1. YAZARLAR

  2. Zeynep ABBASOĞLU

  3. AŞK TESADÜFLERİ SEVER
Zeynep ABBASOĞLU

Zeynep ABBASOĞLU

Yazar
Yazarın Tüm Yazıları >

AŞK TESADÜFLERİ SEVER

A+A-

 

“İrinsiz, kabuksuz, görünmez bir yara

Bir hastalıktır ki aşk derler adına

 

 Amma öyle bir tutuşur ki içinden

 Yüreğin kanı akar iki gözünden”

 

            Selim Temo’nun çevirisi ile raflarda yerini alan Mem İle Zin in kapağını süsleyen bu dizeler,  son günlerde okuduğum en sade, ama en gerçekçi aşk tanımı gibi geliyor kulağıma.

            Herkesin aşk ile ilgili, kendi yasadıklarından kaynaklı farklı teorileri var. Aşkın ömrü, aşkın rengi, aşkın evrimleri gibi. Bu kalıplara, aynı burçlara olduğu gibi çok da itibar etmiyorum. Her insan, her aşk, her hikaye birbirinden fersah fersah farklı.

             Bir ara nedense yakınlarıma sıkça aynı soruyu sorardım. “Kaç kere aşık oldun”? Sanırım duymak istediğim cevap birden çok kere aşık olduklarıydı. Onlar bana sorduklarında ise gizemli bir şekilde buçuklu sayılar verirdim. Buçuklar, yarım kalmış aşklar demekti benim için. Bazı insanların düşündüğünün aksine, kavuşunca aşk biter, kavuşamazsan aşkın büyür mottosu da bana hiç bir zaman uymadı. Aşk yolculuğunda önemli olanın varılacak yerden ziyade yolculuk da yaşananlar olduğunu düşündüm hep. Kavuşamadıklarım tatlı bir hatıra  olarak hikayeme eklendi, kavuştuklarım ise yol arkadaşlarım oldu.

             Aşkı aradığım zamanlar oldu, hiç bir yerde denk gelemedik. Olmaması gereken zamanlarda da, o gelip beni buldu ve onun için neler yapabileceğimi göstermemi istedi. Aşkı hak etmek gerekiyor. Bazen cesaret, bazen mücadele, bazen fedakarlık ile seni test ediyor. Aşkın cesur insanlara yakıştığını düşünüyorum. İnsan gerektiği zaman “Seni seviyorum” sözünün arkasında durabilmeli, aşkı için fedakarlık edebilmeli ve ne olursa olsun asla pişman olmamalı. Hayat kişisel bir kumar. Yaralanmadan, risk almadan mutlu ve başarılı olmak zor. Aşk  kapıyı münasebetsiz bir zamanda çalsa bile, kapıyı ona sonuna kadar korkmadan açın, gönlünüze buyur edin. Beyninizi işe karıştırmayın. Aşka yakışan aklın uçup gitmesi değil mi? İnsan yüreğini aşkta ve hayatta sınamalı.

            Kafanızdaki çerçeveye resim uyuyorsa ne mutlu size, kıymetini bilin. Yok, aslında tam uymuyor ama paspartu ile kurtarmaya çalışıyorsanız, boş verin gitsin. Ya resimde ya da çerçevede bir yanlışlık var demek ki. Duvarı deldiğinize, gözünüzü yorduğunuza değmez. Tabii ki aşkı nasıl keşfedeceğimiz herkesin kendisine kalmış bir şey. Elbette mutluluk garantisi yok aşkın ama, aşksız geçen hayatın da tadı tuzu yok gibi...Kendi adıma sıradan bir mutluluk yaşamaktansa sıra dışı bir aşkın az mutlu kahramanı olmayı tercih ederim.

            14 Şubat Sevgililer Günü geldi çattı, her yer kırmızı. Kırmızı aşkın rengiymiş. Erkekler sevgililerine, karılarına kırmızı güller alacaklar. Pastanelerin vitrinlerini kırmızı kalp pastalar süsleyecek. Deliye her gün bayram olması gibi, aşıklara da her gün sevgililer günü. Canınız kırmızı boyalı bir pasta yemek, ya da sevdiğinize bir kırmızı gül vermek istiyorsa, bugünden alın gitsin. Müslüm Gürses’ten “Aşk Tesadüfleri Sever” şarkısı da benden sizlere gelsin.

Eros’un yayını gerip, oklarını kalbi boş olanlara atması dileklerimle, Sevgililer Gününüzü kutluyorum.

 

 

Bu yazı toplam 1010 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.