1. YAZARLAR

  2. İshak Karakaş

  3. Aynı kafa karışıklığı
İshak Karakaş

İshak Karakaş

Köşe Yazarı
Yazarın Tüm Yazıları >

Aynı kafa karışıklığı

A+A-

 

AKP ve CHP referandum sürecinde tamamıyla karşıt kutuplarda yer aldıklarını iddia etseler de onların aynı kafa karışıklığında buluştuğunu görüyoruz. İki partinin de  genel başkanları ve yetkilileri aynı statükocu ve devletçi anlayıştan yola çıktıkları ve kitlelerini aynı paradigma içinde konsolide etmeye çalıştıkları için olsa gerek söylemleri birbirine çok benziyor ve dediğim gibi aynı kafa karışıklığını sergiliyor.

Önce CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'ndan feyz almış CHP İstanbul Milletvekili Engin Altay'a bakalım, ne diyor referanduma dair:

"Bu teklifin karşısında sadece Kemal Kılıçdaroğlu yok. Bu teklifin karşısında Meral Akşener de var. Sinan Oğan da var, Koray Aydın da var, Saadet Partisi'nin genel başkanı da var. Bu teklifin karşısında Türkiye'nin refahını, huzurunu düşünen güçler var. Bu teklifin arkasında ise ben iki tane şahıs görüyorum. Biri Sayın Erdoğan, birisi sayın Bahçeli. Bu teklif geçsin diye el ovuşturanlar ise başta FETÖ, IŞİD ve PKK. Bir saflaşma olacaksa bir tarafta AKP'nin kimi üst düzey yöneticileri, FETÖ, PKK ve DAEŞ vardır. Bir tarafta da ülkücüler, milliyetçiler, demokratlar, sosyal demokratlar, sosyalistler, liberaller vardır."

Kendisinden soğukkanlı ve izan içeren çözümleme ve saptamalar beklenmesi gereken Altay, adeta kokteyl servisi yapan bir barmen gibi burada.

Üstelik Altay, bu konuşmayı AKP'nin benzeri açıklamalarına tepki olarak yapıyor. Ve konuşmasının başında da birazdan kendisinin de aynısını yapacağı bir duruma karşı çıkıyor ki bu tesbiti ise aslında doğru. Şöyle sesleniyor Altay AKP'ye aynı konuşmasında: "Bu referandumda hayır diyen, hayır çıksın diye uğraşan herkesi terörist ilan edecek idiyseniz bu referanduma ne gerek vardı." Peki, siz be yapıyorsunuz Sayın Altay?

Evet, ama sahiden de Başbakan ve AKP Genel Başkanı Binali Yıldırım sıklıkla tam da bunu söylüyor. Şöyle sesleniyor o da kitlesine: "Neden 'Evet' diyoruz? PKK 'Hayır' diyor, onun için 'Evet' diyoruz. FETÖ 'Hayır' diyor, onun için 'Evet' diyoruz. HDP 'Hayır' diyor, onun için 'Evet' diyoruz. 'Hayır'cılara bakın ona göre kararınızı verin. Bölücülüğe 'Evet' diyen, FETÖ'ye 'Evet' diyenlere bu millet nisanda, referandumda dersini verecek. Bölücülerden de FETÖ'cülerden de vesayetçilerden de 'Evet' mührünü vurarak hesabını soracaktır."

İki partinin görüşlerindeki, daha doğrusu kafa karışıklıklarındaki benzerlik ilginç ama şaşırtıcı değil.

Biri evet, diğeri hayır diyeceğini söylüyor referandumda ama her ikisi de karşıtını aynı güçlerle ittifak yapmakla suçluyor.

Yani bu duruma göre evet de çıksa, hayır da çıksa referandumdan, onların iddiasıyla bu sonuç teröre yarayacak. Eh, çünkü koca siyasetçiler bir şey biliyor olmalılar, bir takım araştırmalar yaptırdılar ki böyle konuşuyorlar. Herhalde örgütler evet ve hayır oylarını taraftarlarına eşit olarak paylaştırdılar.

Bu durumda referandum statüko için tehlikeli bir girişim olup çıkıyor.

Neyse, biz onları bu kafa karışıklığıyla bırakalım ve diyelim ki bu referandum da halklar ilkeleri doğrultusunda, insan hakları ve özgürlükleri ölçüt alarak oy vermelidir.

Hedef demokrasi ve çoğulculuk olmalıdır.

Barış olmalı.

O yüzden de kimse yanında duranın ne yaptığına değil, ileride bekleyenin ne olduğuna bakmalı, oyunu ona göre vermelidir.

Ben öyle yapacağım.

Bu yazı toplam 924 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.