1. YAZARLAR

  2. Mustafa Kaplan

  3. ANALARIMIZ (ESMER ÇOCUKLARIN ANALARINA)
Mustafa Kaplan

Mustafa Kaplan

Yazar
Yazarın Tüm Yazıları >

ANALARIMIZ (ESMER ÇOCUKLARIN ANALARINA)

A+A-

Analarımız, Kadınlarımız, Hayat kaynağımız, yani her şeyimiz…

Mutluluğu hep kendi dışında aramıştır (belki de sadece kendi içinde) ve bulmakta pek de zorluk çekmemiştir; çünkü küçük mutluluklarla yetinmeyi bilmiştir. O analar ki; kahkahayı ayıp/edepsizlik, gülmeyi lüks ve tebessümü hayat bilmiştir.

İtaati onlara kader biçmişiz. Bütün uzuvları ile onları itaate şartlandırmışız. Ve bunu büyük bir keyifle yapmışız. Onları sevgi gösterisine kalkışmaktan men ederken, kendimizi de, bir kadının sıcaklığından, sevgisinden ve şefkatinden mahrum bırakmışız. Sanki bu çile yetmezmiş gibi, bir de “Ayıp”tır deyip, çocuklarımızı bu sevgiden yoksun bırakmak için adetler uydurmuşuz: “Büyüklerin önünde çocuk sevilmezmiş!” Heyhat! Kaldır başını ey “Ayıp”, bu esmer çocukları sevgi gösterisine kaldırmaktan kim mahrum etmiş? Bilen var mı?

                                                           12321499_1120773591286380_6560644309462638544_n.jpg

Analarımıza aşkı ayıp/günah sayarken, kucak dolusu mutlulukları ise çok görmüşüz. Analarımızın ruhunu karartan, yüreğini sancıtan ve tenini acıtan bu düşünce, aslında bu bir düşünce değil, ete saplanmış habis bir ur. Analarımız, bize nereden ve nasıl musallat olduğunu bilemediğimiz ve anlamakta zorlandığımız bu zihniyetin bilincinde oldukları için, bir uçurtmayı havalandıracak kadar küçük bir mutluluğu kendilerine yeter bulmuştur. Bu küçük mutluluk karşısında dudakları sonsuzluğa kanatlandıran bir tebessümde hayat bulmuştur ruhu, bedeni ve yüreği. Aslında büyük mutluluklar peşinde koşacak zamanı da olmadığı gibi, küçük mutlulukları öyle uzun uzun yaşamaya da zaman ayıramamıştır. Çünkü çok çalışmıştır, çok…

Analarımızın elleri çalışmaktan nasır tutmuştur, ama yüreği ilk gün gibi temiz, sevgi ve merhamet doludur.

 Toprakta yürümüş, çamurda büyümüşüz.

Analarımızın ayakları toprağın, suyun ve çamurun içinde o kadar yürümüş ki… Analarımız toprakta yürümüş, yürümüş, yürümüş ve toprak çatlamış ve toprakla beraber ette çatlamıştır. Ayak başparmaklarında ince yarıklar halinde başlayıp, daha sonra diğer parmaklara bayrağı teslim eder gibi yol alan ve giderek genişleyen bu ince yarıklar, ayaklarının altında ve kenarlarında ince bir sızı gibi yoluna devam eder ve en nihayetinde ayak topuklarda devasa çatlaklara dönüşür. Kanı ve eti toprağa karışmıştır; ayaklar toprak, toprak ayak olmuştur. Ana toprak, toprak ana olmuştur bize. Bundan dolayıdır ki, topraktan gelene hürmet etmişiz. İnsana hürmet edişimiz de bundandır.

ddaf.jpg

Analarımızın bir coğrafya atlası gibi, yüzünün bütün hatlarına acı ve hüzün dadanmıştır. Analarımızın, önümüzde duran ve aşılmaz dağlar gibi acıları ve sonu fark edilmeyen bir okyanus gibi merhametleri vardır. Bu yüzden biz esmer çocukların acıları da büyüktür, sevgisi ve merhameti de.

Analarımız, bir uçurtmayı havalandırmakta ya da çocuğunun sevincinde mutluluk aramıştır. Bu mutluluk önce gözlerinde, sonra parmaklarında, sonra ellerinde ve sonra da tüm bedeninde… ve en sonunda da onu içinin içindeki yüreğinde hissetmiştir. O analar ki “Esmer Çocuklar”ını otururken yanında, yatarken kucağında, kalkarken avucunda, yürürken kollarında ve çalışırken sırtında büyütmüştür. Ana sevgisini ve merhametini hiçbir an mahrum etmemiştir esmer çocuğundan. Aslında bu anne sevgi ve merhametini bu kadar uzun bir cümle ile yazmama gerek yoktu. Bu öyle bir sevgi ki; idrakimize sığdıramadığımız zamanı ve bu zaman ile anlam bulan mesafeyi ters-yüz edip, ortadan kaldıran bir şefkat. Analarımız, bu şefkat ile hep yüreğinde taşımıştır esmer çocuklarını. Tek sermayesi bu “Esmer Çocuklar”ıdır. Ve analarımızın tek mutluluğu ve özlemi ise, bu “Esmer Çocuklar”ının mutluluğudur.

Ayaklarına binlerce kez kapansak da haklarını ödeyemeyeceğimizin farkındalığı ve bu farkındalığın bize getirdiği ağır bir sorumluluğumuz vardır.

 

Bu yazı toplam 1830 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.