1. HABERLER

  2. POLİTİKA

  3. Bozdağ'dan Sarraf davası yorumu: Türkiye'yi suçlayacak iftiralarda bulunmaya zorluyorlar
Bozdağ'dan Sarraf davası yorumu: Türkiye'yi suçlayacak iftiralarda bulunmaya zorluyorlar

Bozdağ'dan Sarraf davası yorumu: Türkiye'yi suçlayacak iftiralarda bulunmaya zorluyorlar

Hükümet Sözcüsü ve Başbakan Yardımcısı Bekir Bozdağ, ABD'de görülen Rıza Sarraf davasıyla ilgili olarak "Türkiye'yi suçlayacak iftiralarda bulunmaya zorluyorlar" dedi ve davanın Türkiye'ye yönelik bir kumpas olduğunu söyledi.

A+A-

 

 

Bakanlar Kurulu toplantısı sonrası konuşan Bozdağ'ın açıklamalarından satırbaşları şöyle:

    (NATO'da Erdoğan ve Atatürk'ü hedef alan olaylar) Bu, NATO tarihinin en büyük skandallarından bir tanesidir. Kabul edilemez bir durumdur, açık bir had bilmezliktir.  Bu işin üzerinin örtülmemesi, örttürülmemesi gerektiğini de çok net şekilde ifade ediyoruz.  Sadece iki kişiyle alakalı işlem yapılması, görevlerine son verilmesi, bu olayın tamamen enine boyuna araştırıldığı ve her yönünün aydınlatıldığı anlamına gelmez.

'2 YENİ KHK ÇIKACAK'

 

    Önümüzdeki günlerde yeni kanun hükmünde kararname (KHK) çıkacaktır. Hem tedbir kararnamesi hem de düzenleme kararnamesi olmak üzere iki ayrı KHK'yı önümüzdeki günlerde yayımlayacağız.

 

'SARRAF DAVASINDAKİ DELİLLER HUKUKİ DEĞİL, ZEHİRLİ AĞACIN MEYVESİ'

    (ABD'de görülen Rıza Sarraf davasıyla ilgili) Reza Zarrab davası Türkiye'ye dönük açık bir kumpastır. Siyasidir, hukuki dayanaktan yoksundur. 17-25 Aralık sürecinde FETÖ'nün asker, polis ve yargı içerisindeki mensupları eliyle geliştiği ancak başaramadığı hukuk darbe teşebbüsünün ABD'de ABD yargısı eliyle tekrarlanması dışında hiçbir şey değildir. Bu dosyadaki delillerin hiçbirisi hukuki delil değildir, zehirli ağacın meyvesidir. Olmayan belgeler üzerinden ellerinde varmış gibi yargılama yapıyorlar. Türkiye ile İran arasındaki ilişkilerin tamamı Türkiye'nin ulusal hukukuna ve uluslararası hukuka uygundur.

 

'BU DAVALARDAKİ SÖZDE DELİLLER NASIL ELDE EDİLDİ?'

    Bunlar rehin durumda. Şu ifadeleri kabul ederseniz şu kadar ceza ile kurtulursunuz. Yazıyorlar, ellerine veriyorlar. Türkiye'yi, hükümeti, kurumları suçlayan ve Türkiye aleyhinde karar çıkmasına yardımcı olacak itiraflarda daha doğrusu iftiralarda bulunmasına zorluyorlar. Bu davalardaki sözde deliller nasıl elde edildi? Kimden nasıl elde ettiniz? Bunların aslı mı var, kopyası mı var? Türkiye'de veya ABD'de oluşturulması sürecinde katkınız var mı yok mu? Bunlar oluşturulmuş mu yoksa orijinal mi? FBI ajanı teyit etti diyor, neye göre teyit etti? 15 Temmuz'da başarılamayanlar şimdi ekonomik bir takım yaptırımlar suretiyle Türkiye'ye dönük kumpaslarla karşı karşıya olduğumuzu ifade etmek isterim.

 

'TÜRKİYE, KENDİ GÖBEĞİNİ KENDİ KESİYOR'

    (Rusya'dan S-400 alımı) Türkiye büyük bir devlet, kendi ulusal güvenliği ile ilgili tedbirleri elbette kendisi alacaktır. Türkiye'nin güvenliğini bugünkü ve yarınki menfaatlerini başka devletlere rehin edemez. Onların ipoteği altına koyamaz. Türkiye, kendi göbeğini kendi kesiyor ve kendi savunma sistemini güçlendirmek için adım atıyor. Bundan sonraki süreçlerde biz kendi hukukumuzu ve güvenliğimizi korumak için her türlü adımı atacağız. Bunun için başkalarından onay almaya gerek yok. Türkiye'ye karşı uygulanan üstü kapalı uygulamalar Türkiye'nin savunma sanayisini güçlendiriyor.

    (Soçi'de Türkiye-Rusya-İran zirvesi) 22 Kasım'da Soçi'deki zirvede Suriye'deki sürece ilişkin değerlendirmelerde bulunulacak. Türkiye'nin Suriye'deki siyasi çözüm için atılan adımlara desteği açıktır. PYD ile yapılacak herhangi bir işin yakınında Türkiye yoktur, olmayacaktır. Kimsenin bizden terör örgütünün masada olmasını istememizi beklemesin.

 

'PYD İLE DEAŞ'IN KANKA OLDUĞUNU GÖSTEREN İBRET VERİCİ BİR ÖRNEK'

 

    (Rakka'dan çıkarılan IŞİD militanları) Rakka'ya oparasyon ABD tarafından PYD, YPG terör örgütleri kullanılarak gerçekleştirildi. Biz bir terör örgütü ile mücadele için diğer bir terör örgütü ile mücadelenin doğru olmadığını hep söyledik. Burada çatışma oldu da mı duymadık? Haber verdiler de biz mi duymadık? Bir baktık bir televizyon kanalının haberi üzerine PYD, YPG teröristleri güvenli koridor oluşturmuşlar, DEAŞ teröristleri silahları ile beraber güvenlik koridorundan geçiyorlar, o anlaşma gereği güvenli olan bölge neresi ise oraya doğru gidiyorlar. Bu anlaşmanın, işbirliğinin ABD'den habersiz olduğunu kabul etmemizi kimse beklemesin. ABD'nin bilgisi ve onayı olmadan herhangi bir iş yapamazlar. Bu teröristler nereye gitti? Bence bunu Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti sözcüsüne değil de ABD'li yetkililere sormak lazım. Buradaki teröristler nereye gitti? Bundan sonra nereyi bombalayacaklar ona sormak lazım. DEAŞ'lı teröristlerin Türkiye'ye girmemesi için biz her türlü tedbiri aldık. Duvar örme çalışmaları, birçok tedbir geliştirdik ve uyguluyoruz. DEAŞ terör örgütünün hedeflerinden birisi de Türkiye'dir. Türkiye DEAŞ terör örgütüne karşı her türlü mücadeleyi bundan sonra da yürütecektir. PYD ve YPG terör örgütünün nasıl bu işbirliği içinde diğer bir terör örgütü ile kanka olduğunu gösteren de ibret verici bir örnektir aynı zamanda. Biz bugüne kadar böyle bir mücadele olmaz diyorduk, ortaya çıkan sonuç Türkiye'yi haklı gösterdi.(Kaynak:Sputnik)

Bu haber toplam 558 defa okunmuştur
Önceki ve Sonraki Haberler

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.