1. HABERLER

  2. KÜLTÜR-SANAT

  3. KÜLTÜR-SANAT

  4. Binlerce yıllık tarih böyle mi korunacak
Binlerce yıllık tarih böyle mi korunacak

Binlerce yıllık tarih böyle mi korunacak

Diyarbakır Ergani'de bulunan ve tarihin en eski mağara yerleşim yerlerinden birisi olan Hilar mağaraları ve Çayönü'nün güvenliği silahlı köy korucularına bırakıldı.

A+A-

DİYARBAKIR -  Görevli bekçilerin maaşlarının ödenmemesinden dolayı güvenliği köy korucularına bırakılan tarihi mekanı ziyarete gelenler karşılaştıkları manzaradan dolayı geri dönerken, mağaraların bulunduğu köyün sakinleri ise korucuların getirilmesiyle birlikte kendilerine köylerini terk etmelerinin dayatıldığını dile getirdi. 


Diyarbakır'ın Ergani ilçesinde bulunan tarihi Hilar mağaraları ve Çayönü'nün 7 yıldan bu yana güvenliğini sağlayan 3 bekçinin 4 ay boyunca maaşlarını alamayınca bir süre önce iş bıraktı. Bekçilerin iş bırakması ile tarihi miraslar da eli silahlı korucuların insafına bırakıldı. Yerli ve yabancı turist akınına uğrayan Hilar ve Çayönü'nde köy korucularını gören ziyaretçiler, tarihi mekânın silahlı korucularla korunmasına tepki gösterirken, mağaraların yanı başındaki Hilar köyünde yaşayan yurttaşlar da korucuların köylerini terk etmeleri için bilinçli olarak getirildiğini söyledi.  Tarihi alanların, turizme açılması için 2006 yılında arsalarının bir bölümünü müzeye hibe eden köy sakinleri, korucularla karşı karşıya bırakılarak, köylerinden göç ettirilmenin dayatıldığını söyledi.  Bölgenin tahrip edilmemesi için SİT alanı ilan edilmesinde büyük emek sarf ettiğini söyleyen Hilar köyü eski muhtarı Ramazan Aslan, mekanları korumak için Tabiatı Koruma Vakfı'na müracaat etmelerinin ardından güvenlik ve alanın temizliğini yapmaları için köyden 3 kişinin işe alındığını söyledi. 7 yıl boyunca tarihi mekânı korumak için görevlerini sürdüren 3 işçinin "ödenek olmadığı" gerekçesiyle maaşlarını alamaması üzerine işten ayrıldığını aktaran Aslan, bu işçilerin yerine de farklı köylerden köy korucularının getirildiğini kaydetti.

Tarihi mekan yok olmakla karşı karşıya!

Tarihi mekânın köye çok yakın olmasından dolayı köy halkının koruculardan tedirgin olduğunun altını çizen Aslan, köyün koruculuğu kabul etmemesinden dolayı iki kez zorla boşaltıldığını belirterek, bir kez daha kendilerine köyü boşaltmanın dayatıldığını söyledi. Korucuların, tarihi mekâna gelmesiyle birlikte yerli ve yabancı turistlerin de tedirgin olduğuna ve kimisinin bölgeyi gezmeden ayrıldığını ifade eden Aslan, tarihi mekânın yetkililerin duyarsızlığında dolayı yok olma tehlikesiyle karşı karşıya olduğunu ifade etti. 

'Huzurumuz kalmadı'

Çocukların söz konusu tarihi mekanları koruyan eli silahlı köy korucularını gördüklerinde ağlayarak eve koştuğunu belirten Hüseyin Aslan isimli yurttaş da "Farklı köylerden korucular getirildi. Tanımıyoruz da. Biz en azından eski bekçileri tanıyorduk. Oradan rahatlıkla, korkusuzca gidebiliyorduk. Şimdi ise kadınlar, çocuklar korkuyor. Kadınlarımız 'Orada jandarma, polis, korucular var korkuyoruz' diyor ve korkup geri geliyorlar. Arazilerimiz zarar görür diye önünde kalamıyoruz. Ağlayıp geri geliyorlar. Biz onlardan zarar görüyoruz. Biz burada huzuru beklerken zarar görüyoruz" diye konuştu.  Mehmet Yıldırım isimli yurttaş ise korucuların getiriliş amacının köylüleri, yerinden yurdundan etmek olduğunu söyledi. Kadınlar da koruculuk sistemini istemediklerini dile getirerek, korucular yüzünden köylerini bırakmak istemediklerini söyledi. (Diha)

Bu haber toplam 902 defa okunmuştur
Önceki ve Sonraki Haberler

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.