• Diyarbakır36 °C
  • Batman37 °C
  • Mardin32 °C
  • Bingöl33 °C
  • Bitlis29 °C
  • Elazığ35 °C
  • Erzincan29 °C
  • Şanlıurfa35 °C
  • Erzurum25 °C
  • Ağrı25 °C
  • Gaziantep33 °C
  • Hakkari31 °C
  • Muş31 °C
  • Siirt35 °C
  • Van27 °C
Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
'Barzani Erdoğan'la Ankara'da görüşmeliydi'
14 Kasım 2013 Perşembe 09:26

'Barzani Erdoğan'la Ankara'da görüşmeliydi'

Bağdat-Ankara hattındaki görüşme trafiğini ve Kürt Ulusal Kongresi'nin ertelenme nedenlerini değerlendiren Federal Kürdistan Parlamenterler Birliği Başkanı Nimet Abdulla, Türkiye ve Irak'ın Kürtler üzerinden yeniden çıkar hesapları yaptıklarını söyledi.

Türkiye-Irak ve Türkiye-Federal Kürdistan Bölgesi arasında son dönemde diplomasi trafiği gözle görünür düzeyde arttı. Türkiye ve Irak Dışişleri Bakanlarının karşılıklı ziyaretlerinin ardından yakın bir dönemde de her iki ülkenin başbakanların karşılıklı ziyaretleri bekleniyor. Bu görüşme trafiğinin arasında bir de Federal Kürdistan Bölgesi Başbakanı Neçirvan Barzani'nin Ankara ziyareti oldu. Bir taraftan yaklaşık iki buçuk yıldır Bağdat ile Ankara arasında esen soğuk rüzgarlar, diğer taraftan Federal Kürdistan Bölgesi'nin Türkiye'ye petrol satışından hoşlanmayan Bağdat yönetiminin Hewler ile gerginliği yaşanırken, böylesi bir yoğun görüşme trafiği herkesin dikkatini çekti. Tüm bunlar yetmezmiş gibi Kürt siyasi partileri arasında son günlerde esen soğuk rüzgârlar, Kürt Ulusal Kongresi'nin ertelenmesine neden olurken, Federal Kürdistan Bölgesi Başkanı Mesut Barzani'nin Başbakan Erdoğan'ın davetiyle Amed'i ziyaret edeceği belirtildi. Tüm bu diplomasi trafiğini yakından takip eden Federal Kürdistan Parlamenterler Birliği Başkanı Nimet Abdulla, DİHA'nın sorularını yanıtladı. 

* Irak eski Cumhurbaşkanı Tarık Haşimi'nin Türkiye'ye sığınmasından sonra, tabi bunun Federal Kürdistan Bölgesi'nin Bağdat'tan habersiz Türkiye'ye petrol satması ve Suriye siyaseti da etkili, ama bu yaklaşık iki buçuk yıldır Bağdat ile Ankara arasında soğuk rüzgarlar esiyordu. Fakat bu son günlerde dışişleri ve ileride de başbakanlar düzeyinde bir diplomasi trafiği gözleniyor. Ne oluyor? Türkiye ile Bağdat arasındaki buzlar eriyor mu? 

'Bağdat ve Ankara Kürdistan petrolü üzerinden çıkar hesapları yapıyor'

Devlet arasındaki ilişkiler birkaç ilke üzerinden yapılır. Siyasi, ekonomik ve sosyal konularda. Irak ile Türkiye arasındaki ilişkiler de bu birkaç yıldır sorunluydu. O bozuk ilişkiler siyasi ilişkilerdi. Bundan dolayı da ilişkilerinde ağırlığı diğer yönlere ekonomik, sosyal ve uluslararası gibi konulara verdiler. Fakat her iki tarafta baktı ilişkilerinde neden sürekli sorun olsun ilişki olmasın dediler. Bundan dolayı o siyasetlerini bir kenara bırakmaya karar verdiler. Bunun da tek nedeni çıkarlarının bu ilişki biçiminden etkileniyor olmasıydı. Şu an kurulan ilişkiler siyasi ilişkiler değil. Bu ilişkide insani, terör veya buna benzer siyasi hususlar yok. Stratejik bir ilişki değil. Her iki devletin şu anki ilişkisi bir çıkar ilişkisidir. Bu çıkar ilişkisi de Güney Kürdistan'ın özellikle petrolleri hususunda ortaklaştı. Çünkü Türkiye Irak'ı gözetmeden Güney Kürdistan petrollerinden uzun süre yararlanamayacağını biliyor. Irak'ta birçok konuda Türkiye'den yararlanmak istiyor. Bundan dolayı Irak ve Türkiye dışişleri bakanlarının karşılıklı ziyaretleri oldu. Hatta Türk Dışişleri Bakanı'nın Kerbele, Necef gibi Şia yerlerini ziyareti Türkiye'nin Irak'ın siyasi sahnesine inme arayışının sonucudur. Bu şekilde bozulan ilişkileri tamir etmek istediklerini, bu ilişkiyi de sadece Bağdat hükümetiyle değil, Şialar başta olmak üzere diğer siyasi çevrelerle de geliştirmekten yana olduklarını göstermeye çalıştılar. Yani bu ziyaretlerde ekonomik, daha doğrusu petrole bağlı bir çıkar ilişkisi var. 

'Saddam dönemi anlaşmaları yenileyebilir'

Bir de siyasi bir ilişkilenme yöntemi var. Çünkü Güney, Rojava, Kuzey, hatta Rojhılat Kürdistan'ın durumlarında önemli değişimler oldu. Bu durumlar komşu devletlerden birinin yaşanan durumdan uzak kalmasını ya da ilişkilerinin kötü olmasına el vermiyor. Irak ve Türkiye'nin ilişkilerinde ekonomik olduğu kadar bir de Kürt sorunundan kaynaklı siyasi bir ilişki söz konusudur. Bundan ötürü de kendi aralarına bir siyaset belirlemek, hatta yürütmek zorundalar. Bu ilişkiler karşısında dikkatli ve uyanık olmamız gerekir. Türkiye Irak ilişkileri geçmişte Saddam döneminde yaşanan ilişkileri ve anlaşmaları gündeme getirebilir. Bundan dolayı çok kaygılıyız. Türkiye ile Irak arasındaki ilişkiyi her dört parçadaki Kürt liderleri ve örgütlerinin dikkatli ele alması ve araştırması lazım. Kürtlerin de bu ilişkinin Kürtler üzerinden hesap yaparak yürütülmesine izin vermemeleri lazım. 

Şimdiye kadar Kürt sorununu geriye düşmesinin nedeni kendi iç çelişkileridir. Bu çelişki karışıklıkların esas nedeni olsa da dış güçlerin ellerinin de bunda rolü her zaman oldu. Bu devletlerin ve dış güçlerin yaptıkları anlaşmalar Kürt devrimi ve örgütleri için her zaman kötü sonuçlar ortaya çıkarmıştır. 

* Geçtiğimiz günlerde Federal Kürdistan Bölgesi başbakanı Neçirvan Barzani de Türkiye'yi ziyaret etti. Birkaç gün sonra da Bölge Başkanı Mesut Barzani Türkiye ziyaret edecek. Bu ziyaretleri nasıl değerlendiriyorsunuz? 

Biz bu ilişkileri olumlu görüyoruz, ama uyanık ve dikkatli olmamız lazım. Bu ilişkilerde Kuzey'deki kardeşlerimize dikkat etmeliyiz. Yani öyle bir ilişki olmamalı ki bu ilişkiden bir tek Türkiye faydalansın. Bu ilişkilerin diğer Kürdistan parçalarının durumunu da gözetmesi gerekir. Önemli olan bu ilişkilerin Kürt mücadelesini doğru bir biçimce ilerletmesidir. Kürdistan parçalarına yönelik yapılan planların bir parçası olunmamalı. 

* Erdoğan'ın Mesut Barzani'yle Amed'de görüşmesini nasıl yorumluyorsunuz? 

'Erdoğan-Barzani görüşmesi Ankara'da olmalıydı' 

Sayın Erdoğan'ın Sayın Barzani'yi Amed'e davet ettiğini ve orada görüşeceklerini bende basından duydum. Siyasal durumlar sağlıklı değil. Kuzey ile Güney, Güney ile Rojava arasındaki ilişkiler iyi değil, ilişkiler gerçekten sorunlu ve istenen düzeyde değil. Eğer Bölge'nin Başkanı bu ilişkileri düzeltmek için giderse, bu çok önemli ve iyidir. Ama yok gidip sadece Erdoğan ile görüşecekse, bu bana göre kuzeydeki kardeşlerimizi incitecektir. Hatta bu konuda dün biraz sert de konuştular. Madem ki bu görüşme Kuzey Kürdistan'da, Amed'de, o zaman Sayın Barzani'nin oradaki kardeşlerimizle de görüşmesi ve yaşanan sorunları ve gerginliği çözmek için çaba göstermesi lazım. Eğer yok öyle olmayacak ve Kürtler bu görüşmenin bir parçası olmayacaksa o zaman bu ziyaret Ankara'da olsaydı daha iyiydi. 

* Kürt siyasi partileri arasındaki sorunları çözecek olan en önemli yer Kürt Ulusal Kongresi'ydi. Ama bu da başarılı olmadı. Kongre sizce neden gerçekleştirilemedi, ertelendi? 

'Erdoğan'ın Ulusal Kongre'ye müdahalesi kongrenin bittiği andı' 

Kürt Ulusal Kongresi, tüm Kürt halkının kongresidir. Onlarca yıl, hatta yüz yıla yakın bir süredir Kürt halkının özlemidir. Benzer birçok kongre, toplantı yapıldı ama bu seferkine ilişkin Kürt halkının büyük umut ve beklentileri vardı. İlk defa tüm Kürtler toplanacaktı. Ama daha ilk günden bu kongre hiç toplanamazsa dahi, toplanmasının kolay olmayacağını söylemiştim. Toplanamaz değil, ama toplanması kolay da değil. Çok basit bir nedenden ötürü bu olmaz. Çünkü Türkiye ve İran'ın bu kongreden çıkarı yok. Sayın Erdoğan'ın basın yoluyla bu kongreden ilk söz ettiği an, bu kongrenin de bittiği andı. Erdoğan'ın ne demek istediğini (Erdoğan'ın Kürt Ulusal Kongre Başkanı Mesut Barzani olsun dediği sözleri) herkes anladı. O konuşmadan sonra biz Türkiye'nin çıkarına olacak olan bir kongreyi desteklememeyi düşündük. Çünkü o kongrenin çok büyük bir anlamı ve gücü olmalıydı. 

Bir de bu kongre için Kürt Ulusal Kongresi deniliyordu. Ama ben buna Kürt siyasi partileri kongresi diyorum. Kürt Ulusal Kongresi değil. Çünkü bir tek siyasi partiler toplanmıştı. O partilerinde her birinin çıkarları var. Bölgesel çıkarlar, uluslararası çıkarlar, partisel çıkarlar. Hazırlık Komitesi'ne eğer bazı makul ve kabul edilebilir birey ve sivil toplum kuruluşlarından oluşsaydı, komitenin hepsi siyasi parti temsilcilerinden oluşturulmasaydı şimdi ulusal kongrenin yapılması yakın olurdu. Bu kongre, siyasi partilerin kongresi olduğu için başarılamadı. 

Kaynak: Haber Kaynağı
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
SEÇTİKLERİMİZ
Tüm Hakları Saklıdır © 2013 Tigris Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : +90 412 229 20 03-0538 334 53 75 | Haber Yazılımı: CM Bilişim