopan kıyamet sonrasında hükümetler geri adım atmak zorunda kalırlardı.

Bu kez olmadı. Yine bir avuç gönüllü çevrecinin tepkisinden başka kimsenin kılı kıpırdamadı. Ne yazık…

Bu kez işe “bizden iyiler” karıştı galiba...

……………..

Yıllar önce, dünya denizlerinin kirlilik oranları üzerine uluslararası alanda yapılmış bir araştırmanın yayımlanan raporlarında Akdeniz’in en temiz sahillerinin Türkiye kıyıları olduğu açıklanmıştı.

Bundan sonradır ki, Türkiye’nin Ege ve Akdeniz sahilleri turist akınına uğradı.

Her yıl milyonlarca turist, Uzakdoğu’dan, İskandinav ülkelerinden, Amerika’dan, Rusya’dan Türkiye’ye gelirler.

Bu insanların Türkiye’yi seçmeleri boşuna değil elbette…

Beton yığını gökdelenler içinde bunalan Amerikalıların, yılın büyük bir bölümünü yağmur altında, sisler içinde geçiren İngilizlerin, İskoçların, tüm Avrupa’yı ahtapot gibi sarmış sanayinin zehirlediği havayı solumaktan akciğerleri kurum bağlamış Almanların, Fransızların, bütün bir yıl boyunca güneşe hasret yaşayan İsveçlilerin, Danimarkalıların, Finlilerin Türkiye’ye koşup Ege’nin Akdeniz’in temiz sularına, saf doğasının kucağına atılmaları boşuna değil…

Çünkü; Akdeniz sahillerimiz gerçekten güzel, temiz ve büyüleyici…

Morun, yeşilin, mavinin bir renk cümbüşü içinde en güzel görüntüsü Akdeniz’dedir.

Toros yaylalarından, karlı tepelerden esen rüzgar, çam ormanlarını yalayarak iner Akdeniz kıyılarına. Ve bu ılık rüzgar kır çiçeklerinin kokularına karışarak tatlı bir serinliğe dönüşür, Akdeniz’in derinliklerine akar…

Denizi çam kokar, çiçek kokar. Güneşi tatlı, mehtabı sihirlidir. Havası bir başkadır Akdeniz’in…

Bereketlidir toprakları. Meyvenin en güzeli, sebzenin en lezzetlisi bolca buralarda yetişir. 

Anadolu’nun en ücra kasabasına, dünyanın her yanına  her mevsimde narenciye gönderir Akdenizli üretici.

Şarkılarda, türkülerde buraların adı “Cennet Köşe”dir.

İşte, bu cennet köşenin en güzel yerine, Akkuyu Koyu’na Türkiye, pek çok ülkenin vazgeçtiği, pek çok ülkenin tesislerini söktüğü  tamamen dışa bağımlı ve dünyanın en pahalı  NÜKLEER SANTRALİNİ kuruyor…

Türkiye 50 yılı aşkın süredir bununla uğraşıyor.

Geçen yıllar içerisinde göreve gelen 30’Du aşkın hükümetin hiçbiri santralı kurmayı göze alamadı.Her seferinde ertelendi proje…

Çünkü; tümü ile dışa bağımlı dünyanın bu en pahalı, bir o kadar da RİSKLİ yatırıma herkes karşı çıkıyordu…

---------------------------------------------

YARIN: Akkuyu’nun öyküsü

 

Bu yazı toplam 706 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.