1. YAZARLAR

  2. Gabar ÇİYAN

  3. Asuri Suryanlerin açlık grevi ve dinmeyen gözyaşları
Gabar ÇİYAN

Gabar ÇİYAN

Köşe Yazarı
Yazarın Tüm Yazıları >

Asuri Suryanlerin açlık grevi ve dinmeyen gözyaşları

A+A-

Midyat'ı bilir herkes. Asuri Suryanilerin yoğun yaşadıkları yer gibi tanırlar. Ama öyle değildir. Son 100 yıldır çektirilen acılar ve sistematik uygulanan baskı, tehdit, kırım ve hak ihlalleri yüzünden göçertildiler. Çok dil, inanç ve kültürel yapımızı sel aldı, erozyona uğradı bu berekli topraklar. Midyat'taki Suryani nüfusu eskisi gibi değil artık. Midyat, Nusaybin, Azex, Cizir, Colemerg, Amed, Stewr ve Merdin'in asıl sahiplerinden birisi olan Suryanilere sürgün yaşamı biçildi. Dünyanın değişik yerlerine dağıldılar. İsveç'in Södertalje şehri bu yerlerden birisi. Yeni Midyat'ta denilebilir. Belki de Suryanilerin dünyada en yoğun yaşadığı şehirdir burası.

Son yüzyıldır dinmedi gözyaşları Asuri Suryanilerin. Seyfo üstüne Seyfo'yu (Seyfo kılıç yılı anlamına gelen 1915 soykırım döneminin adıdır) yaşadılar. İnsansal, kültürel ve dilsel kırımdan bahsediyorum. Yabancı ellerde günlük karşılaşılan erime ve asimilasyon dahil değildir bu soykırıma.

Şimdi de, Kürtlerle birlikte, adı konulmamış şiddet çeşidi ile karşı karşıyadırlar. Rojava da ve Musul cıvarıda. Bunlara ISIS tarafından yapılan saldırı yüzünden, görülmemiş ve duyulmamış vahşet örnekleriyle sarsılıyor insanlık. Topluca kız kaçırmalar. Bunların mal gibi pazarlanması. Tarihi eser ve yerlerin yerle bir edilmesi. Kitlesel katliamlar...

Dün Södertalje'de idim. Şehir merkezi cıvıl cıvıl idi. Bahar hareketliliği his ediliyordu. Paskalya bayramına hazırlık ve bu güzel günü sevgili ve sevilenlerle karşılımaya hazırlanıyordu herkes. Şarkı sesleri duyuluyordu mağazalardan. Dans edenler vardı meydanda. Bir de bir çadır duruyordu sağ köşede. Onlarca kişi açlık grevinde idi. Kız, genç, anne, baba ve yaşlıları ile Suryaniler ve onları sevenler vardı. Yüzlerinden hüzün okunuyordu. Ağlamak ve gözyaşı, baba ve annelerinin payına düşmüştü. Kırım üstüne kırımlardan geçirilen bu insanların haykırışı yükseliyordu, kulaklarını tıkan insanlığa.
İki manzara vardı meydan tablosunda: Sağ tarafta, çadır etrafında üzgün insan topluluğu ve gözyaşı dökenler. Diğer yanda, yaşamın tadını çıkaranlar.

Açlık grevinin sebebi belli idi: Önce Musul ve çevresinde. Şimdi Suriye de yoğun yaşadıkları köylerine saldırılar. Öldürülenler ve kaçırılanların acısı vardı. Sadece Södertalje'de değil, Birleşmiş Milletler önünde de aynı gün benzer bir etkinlik vardı. 'Koruyun bizleri, görevinizi yerine getirin', diye bağırıyorlardı. 'Bitsin bu zulum, bu işkence ve kırımlar', diyordu Asuriler.

Bi insan olarak Södertalje idim. Çadırda idim. Dinledim. Bu acıyı kalbimde his etmeye çalıştım.

Dinlemeli bu çığlıkları. Vijdan sahibi olan herkes yaşanılan insanlık dramına kulak vermeli. Güzel ülkemin, kadim kültürünü korumak için elini uzatmalıdır. Bu ülkenin öz evlatlarıyla paylaşımı esas almalı. Çok acı çeken Kürt halkı, kendi acısına ve yarasına, Asuri Suryani Suryanilerin yarasına derman sürerek, iyleştirmeli. Parlamento'da, belediyelerde, kantonlarda daha fazla temsilci vermekle, onların dilerini ve kültürlerini geliştirmek için imkanlar sunmakla, kardeşlik görevini yerine getirmelidir.

Kürt halkının kahraman savaşçıları, bu kardeşlerini korumaya ve sevmeye devam etmelidir.

 

 

 

Bu yazı toplam 555 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.