1. YAZARLAR

  2. Mustafa Kaplan

  3. BİR MEKÂNIN ANATOMİSİ
Mustafa Kaplan

Mustafa Kaplan

Yazar
Yazarın Tüm Yazıları >

BİR MEKÂNIN ANATOMİSİ

A+A-

Tigris Haber- Bu mekâna özel aracınızla gelmişseniz, Valeler sizi karşılamak için hemen girişte hazır bir şekilde beklemektedir. ‘Arabayı nereye park ederim’ kaygısından sizleri kurtaran ve keyifli bir zaman geçireceğinizin habercisidir Valeler. İlk önce mekânın vitrini, yani mekânın dış dekorasyonu göze çarpar. Mekânın etrafını boydan boya saran pürüzsüz camekânlar, mekânın dışa bakan yüzüdür. Bir mekânın cazibesi burada yatmaktadır.

Bu cezp edicilik karşısında mekândan içeri doğru ilerlerken size istediğiniz bir yer değil de, kendi düşüncesinde eko-simetrisi yapılmış bir yer ‘ayartmak’ için ‘güler yüzlü’ garsonlar karşılar sizi. ‘Ayrıcalıklı’ bir mekânda ve ayrıcalıklı olduğunuzu fark etmeniz geç olmayacaktır. Bu ayrıcalık, her isteğin yerine getirileceği düşüncesini alabildiğine şımartmaktadır. Bu mekânda şımartılma hakkımızı son kertesine kadar kullanmamız istenir adeta. Ayrıca bu mekânda çekirdek aile olmanın ayrıcalıklı nimetlerinden faydalanmak mümkün.

Mekânın hemen girişinde bir bar kısmı göze çarpmaktadır. Bar kısmı (kasanın olduğu yer veya kimi mekânlarda siparişlerin dağıtımının yapıldığı yer) bir mekânın sürekli olarak atan kalbinin ritmini gösterir. Bu bölmedeki ekonomik hareketlilikler, mekâna sürekliliğini sağlar ve mekâna taze kan pompalar gibidir. Bu taze kan akışını da, bir ağacın dalları gibi etrafa gelişi güzel değil de matematiksel bir şekilde konumlandırılmış masalar sağlamaktadır.

Her şey mekânın ahengi içinde kendine yer bulması istenmiş ve her şey mekânın gösteriş ruhunun en ince ayrıntısına kadar incelikle düşünülmüştür. Hiçbir detay atlatılmamış ve her ayrıntı büyük bir titizlikle hazırlanmıştır. Bu mekânda her şey öyle kusursuz bir şekilde işliyor ki; seri bir katilin işlediği cinayet sonrası gibi kusursuzdur her şey. Cinayet ulu-orta işlenmektedir ve her şey büyük bir gösteriyle/şovla anlam bulmaktadır. Ancak bu mekânda şeytan detaylarda saklı değildir. Suçlu, vücudun eklemlerini harekete geçiren insanın iç derinliklerinde gizlidir, belki de insanın ihtirasıdır asıl suçlu olan, ama suçluyu aramak anlamsız bir çabadır artık. Anlamlı olan tek şey, anlamsız bir şekilde sürekli tekrar eden insan sirkülasyonu ve bu sirkülasyonla daha da büyüyen sermayenin hareketidir. Durup-dinlenmek bilmeyen bir hareket tutkusu her şeyi kuşatmıştır; sanki etrafımızı saran bir girdabın içinde sürekli harekete zorlanıyoruz gibidir.

Müziğin hafif bir sam yeli gibi esen ve mekânın dekoruyla dalgalanan ritmi, mekânın loşluğu içinde ilahi bir nefes gibi içimize işler. Bu ilahi nefes karşısında, ruhumuz alabildiğine coşmuştur. Ruhumuzu, bu ilahi gösteriye peşkeş çekmekten başka bir çıkar yol yoktur. Gösterişin bu ilahi nefesi, sesimizi/soluğumuzu alıp götürmüştür bizden.

Her dekor mekânla uyumlu olması ve gözü yormayacak bir uyum içinde akması için, mekân bir iç mimar tarafından özenle kurgulanmıştır. Bir iç mimar, bir mekânın tasarımcısı/yaratıcısıdır kuşkusuz. Mekânın dekoru ve bu mekândaki her ayrıntı matematiğin ve dolaysıyla geometrinin bütün nimetlerinden/simetrisinden faydalanılarak yapılmıştır. Her şey müşterilerin rahatı ve keyif alması için büyük bir özen gösterilerek hazırlanmıştır. İnsanın derinliğindeki her duygusu özel bir ilgiyle sürekli şımartılmaktadır. Ancak bir kaşığın veya bir çatalın yere düşmesi ya da bir aksesuarın devrilmesi, bu kristalleşen ortamı tuz-buz edecek bir olaydır. Rüyayı kâbusa çevirecek bir olaya ramak kaladır. Bir cinayet işleniyormuş gibi herkes, hareketin olduğu tarafa korku ve endişe dolu gözlerle bakmaktadır. Bu endişe ve korku dolu gözler, bir suçlu arar gibidir. Seri katil yakayı ele verecek midir? Ama neyse ki, garsonlar olayı hemen fark eder ve olaya müdahale ederek, rüyanın kusursuz bir şekilde akmasını sağlarlar.

Garsonlar büyük bir özveriyle ve müşterilerinin memnuniyetleri için sıraya girmiş gibidir adeta. Garsonların ‘güler yüzü’, ekonomik getirisi en çok olan bu insan eklemi, insanın zamanın ve mekânın ruhuyla en tutarlı tek refleksidir.

Bu mekândan çıkarken, garsonlar kapıya kadar size eşlik etmektedir. Bundan sora kalan yolu Valelerin sağladığı mutlu hizmetle son bulmaktadır. Ayrıcalıklı olduğunuzu ve ayrıcalıklı bir mekândan çıktığınızı size gösteren kusursuz hizmet sunumları sizi etkisi altına almıştır. Bu mekânların kusursuz olma çabası, doğallığın kusurdan, gerçekliğin hatadan, güzelliğin çirkinlikten arındırılmış halidir. Kusursuz güzellikte ve mutlu sonla biten bir rüyadan çıkmış gibi hissedersiniz. Ki bu zaten öyledir.

Bu mekânın giriş kısmında ellerinde sürekli yanıp-sönen rengârenk ışıklarıyla, bu karnavaldan dışa doğru serpilen kırıntılardan rızkını kovalayan kentin bir türlü ısıtamadığı kentli varoşlar bulunmaktadır; toprağı kısırlaştıran asfaltların üzerinde konforlu araçlarıyla hızlı bir şekilde gidip-gelen kentlilerden arta kalan yaşam kırıntılarından rızkını arayan serçeler misali… Üşüyen varoş kentlilerin ellerinde sürekli yanıp-sönen rengârenk ışıklar, çocukların içindeki ilahi oyun isteğini/tutkusunu gecenin bir vaktinde bir kez daha tuzağa düşürmüştür. Sanki koca bir ailenin rızkı, çocukların eğlenceli bir nesne karşısında karşı konulmaz ilahi isteğine olta atmış ve takılmış gibidir. Çocukların bu isteği, ilahi bir emir gibi hemen yerine getirilir. Ve herkes bu karnavaldan payına düşeni alarak, mutlu bir şekilde ayrılmaktadır.

Bu yazı toplam 2095 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.