1. YAZARLAR

  2. Ahmet Tulgar

  3. Barış için ahlâk felsefesi
Ahmet Tulgar

Ahmet Tulgar

Köşe yazarı
Yazarın Tüm Yazıları >

Barış için ahlâk felsefesi

A+A-

 

 

İki asırdan uzun bir zaman önce filozof Kant şu uyarıyı yapıyor: “Barış eğer savaşın bir sonucu olarak tesis edilirse nihayetinde şiddetle zorlanmış bir sonuç olacaktır. Sonuç mu? Hayır, bir durak. Barış, savaşı gözönünde bulunduran, savaşı unutmayan ama savaştan bağımsız bir akıl, ahlâk ve felsefenin getirdiği bir durum olmalı.”

 

Türkiye, çözüm süreci ile eline geçirdiği tarihi ve anlamlı bir fırsatı işte siyaset sınıfının tam da bu tariften bihaber olması ya da bilmezlikten gelmesi sebebiyle kaçırdı ve serin anısını muhafaza edeceğimiz ‘durağı’ yine terk etti. Yani Türkiye yine felsefesizliğinin bedelini ödüyor.

Burjuva siyaseti Türkiye’de fazladan pragmatiktir. Cumhuriyet’in ne kuruluşunda ne sonrasında bir nebze felsefesi oldu bu devletin, hükümetlerin. AKP de bu durumdan azade değildi ve ‘çözüm süreci’ denilen siyasa aracını kendisine oy kaybettirdiği sanısına kapıldığında hemen kaldırıp kenara koydu.

Barışın felsefesini yapmazsan ne onun niye ahlaki bir zorunluluk olduğunu kavrarsın ne de toplumsallaştırabilirsin. Bugün savaş karşıtı olan çoğu insan Kürtler’in kolektif haklarını tanımayı bir ahlâki sorumluluk olarak görmüyor. Bu yüzden de talep ettiği şey bir ateşkes ile sınırlı kalıyor. Elbette ateşkes çağrıları kıymetlidir, insanlar ölmeyecek. Ama bizim esas ihtiyacımız kalıcı barıştır.

Bunun için gereken sorular da cevaplar da barışın felsefesini yaparken ulaşılacak ahlâk felsefesinde.

“Kürdün derdini niye dert edinmeli, hakkını niye tanımalı?”

Soru bu.

Cevap ise dünyevi gerekçelerle temellenen bir ahlâkta. Kant’ın ‘kategorik imperatif’ buyruğuna referansla “Kürdün hakkını tanıyayım ki benimkini de kimse tanımamazlık edemesin.”

Evet, yine faydalı ve faydacı bir cevaba ulaştık. Ama bu, herkes için, ‘aşkın’ bir faydacılık.

Habermas’ın deyimiyle “transandantal pragmatik”.

Felsefe, lüks değil, acil bir gerekliliktir.

Bu yazı toplam 881 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.