1. HABERLER

  2. EKONOMİ

  3. Borçlar Seçim Sonrasına...
Borçlar Seçim Sonrasına...

Borçlar Seçim Sonrasına...

Ocak ayı enflasyon verisini değerlendiren iktisatçılar, yüksek seyreden enflasyonun “kendini bilmez birkaç spekülatörün işi” olmadığında hemfikir.

A+A-

Tigris Haber- Türkiye İstatistik Kurumu’nun (TÜİK) açıkladığı son verilere göre Ocak ayında enflasyon yıllık bazda yüzde 20,35 oldu.

Enflasyonun artışında belirleyici unsurlardan biri gıda fiyatlarındaki artış oldu. Öyle ki gıda fiyatlarındaki yükseliş yüzde 30’u aştı.

Peki, enflasyondaki bu artış ne anlama geliyor, gıda fiyatlarındaki artış neyin göstergesi? İktisatçılar ve uzmanlar değerlendirdi.

 

‘Esas gümbürtü seçim sonrasında’

Verileri analiz eden iktisatçılardan Uğur Gürses, fiyat artışlarının genele yayıldığına dikkat çekiyor.

 

DW Türkçe için “Enflasyonda dipten gelen dalga: Mutfak yangını” isimli bir yazı kaleme alan Gürses, fiyat artışlarının “kendini bilmez birkaç spekülatörün işi” olarak görünmediğini belirtiyor.

 

Gürses, iklim koşullarındaki sert gelişmelerin, özel olarak Antalya ve Antakya’daki sel ve fırtınanın da fiyat artışlarında etkili olduğunu söylüyor.

 

Başkent Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ahmet Şahinöz de Gürses ile aynı fikirde.

 

Mezopotamya Ajansı’ndan Selman Güzelyüz’e konuşan Şahinöz, Türkiye’nin temel makroekonomik sıkıntısının enflasyon olduğunu ve enflasyonun polisiye tedbirlerle baş edilecek bir konu olmadığını kaydediyor.

 

Şahinöz, “Bir kere faizler çok yüksek. İkincisi döviz kurlarındaki artış. Dolayısıyla burada bir çıkmaz sokak var. Yani kısır döngü devam ediyor. Enflasyonla mücadele programı çökmüştür” diye konuşuyor.

 

Ekonomideki krizin derinleşeceği uyarısında bulunan Şahinöz, bunu şu sözlerle gerekçelendiriyor:

 

“Türkiye’de ekonomik büyümenin temel taşı iç taleptir. Ama insanlar zorunlu iç tüketimlerini bile kredi kartları ile yapıyor. Şimdi bu kredi kartları da borç krizini tetikliyor. Yine zorunlu tüketim malları olmayan ürün talebinde artış olmadığı için de büyüme sağlanamıyor. Büyüme olmayınca işsizlik oluyor. İşsizlik en büyük makroekonomik dengesizliktir. Yani ekonomik büyüme olmayınca işsizlik artıyor. Bugünün koşullarında da ekonomiyi büyütmenin koşulu olmadığına göre, hükümet buna karşı ne yapıyor, işte sürekli olarak yerel seçimler nedeniyle krizi erteliyor. Bana göre, ekonomide esas gümbürtü önümüzdeki Nisan ayından sonra kopacak. Çünkü sorunlar ha bire borçlarla erteleniyor. Sadece kişilerin değil, firmaların da borç altında kalkabilecek durumları yok.”

 

‘Gıda krizi’

Çiftçi-Sendikaları Konfederasyonu (Çiftçi-Sen) Genel Başkanı Abdullah Aysu ise, gıdadaki fiyat artışlarına dikkat çekerek, içinde bulunulan süreci ‘gıda krizi’ olarak tanımlıyor.

 

Aysu, alternatif bir çözüm yolu bulunmadığı sürece ‘Gıda krizi devam edecek’ diyor:

 

“Gıda krizini oluşturan bugüne kadar yapılan siyaset ve yürütülen politikaların sonucudur. Şuan da piyasayı düzenleyecek bir kurum ve kuruluş yok. Piyasa şuanda serbest piyasa tanrılarının elinde. Yani şirketlerin elinde. Dolayısıyla hükümetin müdahalesinin olması mümkün değil. Yukarıdan ceza keserim demekle olmaz. Alternatif bir yol bulunmadığı sürece, çıkmaz sokaktan çıkan sokağa varmak mümkün değildir. Gıda krizi devam edecek.”

Bu haber toplam 1402 defa okunmuştur
Önceki ve Sonraki Haberler

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.