1. YAZARLAR

  2. Mehmet Mercan

  3. Bayram hazırlığı
Mehmet Mercan

Mehmet Mercan

Köşe Yazarı
Yazarın Tüm Yazıları >

Bayram hazırlığı

A+A-

Artık ramazanın sonuna geldik.

Bunaltıcı sıcaklara, sıkıntılara rağmen inananlar İslam’ın BEŞ şartından biri olan  ORUÇ farizasını da yerine getirdiler. Ne mutlu… 

Dün gece, Kadir Gecesiydi.

Bu kutlu gecenin tüm İslam alemine, barış, hayır ve bereket, insanlara sağlık ve mutluluk getirmesini diliyorum…

Herkes meşrebince kutladı…

Kadir Gecesi artık bayram haftasına girdiğimizin işareti.

Bu yılki Ramazan, insanları bunaltan sıcağa rağmen yine de güzel geçti denilebilir.

En güzeli de yardımlaşmada gösterdiğimiz duyarlılıktı.. 

Varlıklı insanlarımız yoksul ailelere yardımda adeta yarıştılar. Belediyeler, kurumlar iftar çadırları kurarak yardımlaşmanın güzel örneklerini sergilediler.

Yurdumuzun hemen her yerinde insanlar arasında, bir ay boyunca sosyal yardımlaşma ve dayanışma etkinlikleri daha bir yoğunlaştı.

Bilindiği gibi, dini bayramlar da oruç ayı ramazan gibi, insanlardaki sevgi, saygı duygularının doruğa çıktığı günlerdir.

Özellikle büyüklere saygı bağlamında önemli günlerdir bayramlar.

Söz buraya gelmişken, eski Diyarbakır’da bayram hazırlıklarını anlatmak istiyorum

Eski Diyarbakır’da haftalar öncesinden başlardı bayram hazırlığı. İki gün kala da büyük bir telaşa dönüşürdü.

Evlerde genel temizlik yapılır, günler öncesinden kaplar kalaya gönderilirdi.

Bayrama bir gün kala evlerde çörek hamurları hazırlanırdı. Özel baharatlar katılarak yoğrulan hamurlar teşt dediğimiz büyük bakır leğen içinde mahalle fırınına götürülürdü.

Bu günlerde mahalle fırınında sıra bulmak o kadar güçleşirdi ki, sabahlara kadar çalışmak zorunda kalırlardı.

Bayramlık takım elbise ve gömlekler için de terzilere, kunduracılara en az bir hafta, on gün  öncesinden siparişler verilirdi.

Çarşıdaki kadayıfçılara, siparişler arife günü verilirdi.

Kadayıf için bir bakır sükre (tas) içinde yeteri kadar sade yağ ve iç cevizimizi, çoğunlukla Melikahmet caddesinde bulunan kadayıfçılara götürürdük. Kadayıf tepsisi bayram akşamı geç saatlerde de olsa kadayıfçının kalfaları tarafından evlere getirilirdi.

Evlerde de özel tatlılar, börekler yapılırdı. Nuriye tatlısı, zingil, sargı burma, böreklerden patile, sac böreği, su böreği en çok yapılanlardı.

Bayram akşamı, evde kadınlar temizlik ve yemek telaşı ile sabahlarken erkekler işten çıkar çıkmaz berbere gider traş olur, ardından hamama gidilirdi. Hamamda sabah ezanına kadar oyalanan erkekler bu kez bayram namazı için camilere, oradan da topluca mezarlığa giderlerdi..

Büyüklerin mezarlık dönüşüyle evlerde bayramlaşma başlardı.

Ne yazık ki şimdilerde artık bu tür hazırlıklar yok. Yapılmıyor.

İnsanlarımızın çoğu bayramları evlerinde bile geçirmiyor artık. Kimi batı illerindeki akrabalarının yanına, kimi tatil beldelerine atıyor kendini.

Son yıllarda Diyarbakırlıların çoğu Hazar Gölü’ndeki yazlıklarına koşuyor.

Anlayacağınız eskisi gibi öyle tüm aile ve akrabaların bir araya geldiği bayramlar kalmadı.

 

Bu yazı toplam 542 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.