1. YAZARLAR

  2. Bedros Dağlıyan

  3. BU ACIYI FADO ANLATABİLİR Mİ?
Bedros Dağlıyan

Bedros Dağlıyan

Köşe Yazarı
Yazarın Tüm Yazıları >

BU ACIYI FADO ANLATABİLİR Mİ?

A+A-

                                     

 

Birkaç gündür sürekli Fado dinliyorum. İçinde bulunduğumuz bu üzücü ortamı en çok Mariza ya da Amalia Rodriguez dinleyerek atlatmaya çalışıyorum lâkin olmuyor… Ne yapsam üzerimdeki o kötücül travmayı içimden atamıyorum.

Sahi Mariza ne demişti: “Fado yalnızca müzik değil bir histir. Ben bu müziği seçmedim, bu benim kaderimdi.”

 İşte bende böyle hissediyorum. Başkasını dinlemek çokta içimden gelmiyor, ruh durumum elvermiyor işte… Debelenip duruyorum; televizyon kanallarına bakmak, gazeteleri okumak dahi istemiyorum. Hoş baksam da bir şeylerin değiştiği yok ki… Hep aynı nakarat; Cumhurun başkanı, başbakan hatta koca koca etkili bakanlar gazetecilik gününde ahkâm kesip rol çalıyorlar. Dünya gazetecilik günü kutlu olsun! Gerçek demokrasi güçlü, etkili ve gerçek habercilikten geçer; breh yani o kadar olur. Sahi, bu dediklerine kendileri inanıyor mu acaba?

Evet, fado dinliyordum ta ki bir kadının, bir kızın ağıtını duyana kadar. Kulaklarımda hep o canhıraş feryatlar var. O biteviye süren bitimsiz yakarışlar…

Amalia’yı dinlerken yoksul Portekiz sokaklarına, limanlarına gitmiyor ruhum; aksine doğunun bütün yıkılmış, tarumar edilmiş hatta kimsesizleştirilmiş şehirlerinde umarsızca dolaşıyor.

Oysa alışmış olmam gerekirdi o ölümlere, işkencelere değil mi? Yok, meğer alışmamışım, alışamamışım işte; şimdi anlayabiliyorum. Şu yaşım, tanıdığım ya da tanımadığım o kadar çok insanın ölümünü görüp, o acıyı yaşadı ki…  Ah zaten kendini sorumlu insan addeden hangimiz bu duruma seyirci kalabilir ki… Varmış ama biliyorum, biliyoruz…

Gazeteler, televizyonlar üç maymunu oynuyorlar. Ülkenin bir tarafında bir savaş sürüyor ve orantısızca tanklar, toplar ve obüslerle şehirlere kasabalara saldırılıyor. Ama yok! Tek bir haber yok! Şimdiye dek kaç insan katledildi sayısı meçhul…

Bir eğlence programına bir öğretmen katılarak ağlamaklı bir sesle “Siz oralarda eğlenirken, doğuda çocuklar, kadınlar, insan katlediliyor. Hiç mi üzülmüyorsunuz” diye serzenişte bulunuyor. Sunucu da o öğretmeni alkışlatıyor. Vay sen misin alkışlatan… Hâkim devlet hemen terör propagandasıyla öğretmene ve sunucuya dava açıyor. Kanal ve sunucu anında çark edip biz bilmiyorduk diyerek çamura yatıyor. Behey kanal, behey sunucu bari dik dur, insanlık katlediliyor.

O sokak ortasında yatan kadın geliyor aklıma. Onca çocuk doğurup büyütmüş, güzel günlerini görmüş Taybet kadın 19 Aralık 2015’te Silopi’de katledildi. Bu kadının cenazesi ancak faşist devletlerde görülebilen bir davranışla tam yedi gün sokakta bırakıldı. Ona yardım etmeye yeltenen akrabası Yusuf ’da evinin bahçesinde aynı akıbete uğradı. Eşi de ha keza… O aile annelerinin cenazesini her almaya kalkıştığında kurşunu yedi; ya öldü ya da yaralandı.

Ah Mariza, senin acı bir hisle okuduğun fado bile kâr etmez böyle zulme… Ne çok ağıt duydu bu ömrüm ne çok zılgıt… Ermenilerin, Süryanilerin, Alevilerin, Ezidilerin ve Kürtlerin ne çok ağıtı vardır bilseniz. Bu acılı coğrafyanın neredeyse bütün tarihi ağıtlarla anlatılır. Dengbejler köy köy gezer de anlatır ha anlatır…

İnsanlar ölülerine sahip çıkarak gömemiyorlar; o hakları bile devletin bir hükmüyle yok edildi. Sokağa çıkamayıp, ölülerini alamayanlara şunu reva gördüler: “Ölülerinizi üç gün içinde almazsanız biz gömeceğiz”

Anneler çocuklarının, çocuklar annelerinin kokusuna hasret gidiyor bu savaşta… Başbakan buyuruyor: ”Terör bitene dek, tek kişi dahi direnen kalmayana dek operasyon devam edecek.”

Amalia, var mı fado’un daha acısı bu kesmez beni artık…

Ah ne diyeyim ki bu televizyonlar gezi zamanı direnişlerinde de penguen belgeseli göstermemişler miydi? Şimdi de hiçbir şey yokmuş gibi, eğlence programları gırla gidiyor. Diziler aynen yayında… Yahu ölü yavru balinanın kıyıya vurduğunu bile yazan basına göre ne katliam var ne de savaş… Peki, siz gazeteciyseniz, siz köşe yazarıysanız biz neyiz? Size göre çapulcu ya da terörist yandaşıyız değil mi?

Yaşasın sizin o pespaye gazeteciğiniz…

 

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.