1. YAZARLAR

  2. Sunay Demircan

  3. Bayer Monsanto’yu ne demeye aldı?(2)
Sunay Demircan

Sunay Demircan

köşe yazarı
Yazarın Tüm Yazıları >

Bayer Monsanto’yu ne demeye aldı?(2)

A+A-

IG Farben’i duydunuz mu?

Duymadınız!

IG Farben, 1925 yılında kurulmuş bir Alman kimya devi.

Zamanın en büyüğü. Çok çok büyük, öyle böyle değil, çok ...

Bütün kimya devleri birleşip kurdular.

1938 yılında 218.000 çalışanı vardı, hesap et gerisini.

Almanya’dan sonra IG Farben US de kuruldu Amerika’da.

Hızla, dünya çapında bir kartel oldular.

I. Dünya savaşı sıralarında Dünya’nın en büyük kimya şirketi idi.

İlk antibiyotiği onlar buldu. Ünlü kimyagerleri Otto Bayer poliüretan sentezini keşfetti, keşfetti de ne oldu? Esnek veya esnemeyen köpükler, süngerler, sert plastik malzemeler, yataklar, ayakkabı tabanların, prezervatifler ve daha neler neler hayatımıza giriverdi.

Düşünsene, adamların şirketinde, kısa sürede en az dört Nobel ödüllü bilim insanı çıktı.

Bu arkadaşlar tarım kimyasalları, fotoğraf filmleri, beşeri ilaçlar ve bir sürü farklı ürün ürettiler.

Ama nereye kadar? Prezervatif üret üret, nereye kadar?

Zaten o günlerde, bu malzemeye ihtiyaç da yok.

Baktılar olacak gibi değil, “abi bu işte deli para varmış” diye gaza gelip, Zyklon-B gazı işine girdiler.

O günlerde Naziler, işe yarayan Yahudileri madenlerde köle yaparak öğütüyor, kalanlar da kamplarda öte tarafa havale.

Ama nasıl?

Toplu ölüm kolay iş değil.

Binlerce insan var karşında, arkası da katar katar geliyor.

Kurşuna dizsen, infazcılar toptan kafayı yer.

Düşünsene, ne kadar sapık ruhlu katil olsan da kolay değil, günde binlerce insanı, tüfekle pata küte öldüüüür, öldüüür, öldüüüüürrr ...

Bunları bir odaya istif edip, karbondioksit versen, hem pahalı, hem garantisi yok.

Zyklon B gibisi yok. Hem ucuz, hem hızlı etkili... Bir sıkıyorsun, pısssss.... ortalık tertemiz.

IG Farben yetişir Nazilerin yardımına ve sayısız insan, o kamplarda zyklon-b ile can verir.

IG Farben’in kurucusu şirketlerden biri BASF, diğeri Bayer (her birinin hisseleri %27.4).

Diyeceksin, “bu nasıl melek?” Eee, Azrail’de melek değil mi?

IG Farben, ayrıca kauçuk ve kömür işletmelerinde savaş tutsaklarını köle olarak da çalıştırır. Kauçuk konusu tam bir trajedi, hiç girmeyelim, çıkamayız.

Savaş bitince IG Farben’in ABD ayağıyla ilgili belgeler yok edilmiş, eh haliyle[2].

Şirket yöneticileri Nürnberg mahkemesinde yargılanırlar ama onların davası hızla sonlanır, ceza alan yöneticiler en fazla iki yıl sonra serbest kalır, çünkü savaş sonrası Almanya dosttur ve yeni düşman komünistlerdir, onlara karşı Alman kimya sanayine ihtiyaç olacaktır.

IG Farben yöneticilerinden olan ve Nürnberg mahkemelerinde yargılanan ve ceza alan Wilhelm Mann ve Heinrich Hörlein, savaş sonrası (1950) yeni kurulan Bayer AG’nin yönetim kurulu üyeleri olurlar.

Savaş yıllarında, Bayer’in kimyacıları bir yandan Aspirin üretirken, bir yandan da organofosfat bileşiklerinin son derece güçlü bir zehir olduğunu keşfederler. Bu keşif onlara savaşlarda kullanılan sinir gazlarını (serin, soman, tabun gibi) üretme fırsatı verir.

“Ee biz ürettik birileri de tüketir” herhalde diyerek, ürünlerini piyasaya çıkartırlar.

 

Bayer’de işler büyüdükçe büyür. Gün gelir Güney Afrika’da Amerikan kimya devi Dow ile birlikte dünyanın en büyük krom madenlerini işletirler; gün gelir eroini keşfedip üretirler; gün gelir Kongo Cumhuriyeti ve Ruanda’da koltan (kolumbit) madenleri üzerinde çevrilen oyunlara ve bunun sonucunda milyonlarca kişinin ölmesinde rol oynarlar.

Vietnam savaşında kullanılan ünlü pestisit agent orange’ı da mı Bayer üretti yoksa?

Yok, o kadar değil, onu Bayer’in krom işindeki ortağı Dow Kimya üretti.

Dow da çok çalıştı, nerede savaş, orada bunlar. Bir yandan hardal gazı, bir yandan napalm bombası, bir yandan tarım ilacı.

-Devamı yarın-

Bu yazı toplam 812 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.