1. HABERLER

  2. POLİTİKA

  3. Azadiyle ittifak Zilan’a veto!
Azadiyle ittifak Zilan’a veto!

Azadiyle ittifak Zilan’a veto!

Azadi Hareketi Siyasi işler sorumlusu Sıdkı Zilan, Azadi Hareketinden istifasına yol açan gelişmeleri Tigris Haber değerlendirdi.

A+A-

Ali Abbas Yılmaz / özel

İttifak kontenjanı olarak Azadi’nin payına Hani ilçesi düştü ancak iddialara göre HDP MYK, Azadi Hareketi’nin adayı Sıdkı Zilan’ı veto etti. HDP MYK’sınca üstü çizilen Zilan, Azadi’deki görevinden istifa etti. Azadi Hareketi ise HDP’nin,  hareketin kurucularından olan Zilan’a vetosuna rağmen ittifak mutabakatına attığı imzanın arkasında durdu. Hem HDP’ye hem de Azadi’den arkadaşlarına kırgın olan Zilan, yaşanan olayların perde arkasını Tigris Habere anlattı.

HDP, Azadi Hareketi, Demokratik Bölgeler Partisi (DBP), Devrimci Demokratik Kürt Derneği (DDKD), İnsan ve Özgürlük Partisi, Kürdistan Komünist Partisi, Platforma Demokratên Kurd (PDK) ve Kürdistan Demokrat Partisi -Türkiye (PDK-T), yerel seçimlere yönelik ittifak mutabakatını deklere ettiler.

Ancak ittifakın arifesinde, Kürt ittifakının sağlanmasında büyük emeği olan Azadi Hareketi Siyasi işler sorumlusu Sıdkı Zİlan, Azadi Hareketinin yönetiminden istifa ettiğini açıkladı. Tigris Haber olarak, Kürt ittifakının sağlanmasında yoğun çabası olan ve aynı zamanda Azadi hareketinin kurucusu olan Sıdkı Zilan’ın hem ittifakın dışına düşmesini hem de hareketinden istifasına nende olan olayların perde arkasını konuştuk. 

“Kürdistani partiler” HDP ile yerel seçimlere dönük ittifakı deklere ettiler.  İttifak partileri arasında Azadi Hareketi de var ama siz yoksunuz. Hal bu ki bugüne kadar Kürt ittifakının sağlanması yönünde yoğun çabalarınıza şahit olduk.  İttifak gerçekleşti ancak siz ittifakın dışında kaldınız ve kurucuları arasında olduğunuz Azadi Hareketinden istifa ettiniz. İstifa nedeninizin arka planında neler var bu konuda neler söylemek istersiniz?

Prensip olarak ittifaktan yanayız, ittifak iyi bir şeydir. İttifak tüm insanlar için gereklidir. İttifak olmadan bir iş başarılmaz. Öncelikle Kürt partiler arasındaki ittifakın hayırlı olmasını diliyorum. Hem partilere hem de adaylara başarılar diliyorum.

Tabii siyasette bazen tansiyon yükselebiliyor ve bazı kati karalar alabiliyor. Bizimki de böyle bir karardır. Şahıs olarak insan önce can sonra canan diyebiliyor ve kendi mürüvveti için bazı karalar alabiliyor. Ben de ölçtüm, biçti ve kendi mürüvvetimi muhafaza etmek için istifanın en uygun yol olduğu kanaatine vardım ve Azadi Hareketi yönetiminden istifa ettim.

Gerek Kürt ittifakının sağlanması noktasındaki çabalarınız gerekse de Azadi Hareketi içindeki ağırlığınız göz önüne alındığında hem hareketinizden hem de ittifaktan bir anda ayrı düşmenizi olağan karşılamak güç. Bu konuyu biraz açar mısınız?

Açıkçası kamuoyundaki bu bakış açısına müteşekkirim ve hürmet ediyorum. Aslında bugün gelinen noktayı anlamak için 24 Haziran’a gitmekte fayda var. 24 Haziran seçimleri sürecinde ittifak görüşmelerini sürdüren ya da HDP cenahında ittifakın temsil yüzü olan arkadaşların bazı hataları oldu. Dört beş partinin genel Başkan düzeyinde temsil edildiği bir toplantıda HDP’li arkadaş latife yoluyla söz sarf etti. Tabii sözü kendi mecrasında da çıkarmamak gerek ama bu sözün psikolojik olarak itici bir etkisi oldu. Daha önce de birçok defa ifade etmiştim, siyaset temsil için yapılır, tatmin için değil. Bu temsil ister milletvekilliği, ister belediye başkanlığı ister encümen isterse de muhtarlık olsun. Siyasette temsiliyet olacak, mühür olacak ki yönetim olsun. Mühür kimdeyse Süleyman odur. Ne Azadi Hareketi ne de diğer hareketler siyaseti hobi olsun diye yapmıyoruz, temsil yetkisi almak için yapıyoruz. Temsile kavuşma isteği ne ayıptır ne de günahtır. Neyse uzatmayayım; HDP’li arkadaşın söylediği ve bizde rahatsızlık uyandıran ifade şuydu; “Madem Kürdistani blok ile HDP’nin ittifakı olacak, siz bir bloksunuz ve size bir temsil yeter”. Evet, bunu bir latife olarak söylüyor ama ciddi bir toplantıda böylesi bir latifenin iticiliğini bir düşünün. Bu ilk hataydı ve pişmiş aşa su döktü ve ilk kırılmaya nende oldu. İkinci kırılma ise HDP’nin Diyarbakır merkezinde yaşandı. Pervin Buldan, Ahmet Türk ve beş partinin üst düzeyi var o toplantıda ve bize ertesi gün dönüleceği söylendi. Konu şu: Biz zaten beş parti oradayız, Hüda Par dışarıdadır ve Hak par katılmamış. Hüda Par görüşmek istiyor vs. Tabii burada ille de ittifak olacak diye bir şey yok, manipülasyon yapmıyoruz. Sadece bir araya gelelim, b,ir çay içelim, güzel bir görüntü verelim istedik. İttifak olmasa dahi seçimdir, birçok yerde karşılaşmak zorunda kalırsınız en azından birbirinize bakacak yüzünüz olsun. Ola ki seçimde seçmenler kavga edebilir, olayları yatıştırmak için iletişim halinde olmanız için birbirinizde telefonlarınız olsun vs. Yani, gerilimi düşürelim ve belki ileride başka yaraları da tedavi edebilmenin zemini oluşur. Nitekim Sait Şahin gibi üst düzey isimlerden açıklamalar geldi, “yeni sayfa açamaya hazırız” diye. Daha 24 saat geçmeden HDP Eşbaşkanı Temelli’ye mikrofon uzatılıyor ve Hüda Par’ın görüşme talebi soruluyor. Temelli’den ise "Hür Dava Partisi ile ittifak yapmamız söz konusu değildir, her hangi bir görüşmemiz de yoktur, gündemimizde böyle bir şey yoktur'' ifadeleri dökülüyor. Heyetlerin ittifak görüşmeleri, çabaları sürerken ve bir günlük süre dahi henüz dolmamışken Eş Başkan düzeyinde basın üzerinden böylesine bir çıkış o zamana kadarki tüm emeği boşa düşürdü ve ikinci bir kırılma yarattı.

AK PARTİ, HÜDA PAR VE SAADETTEN OY ALABİLİRDİM

sidki-zilan-(6).jpg

Bu seçimde de ittifak görüşmelerine biz üç seçenek sunduk. Birincisi dedik ki, size şartsız destek vereceğimiz hususunda kamuoyuna bir açıklama yapmaya hazırız. Yerel seçimde HDP’ye oy verin seçmelerimize çağrı yapalım. Buna karşın dedikleri şuydu; işin içinde siz olsanız daha iyi olur. Süreci birlikte yürütelim. Madem böyle o zaman ikinci seçenek olarak seçim kurulunda gözlemci olalım ve adaylar konusunda fikrimizi beyan edelim. Son olarak kontenjan meselesi ve onda da görüşmeyi geren taraf olmadık. Zaten sonraki görüşmeler Genel Başkan düzeyinde olmadı. HDP’yi temsilen iki arkadaş, İmam Taşçıer ve Tayip Temel ittifak görüşmelerini sürdürdü. Velhasıl görüşmeler neticesinde bir liste ortaya çıktı. Biz çalıştığımız yerlerden kontenjan istedik. Halfeti’yi istedik olmadı. Ömerliyi istedik olmadı. Sur’u istedik olmadı. Son olarak Hani dedik ve Hani üstümüze kaldı. Hani’yi çalışmışız iyi biliyorum, orada akrabalarımız var. Hani’de 7 köy akrabamdır. 12 ceddimi bilirim, Hani’de ilmi bir aileden geliyoruz. Babam hala yaşıyor ve Hani’nin en kıdemli Seydalarından biridir. Haliyle Hani ile ilgili böyle bir sosyoloji var. Hani’de Saadet Partisinden, Hüda par’dan, AK Parti’den oy alabilirim. HDP’nin aldığı yüzde 45 oyu en az yüzde 70’e çıkarabilirim. Neyse sözün özü ismimizi Genel Merkeze ilettiler. Bir süre sonra bizim arkadaşlar üzerinden HDP’den bana gelen bilgi notuna göre - tabii doğru mu değil mi bilmiyorum- Sıdkı Zilan ismi HDP MYK’sından geçmedi. Bir süre sonra HDP’li Remziye Tosun geliyor ve Hani’de adaylarının bizim aileden biri olduğunu söylüyor. Ancak bahsi geçen adayın ne kendi haberi var ne Azadi görüşmüş bu konuyu ne de HDP’den ittifak görüşmelerini sürdüren arkadaşların haberi var. Hal böyle olunca ben de İmam Taşçıer, Sinan Çiftyürek ve Azadi sözcüsüne bu meselenin çözülmesi yönünde talebimi ilettim. Tüm partilerde adaylar Genel Başkan düzeyinde ilan edilir ama HDP’li Remziye Tosun benim akreditasyonumu sağlayabilecek bir konumda değildir. Bu ise bizde üçüncü kırılmayı yarattı. Yani iş öyle bir noktaya geldi ki, mutabakata varız demişiz ve sonrasında bu olaylar yaşanmış. Böyle bir durumda ne yapsak; ittifakı mı sabote edelim, Azadi’yi mi ittifaktan çekelim. Aslında usulen masadan kalkalım dedim ama diretmedim. Tabii burada arkadaşlara da kırıldım, bu yaşanan nedir diyebilirlerdi.  Azadi’deki arkadaşlar ise sorunu öteleyerek ikna yolunu tercih ediyorlar. Çok tuhaf bir durum hem evimize gelip ittifak edelim diyorlar, ittifak mutabakatı sağlandıktan sonra da MYK’mız seni istemiyor diyorlar. İnsanların onuruyla böyle olmaz, bu tür davranışlar siyasi ahlakla bağdaşmaz. Bu konunun aslı astarı, gerekçesi nedir,  HDP’den bir açıklama bekliyorum. Bu zamana kadar hiçbir Kürde siyaset yapmadım. Biz kardeşiz hepimiz bu milletin çocuklarıyız ve birbirimize karşı şeffaf olmalıyız. Kaldı ki, benim siyaset bir yana yazarlık vasfım, hukukçu vasfım, imamlık vasfım daha öndedir.

Üç kırılma yaşadığınızı belirttiniz. HDP’den size yarın bir görüşme talebi gelirse ve meselenin düzeltilmesi konusunda bir adım atılırsa yanıtınız ne olur?

HDP’lilerle her türlü görüşürüm ama benim için bu saatten sonra Hani, adaylık vs. konusu bitti. Hal bu ki Hani’de AK parti tutuşmuştu. Sonra ne oldu HDP MYK yapacağını yaptı, ittifakta mutabakat sağlanmış, payımıza Hani düşmüş. İyi de Azadi’nin adayının kim olacağına HDP mi karar verecek böyle şey olur mu?  Haa Azadi ile yeni bir sayfa açarız bu ayrı mesele. Ben Azadi mefkûresinden ayrılmadım sadece yönetimden istifa ettim. Azadi’nin programını yazan arkadaşlardan biriyim, ideologu sayılırım bu hareketin. Biz Azadi olarak HDP ile ilişkilerde rüştümüzü ispatlamış bir hareketiz. Selahattin Demirtaş’ın Cumhurbaşkanlığı adaylığını destekledik, 7 Haziran’daki başarıda payımız var. 7 Haziran’daki destekte emeğim var. Selahattin Bey için iki defa destek kararını çıkartan benim. Selahattin beyle daha geçen hafta Edirne’de görüştüm ama asla bu konuyu açmadım. Bu konu aşılmaz değil ama istedim ki HDP’nin doğal bakış açısı ortaya çıksın. HDP yine hataya düştü ve bu hatayı tamir etmek de yine onlara düşer. Seçimlerde de kendilerine başarılar diliyorum. HDP güçlü bir partidir ama güçlü partilerin her yaptığı da doğru değildir. HDP tüm Kürtlerin oyunu da almıyor; Adıyaman, Malatya, Bingöl vs. buraların anahtarı da bende diyorum. Burada sadece kendimi de kastetmiyorum, İslami hareketleri kastediyorum. HDP elimizi güçlendirecekti ama onu yapmadı. İttifaka yakın ve her kesimle ilişkileri iyi olan Sıdkı Zilan’a tavır koymak da nedir, kime ne yarar sağlar. Bunu anlamak güç.

Bu haber toplam 4112 defa okunmuştur
Önceki ve Sonraki Haberler

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.