1. YAZARLAR

  2. Sunay Demircan

  3. Bayer Monsanto’yu ne demeye aldı? (3)
Sunay Demircan

Sunay Demircan

köşe yazarı
Yazarın Tüm Yazıları >

Bayer Monsanto’yu ne demeye aldı? (3)

A+A-

-Dünden devam-

ABD ordusu eski napalmları yetersiz bulunca, Dow Kimyayı tatlı bir dille uyarır. Dow daha güçlü napalm bombaları imal eder. Böylelikle piyasanın gurur kaynağı napalm-b ortaya çıkar. Özelliği, müthiş sıcaklık oluşturup ne var, ne yok bir çırpıda yakıp kavurmasıdır.

Ha, unutmadan, Dow ile birlikte Vietnam’da ABD ordusunun kullandığı agent orange’ı üreten diğer firma da Monsanto dur.

Yaaa, bizimkiler o zamanlardan iş başındaydılar, sen onları mısır tohumu üreterek işe başladılar san.

Daha da geçmişe bakarsan, Monsanto’nun ilk üretimlerinden biri Aspirin.

Bakın sen şu işe!

Monsanto, 1917’de Bayer’den izin alıp başlamış Aspirin üretmeye.

Bakmışlar Aspirin satıp zengin olunmuyor, onlar da Bayer’in yolunu izleyip II. Dünya Savaşı sırasında askeri amaçlı kimyasal üretmeye karar vermişler. Roket yakıtlarında kullanılan sentetik kauçukla başlayıp, TNT ve Vietnam’a atılan agent orange’a kadar bir dizi sempatik şey üretmişler, insanlık ve barış için tabii.

 

Sonra, aradan yıllar geçti, savaşlar biçim değiştirdi, bu iki kafadar tohum üretimine girdiler, bir de tarım için kullanılan pestisitlerin üretimine.

Amaç, dünya aç kalmasın. Sizin anlayacağınız, insanlık ülküsü hiç eksik olmadı kalplerinden.

Biri Aspirin üretiyor, biri mısır.

Aspirinin dolgu maddesi ne? Mısır nişastası.

Daldan dala atlıyoruz ama, hani belki merak edenler olmuştur, “bu Dow ne hallerde?” diye. Dünya kimya sanayindeki devlerden biri olan Dow Kimya bu günlerde DuPont ile birleşiyor. 130 milyar ABD Doları tutarında bir birleşme bu. (DuPont evlerimizde kullandığımız, mutfakların en şahane malzemesi teflon tava-tencerenin üreticisi, tefloncu yani arkadaşlar. Altı teflon, üstü pilav... O da masum. Masumiyet adına, sırf barış için DuPont, ABD’nin Japonlara attıkları atom bombasını üretti).

Bu yukarıda adı geçen ‘saygıdeğer’ kuruluşlar, Bayer, Monsanto, Dow, DuPont’a, bir de Syngenta ve BASF eklendi mi olurlar mahşerin altı belalısı.

GDO’mu?

Akla bu isimlerden başkası gelmez.

Endüstriyel gıda üretimi mi?

Yine bunlar.

Tarımsal kimyasallar mı?

Başka isim yok.

Ortak özellikleri, geçmişte kitle imha silahları üretmişlikleridir.

Bu şirketler küresel tarımı ellerinde tutuyorlar şimdi. (tarımsal kimyasalların %80’i, tohum üretiminin de %65’i, ARGE tümüyle bunlarda).

Buralara kadar gelmiş, eyyy sabır abidesi okur, “ne demeye satın aldı Bayer, Monsantoyu?”gibi anlamlı soruyu, şimdi sorabiliriz.

Sence neden?

Dünya gıda üretimini ele geçirmek için mi?

Hiç sanmıyorum.

Gıda devri bence sona erdi. Gıda üretimi karlı ve stratejik olma özelliğini yitirdi.  Zenginlerin tüketerek bitiremeyecekleri kadar gıdaları var. Orta halli milletlerin de, eh işte.

Gıdaya ulaşamayanlar, yoksullar. Onların paraları da yok, kaynakları da.  Yoksul olanlar için ne şirketler ilaç üretiyorlar, ne tohum, ne de teknoloji. Çünkü, onları sürdürülebilir soymak mümkün değil. Ne yapabilirsin ki? Ellerinden toprakları almaya kalktılar Afrikalıların, pişman olup geri verdiler bir kaç yıl önce. Pazara uzak, işçi yok, yan sanayi yok, teknolojik altyapı yok.

Gıda üreterek para kazanmak, dünya hakimi olmak devri bitti kısaca. Şimdi biyoteknoloji devri başlıyor. Medikal biyoteknoloji, endüstriyel biyoteknoloji ve agro biyoteknoloji olarak üçe ayrılıyor ki, her üç başlık Bayer’in varoluş amacıyla bire bir örtüşüyor.

Medikal biyoteknoloji ile aşılar, hedefe kitlenen yeni antibiyotikler, doku kültürleri, kök hücre uygulamaları, gen aktarımları ile kalıtsal bozukluklara müdahale veya bozukluğu olmayanlara müdahale...

Genlerle oynamak tehlikeli ancak kabul etmek gerekiyor ki, aynı zamanda heyecan verici de. Hele de, mısır, fasulye üretmekle kıyaslandığında, gelecek için çok farklı bir evrimsel sıçrama hamleleri planları yaptırır insanlara.

Sen buna bir de endüstriyel biyoteknoloji ile açılacak enerji konusunu ekle, bir de robot teknolojisi ve yapay zeka.  Şimdi, başarabilirsen, bu açılan kapıdan bir 100 yıl sonrası dünyanın halini çizmeye çalış.

O zaman Bayer neden Monsanto’yu satın aldı?

Bence, Bayer Monsanto’nun teknoloji altyapısına sahip olmak istedi, bir de ABD’yi bu alanda zayıflatmak.

Geçenlerde biri söylüyordu, “dünya savaşları hep Anglo Sakson toplulukları ile Almanlar arasında çıkmıştır” diye. Böyle bir beklenti mi var? Yeni dünya savaşı, yine İngiltere + ABD ile Almanya + Rusya arasında çıkacak diye?

Bu gibi cümleler dedikodunun ileri boyutları,  lakin Almanya’nın bir dünya devi olmak yolunda dolu dizgin ilerlediğini de kabul etmek gerekiyor. AB’nin tek patronu oldu(İngiltere bu yüzden mi çekildi?).

Savaş çıkar mı bilmem, “çıkmasın” diyelim. Benim düşüncem şu ki, tüm bu hamleler insanın evrimsel olarak ulaşacağı yerlere dair bir öngörü üstüne yapılıyor.  Bu arkadaşlar paralarını nereye harcıyor? Al işte, geleceğin yönü çıktı önüne.  Bir zamanlar barut, zehirli gaz, bomba imal ettiler, gördük ki cephelerde savaşlar devri başladı. Sonra, tohum ve herbisit işine girdiler, gördük ki, devasa gıda üretimi gündeme geldi. Şimdi, konumuz biyoteknoloji.

İlle savaş senaryosu gerekiyorsa, senaryonun araçlarını biyoteknoloji üstünden üretmenizde yarar var.

 

Bu yazı toplam 802 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.