1. YAZARLAR

  2. Mehmet Mercan

  3. Bize de söz düşerse
Mehmet Mercan

Mehmet Mercan

Köşe Yazarı
Yazarın Tüm Yazıları >

Bize de söz düşerse

A+A-

                                   

Bu günlerde her yerde, her şeyde SOMA var.

Televizyonların ilk haberleri SOMA üzerine…

Tabutlara abanmış anaların, eşlerin, yavukluların feryadı, dumanı tüten ocağın önünde babalarının, ağabeylerinin çerçeveli fotoğraflarını okşayan küçücük bebelerin, buğulu gözlerle etrafı boş bakışlarla süzen babaların fotoğrafları, görüntüleri dolduruyor gazeteleri.

Patlamanın üzerinden 3-4 gün geçmesine rağmen hala dumanı tüten meş’um  ocağın etrafında gezinen televizyoncular, foto muhabirleri gazeteleri için, televizyonları için en acılı fotoğrafları yakalamanın gayreti içindeler.

Ocağın bulunduğu alan üst düzey bürokrat ve politikacı kaynıyor, hepsi de kendilerini göstermenin gayretindeler. Bekliyorlar ki  gazeteciler, televizyoncular gelsin röportaj yapsın…

İnanın, hepsinin de amacı BOY göstermek…

Çünkü, 60 yıllık gazeteciliğin verdiği deneyimle biliyorum.

Çünkü bu tipleri Bingöl depreminde, Varto depreminde, Muş depreminde, Lice depreminde, son olarak Van depreminde çok gördük…

Böylesi boy göstericileri Lice depreminde ölülerini çıkarmakla uğraşan Mustafa Bayın  ne güzel azarlamıştı;

“Bizi rahat bırakın kardeşim, bırakın da enkaz altından rahat rahat ölülerimizi çıkaralım.

Enkaz üzerinde durup çalışmamızı engellemeyin bari. Gelen geçmiş olsun deyip gidiyor. Dünden beri bir tas su veren olmadı. Madem yardım etmiyorsunuz. Bari rahat bırakın bizi...”

İşte böyle…

Böylesi tipler ilk bir-iki gün görünürler demeçler verirler. “Devlet her türlü imkanı ile yanınızdadır. Kimse aç ve açıkta kalmayacaktır” diye nutuklar atarlar. Sonra ortadan kaybolurlar.

Sonra, sonrası malum; Herkes acısı ile baş başa kalır.

Yıllar ve yıllar geçer kimse sizi hatırlamaz bile…

Şimdilerde, Bingöl’ü, Varto’yu Muş’u, Lice’yi hatırlayan var mı.

Varto depreminden bu yana 48 yıl geçmiş. İnanın hala barakalarda yaşayanlar var.

Lice depreminden bu yana 39 yıl geçmiş. Hala depremin enkazı duruyor. 

Kimse derdini anlatamıyor bile. Çünkü;  “Lice yaramaz çocuk…”

Derdini anlatmaya kalksa, “terörist” sayılırlar.. “Liceliler yine isyanda” diyecekler..

Van’ın durumu ortada.

Barolar Birliği Başkanı Prof. Dr. Metin Feyzioğlu Vanlı’nın derdini anlatmaya kalktı. Başına ne işler açıldı gördünüz…

Birileri  SOMA’lıların derdini anlatmaya kalkıştı, neler oldu  neler.

Kimi tokatlandı. Kimi tekmelendi.

Ne yapalım, burası Türkiye…    

……….

Kim ne derse desin,  Biz üzüldük. Hem de çok…

Evet. SOMA Faciası yüreğimizi dağladı.

Televizyonlardan yankılanan her bir cenazenin çıkarılışı haberi bizi derinden yaraladı.

Çünkü;  “Felaket” nerede olursa olsun, bizim de yüreğimiz yanar, kavrulur.

Velev ki, başkaları bizim cenazelerimize ağlamasa bile.

Velev ki, başkaları bizim buralardaki felaketlere, acılara “oh olmuş” dercesine sırtını dönse bile.

Velev ki, “Roboski” misali, üstümüze ölüm yağdırılsa bile.

Biz,  “vatandaşımızdır” deriz, “komşumuzdur” deriz, her şeyden öte “insandır” deriz, başkalarının acılarını paylaşmasını biliriz.

Bu nedenledir ki, Irak’taki çatışmalar, Suriye’deki kardeş kavgası ciğerimizi paralar.

O nedenledir ki Moldova’daki, Ukrayna’daki iç savaşlar bizi üzer.

O nedenledir ki, Çin’in Sincan Uygur Özerk Bölgesi’ndeki Müslüman katliamına, İsrail’in Filistinlilere saldırılarına içimiz yanar…

Soma faciası da bizi o denli derinden yaraladı işte.

Maden ocağını, daha çok, daha çok para kazanmak adına işçi güvenliğini, dahası hayatını hiçe sayarcasınaişleten holdingin patronun fütursuzluğuna, yetkililerin ve ilgililerin, gerçeği halktan saklama gayretkeşliğine rağmen üzüldük, üzülüyoruz…

Ölü sayısı ne olursa olsun.

İster bir kişi, ister resmi açıklamada yer alan 301 can olsun…

………

Bu günlerde yaralar, acılar henüz taze.

Kimse henüz farkında değil. Cenaze sahipleri henüz şok içindeler.

Kimse henüz şu soruyu soracak durumda değil. “Yitip giden 301 canın hesabını kim, ya da kimler verecek…?

Yoksa ölenler daha önceleri olduğu gibi “Babalarının kesesinden mi gittiler.”

Görünen şimdilik bu…

Çünkü, şimdilik SOMA’yı düşünen yok.

Çünkü, Herkes yerinden o o kadar memnun ki..

Yakında bu da unutulur merak etmeyin.

Hep böyle olmuyor mu?

 

Bu yazı toplam 651 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.