1. HABERLER

  2. POLİTİKA

  3. Bahçeli'den Başbuğ'a Afrin tepkisi
Bahçeli'den Başbuğ'a Afrin tepkisi

Bahçeli'den Başbuğ'a Afrin tepkisi

Partisinin haftalık grup toplantısında konuşan Devlet Bahçeli Afrin operasyonuna ve Afrin’e yönelik yapılan eleştirileri değerlendirdi.

A+A-

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, 'Afrin, iç siyasete malzeme olmamalı' diyen eski Genelkurmay Başkanı İlker Başbuğ'a "Nesli tükenen balinaları mı anlatalım? Serengeti Parkı'ndaki safarileri mi izleyelim?" diyerek tepki gösterdi.

Eski Genelkurmay Başkanı İlker Başbuğ’a tepki veren Bahçeli sözlerine şöyle;

“Zehirli dilinizi kesin. Partimizin Afrin üzerinden siyasi plan içinde olduğunu iddia edenler, küstah ve karakter yoksunudur. Zeytin Dalı Harekatı siyasete alet edilmemeliymiş. Sayın İlker Başbuğ'a sormak lazımdır. Afrin'i siyasete malzeme edenler kimdir ya da kimlerdir? İş birlikçi emellere laf etmeyenler neden gocunmuşlardır? Maksadı nedir? Siyaset beka mücadelesini konuşmayacak da neyi konuşacaktır? Nesli tükenen balinaları mı anlatalım? Serengeti Parkı'ndaki safarileri mi izleyelim? Var oluş yok oluş mücadelesini siyaset dert etmeyecekse, söyleyin bana neyin dert edecektir?” devam ederek Genel Kurmay Başkanı Akar’a dair şunları söyledi;

“Bize göre TSK'nın başında halihazırda değerli bir komutan vardır ve fiilen de olsa ikincisine gerek yoktur. Genelkurmay Başkanı'nın çatı davasının görüldüğü mahkemeye tanık olarak çağırmak düşüncesizce bir karardır. Türkiye son yılların en meşru operasyonunu gerçekleştirmektedir. Bu bölgeden topraklarımıza teröristler sızmaktadır. Aynı bölgeden Kilis ve Hatay'a teröristlerin attığı roketlerle çok sayıda vatandaşımız yaralanmakta, hayatlarını kaybetmektedir.”

Afrin'de hayatını kaybeden askere getirilen haciz kararına dair açıklamalarda bulunan Bahçeli şöyle konuştu;

“Şehidimiz Musa Özalkan'a yönelik haciz girişiminde bulunulmasını derin bir üzüntü ile öğrendim. Adaletin yüz karaları, hukukun utanç kaynakları olduğunu açık seçik ifade ediyorum. Şehide haciz millete ihanettir. Şehit babalarının evlatlarının bayrağa sarılı naaşlarının hemen dibinde ağızlarından dökülen sözlere şahit oldukça duygulanıyorum.”

Afrin’e gideriz sözüne dair kendisine getirilen eleştirilere değinen Bahçeli, “Gerekirse Afrin'e ben de giderim sözünü diline dolayanlar, alaya alanlar, bu muhteşem duruşa bir şey söyleyin de görelim. Afrin'e giderim dedim. Birileri fena rahatsız oldu. Adeta kabus gördü. Siyasete tutulmuş kripto PYD'liler, yüreğiniz yetiyorsa şehitlerimize laf söyleyin de alnınızı karışlayalım, dünyayı size dar ve zindan edelim. Evlatlarıma birlikte aynı cephede yer almayacağım da kiminle birlikte yer alacağım. Gerekirse onlarla omuz omuza vermekten en ufak bir tereddüt göstermeyeceğim.  

Dün Kerkük için en az 5 bin bozkurt hazır dedim. Bugün de aynısını diyorum. Yüz binlerce bozkurt Afrin için hazırdır” şeklinde konuştu.

Bahçeli HDP’nin 3. Kongresine ilişkin ise şu sözleri dile getirdi;

“Zeytin Dalı Harekatı sürerken, Ankara'da PKK'nın ileri karakolu HDP'nin 3. kongresi yapılmıştır. Ankara'da teröre destek verilmiş, bebek katili selamlanmıştır. HDP'nin bir eş başkanı Afrin'deki hainleri kastederek halk kendini koruyor diyecek kadar gözü ve vicdanı kararmıştır. Eski eş başkan ise faşist Türkiye'nin partisi olmadığını zırvalamıştır. Asıl faşist, asıl ırkçı belli ve meydandadır. Terör yandaşları Ankara'nın göbeğinde kutlama yapar gibi halaylar çekmiştir. Zeytin Dalı Harekatı aleyhine açıklamalar yapmışlardır. Sivillerin katledildiği alçakça iddia edilmiştir. Hukuk devletinin ilke ve esasları ile tanıştırmak işledikleri suçları burunlarından getirmek Türk milletine şeref borcudur. Bunlar yaptıklarının bedelini mutlaka ödemelidir. HDP kurultayında onca provokasyon vuku bulurken CHP'liler yerlerinden kımıldamamış kepazeliklere tepki göstermemişlerdir. CHP ve HDP aynı kazanda kaynaşmışlardır. Ha CHP ha HDP. Ha CHP ha İP, PKK, FETÖ. Bunlar arasında fark yoktur.”

Bir diğer tartışmalı konu olan Füze sistemleri hakkında da konuşan Bahçeli ABD’yi suçlayarak Avrupa ülkelerine şu sözlerle yüklendi;

“Füze sistemleri ancak gelişmiş ordularda varolabilecek sistemlerdir. İlk akla gelen ülke ABD'dir. Silahların içeriğinin Türkiye'den saklanmış olması asıl niyeti gün yüzüne çıkarmıştır. Gerçekte ve ne yazık ki Türkiye'yi tehdit eden terör örgütleri ile bir ve aynı kareye girmişlerdir. Almanya ülkemize sattığı tankların Afrin'de kullanılmasından rahatsızdır. Türkiye işte böylesine sözde dostlarının olduğu güç şartlarda mücadelesini sürdürmektedir. Bu gelişmeler bir kez daha kimseye muhtaç olmadan kendi milli silah sistemimizi geliştirmenin önemine işaret etmektedir.

Malum Avrupa ülkelerine ait şirketler tarafından sağlandığı ortadadır. Fransa Dışişleri Bakanı'nın mesnetsiz iddialarına göre hareket uluslararası hukuka aykırıymış. Fransa'nın samimiyeti yoktur, Almanya perişandır, ABD ise sözde ordu için çabalamaktadır. Türkiye Afrin'de 7 düvelle adı konmamış bir savaş halindedir. ABD ihanet ilişkilerini derhal sorgulamalıdır. Sonuç feci gelişmelere sebep olabilecektir. Türkiye ile ABD arasında diyalog kopar, temas kesilir eller tetiğe gider, silah konuşursa olacakları hesap eden var mıdır? Beyaz Saray açık açık söylesin. Dost muyuz, düşman mı? Devam mı, tamam mı? ABD Dışişleri Bakanı'nın bu sorulara nasıl cevap vereceği merak konusudur.

Ankara'da Nevzat Tandoğan Caddesi'nin adının 'Zeytin Dalı' olarak değiştirilmesi de isabetli bir karardır."

Bu haber toplam 512 defa okunmuştur
Önceki ve Sonraki Haberler

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.