1. YAZARLAR

  2. Mehmet Mercan

  3. Bayram sonrası
Mehmet Mercan

Mehmet Mercan

Köşe Yazarı
Yazarın Tüm Yazıları >

Bayram sonrası

A+A-

Bu yıl Temmuz ayının en sıcak günlerini  Müslümanlar ORUÇ’la geçirdiler.

Temmuz sıcaklarında oruç tutmanın zorluğunu anlatmaya gerek yok.

Bu yıl da, her yıl olduğu gibi yardımlaşmanın güzelliklerini yaşadık.

Bu yıl da insanlar arasındaki sevgi, saygı bağlarının gücüne tanık olduk

Ramazan boyunca insanlar kötü alışkanlıklarından uzaklaşmaya çalıştılar.

Kavgalar durdu, dargınlar barıştı…

Bir tek farkla, bu yıl da İsrail rahat durmadı.

Nedense İsrail, yılda bir iki kez bunu hep yapıyor.

Ve ibret vericidir ki, yanına hep kâr kalıyor…

Bu hal belki de Tanrı’nın, Müslümanların akıllarını başlarına almaları gerektiğini bildiren bir işaretidir.

Ne dersiniz?

……….

Evet. Herşeye rağmen ramazanı ve sonrasında bayramı da idrak ettik.

Her ne kadar eski bayramların tadını vermiyorsa da, yine geleneksel güzelliklerimizi sergiledik bu bayram da.

Yine bayram sabahı erken saatlerde, bayram namazının hemen ardından  mezarlıklara koşarak ölülerimizle  huşu içinde bayramlaştık.

Bayram sabahı tüm aile fertleri, olabildiğince bir araya gelerek bayram yemeği yedik…

Bayramlaştık.

Büyüklerini ellerini öptük. Hayır dualarını aldık. Küçüklerimize bayram harçlığı ile sevindirme geleneğini sürdürdük. 

Evet, olabildiğince, eski geleneklerimizi yaşatmaya çalıştık.

Yıllar öncesindeki gibi olmasa da güzel bir bayram geçirdik, diyebiliriz…

………….

Eskiden, yani 65-70 yıl öncesinde Diyarbakır’da bayramlar bir başka geçerdi sanki.

Haftalar öncesinden başlardı bayram hazırlığı.

İlk, evlerde genel temizlik yapılırdı.

Camlar silinir, halılar kilimler silkelenir, her tarafın tozu alınırdı.

Bayrama bir gün kala evlerde çörek hamurları hazırlanırdı. Özel baharatlar katılarak yoğrulan hamurlar TEŞT dediğimiz büyük bakır leğen içinde mahalle fırınına götürülürdü.

Bayramlık takım elbise ve gömlekler için de terzilere, kunduracılara en az bir ay öncesinden siparişler verilirdi.

Evlerde özel tatlılar, börekler yapılırdı. Nuriye tatlısı, zingil, sarğı burma, böreklerden patile, sac böreği, su böreği en çok yapılanlardı. Çarşıdaki kadayıfçılara siparişler arife günü verilirdi.

Bayram akşamı, evde kadınlar temizlik ve yemek telaşı ile sabahlarken erkekler işten çıkar çıkmaz berbere gider traş olur, ardından hamama gidilirdi. Berberler, hamamlar sabaha kadar açık olurdu. Hamamda sabah ezanına kadar oyalanan erkekler bu kez bayram namazı için camilere, oradan da topluca mezarlığa giderlerdi..

Evlerde bayramlaşma büyüklerin mezarlık dönüşüyle başlardı.

Sıra ile önce büyüklerin elleri öpülür sonra topluca sofraya oturulurdu.

Bayram sofrası ailenin büyüğünün evinde kurulur, başka semtlerde olan aile fertleri eksiksiz buraya gelirlerdi.

Sofra kurulmadan önce, bayram için özel olarak hazırlanan yemek ve tatlılardan birer tabak sinilere konur üstü de örtülerek mahalledeki yoksul ailelere gönderilirdi.

Evden yemek çıkmadan kesinlikle sofraya oturulmazdı.

Sofradan kalkar kalkmaz, büyük bir heyecanla bayramlık elbiselerimizi giymeye koşardık. Sonra da sıra ile büyüklerimizin ellerini öper bayramlaşırdık. Büyüklerimizden aldığımız bayramlık harçlıkla evden çıkar, eğlenmek üzere davul yerlerine giderdik.

Büyükler de komşu ve akraba evlerine bayramlaşmaya çıkarlardı... Mahallenin büyüklerinden başlardı bayramlaşma…

…………

 

Bu yazı toplam 684 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.