1. HABERLER

  2. KADIN

  3. BDP'li kadınlardan cezaevi tepkisi
BDP'li kadınlardan cezaevi tepkisi

BDP'li kadınlardan cezaevi tepkisi

BDP Kadın Meclisleri, Muş Cezaevi’nde kadın tutsakların maruz kaldıkları baskılardan dolayı yaşamlarını tehlikeye atarak koğuşlarını ateşe vermesinin, tutsakların ağırlaştırılmış tecrite ve keyfi uygulamalara “artık yeter” demesi olduğunu belirtti.

A+A-

BDP Kadın Meclisleri yaptığı yazılı açıklamada, Türkiye’nin dünyadaki en fazla siyasi tutsağın olduğu ülke olduğunu hatırlattı. Ayrıca tutsaklara yönelik ağırlaştırılmış tecrit, hak ihlalleri ve yoğun baskıların en fazla yaşandığı ülke olma niteliği taşıdığı da vurgulanan açıklamada, “Savaş dönemlerinin esir kamplarını aratmayan cezaevlerindeki gayri insani uygulamalar tutsakların nefes almalarını bile engellemektedir” dendi.

“Özellikle kadın, çocuk ve hasta tutsaklara yönelik son derece keyfi uygulamalar tahammül sınırlarını aşmış ve tutsakların yaşamlarını tehlikeye atma pahasına, isyan noktasına getirmiştir” diye devam eden BDP Kadın Meclisleri açıklamasında, çiçeğe, kitaba, kıyafete sakıncalı denilerek el konulduğu, kadın koğuşlarına kamera yerleştirilmesi, keyfi şekilde koğuşların değiştirilmesi, görüş ve mektup yasaklarıyla dışarı ile her türlü iletişimin yasaklanmasının son derece ağır tecrit koşullarını daha da ağırlaştırdığı ve dayanılmaz kıldığı da vurgulandı.

Dün Muş Cezaevi’nde kadın tutsakların yaşamlarını tehliyeke atarak koğuşlarını ateşe vermesinin, tutsakların bu ağırlaştırılmış tecride ve keyfi uygulamalara artık yeter demesi anlamına geldiği de kaydedilen açıklamada, “Baskılara ve gayri insani uygulamalara karşı isyan başlatmalarıdır. Fakat cezaevi yönetimin isyana neden olan tavrı, isyan sırasında da devam etmiştir. Ateşe verilen koğuşlara müdahale adı altında kadın tutsaklar gardiyanlar tarafından darp edilip tacize maruz kalmıştır” dendi. 

Açıklamada, Barış ve Demokrasi Partisi Kadın Meclisleri olarak çiçeklerden, kitaplardan, renklerden korkan zihniyete şöyle seslenildi: ”Siyasi rehine olarak cezaevlerine doldurduğunuz bu insanlar üzerinden sabır sınaması yapmayın. Özellikle kadın çocuk ve hasta tutsaklara yönelik uygulamalarla insanlıktan, hak-hukuktan mahrum mekânlar olan Guantanamo ve Ebu Gureyb cezaevlerini aratmayan uygulamalarınızı asla kabul etmiyoruz. 

Buradan tüm halkımızı ve demokratik kamuoyunu tutsakları isyan noktasına getiren bu uygulamalara dur demeye çağırıyoruz. Dört duvar arasında yakılan ateş, dışarıya taşan bir çığlıktır. Bu çığlığı karşılıksız bırakmayalım. Siyasi tutsaklar onurumuzdur. Onurumuza sahip çıkalım.”

Önceki ve Sonraki Haberler

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.