1. YAZARLAR

  2. Genceddin Öner

  3. "BU DARBE ALLAH'A KARŞI YAPILMIŞTIR"
Genceddin Öner

Genceddin Öner

Köşe Yazarı
Yazarın Tüm Yazıları >

"BU DARBE ALLAH'A KARŞI YAPILMIŞTIR"

A+A-

 

 Yazının başlığındaki bu ifade kim tarafından ve nerede söylenmiş olduğunu birazdan açıklayacağım ama önce toplum sosyolojisi ve erdemli insan olmanın felsefesi referansı konusunda bir iki laf etmek istiyorum. İlkel ve antik çağlarda zalim Kral ve tiranların, modernite çağında ise her türden faşist ve totaliter diktatörlerin insanlık dışı yönetimlerini şirin göstermeye çalışan ve buna çanak tutan kişiler her zaman olmuştur. Onur ve evrensel etik değerlerden yoksun davranışı gösteren adı geçen çıkarcı gurupların en büyük meziyetlerinden biri de takkiye yapmak, yalanlar üretmek ve algı mühendisliği oluşturmaktır. Bu çıkarcı, ahlak ve vicdan yoksunu gurupların yönetmeye çalıştıkları ülkelerde adil, herkesin hak ve hukukunu gözeten bir yönetim kuramadıkları için de kendi bencil iktidar hırslarını sürdürmek gayesiyle cahil ve sorgulamayan kitlelerin gözünde "haklı" ve "muteber" görünmek adına dönemin koşullarına uygun kitlelerin toplumsal algılarında yer etmiş kutsalları kullanagelmişlerdir. Mutlak iktidarları için yönettikleri toplum arasındaki farklılıkları birbirleri aleyhine kışkırtmak suretiyle, bizzat  kendilerinin yaratmış oldukları bu diz boyu eşitsizlik ve adaletsizlikler karşısında ses çıkaran onurlu ve vicdan sahibi  kişileri de bu argümanlarla vurmaya çalışırlar. 

 

Bu ülkenin kısa tarihine bir bakın. Rutine binmiş askeri darbe ve muhtıraların adeta bu ülke insanlarının başına ondan kaçınmaz bir kader olarak kanıksandığı bir bölgede yaşıyoruz. 15 Temmuz'da başlatılan askeri darbe kalkışması başarısızlıkla sonuçlandıktan sonra, her zaman muktedir ve güçlüden yana eğilip dönen kesimler, cadı kazanı kaynatmak için yeniden boy attılar. Kendi çıkarları için rakiplerini ve hasımlarını, daha önce yan yana ve kolkola yürüdükleri fakat o an konjonktürel  olarak zayıflamış ve güçten düşmüş  önceki muktedir gücün taraftarı gibi gösterme eğilimleri yeniden boy vermeye başladı. Ne acıdır ki bu ahlak düşkünü kesimler, kısa süre önce devlet içinde hakim ve muktedir bir güç olan(Gülen cemaati) kesime yaltaklananlar, onları yere göğe sığdıramayan, ceplerinde ve çantalarında bu yapının liderinin referansları ile dolaşanlar 180 derece yan çizerek bu yapıyı tukaka etmeye başladılar. 

 

Darbenin başarısız olmasıyla piyasaya çıkıp demokrasi havarisi kesilen gazeteci, yazar ve aydın diye geçinenlerin büyük çoğunluğunun sahte demokrasi çığırtkanlıklarına bakmayın. Olaki darbeciler başarılı olsaydı 16 Temmuz sabahı sizce neler yazıp çizeceklerdi? Hiç şüpheniz olmasın darbenin ertesi sabahı; "Şanlı ordumuz, Cumhuriyet tarihimizin en karanlık günlerini geride bırakarak ülkemizi uçurumun kenarından çekip almıştır.  Ülkemizin birliği ve bütünlüğü ciddi bir tehlike ile karşı karşıya kalmıştı. Şanlı ordumuz ve başındaki komutanlarımız bu gidişata dur demiştir. Şimdi birlik ve beraberlik zamanı, komutanlarımızın liderliğindeki bu yönetime desteğimiz tamdır." der, ya da muhtemelen buna benzer şeyler yazıp çizeceklerdi 

 

Büyük bir üniversitenin, isminin önünde bolca sıralanmış akademik ünvanları taşıyan ve aynı zamanda o üniversitenin rektörlüğünü de yapan bir zat, yaklaşan rektörlük seçiminde;  "acaba tekrar seçilirmiyim?" diye kendisine pay çıkarmak adına bilim etiğini ve onurunu ayaklar altına alan şu açıklamayı yapmıştı:  "Bu darbe Allah'a karşı yapılmıştır"  Hangi amaçla ve kimler tarafından teşebbüs edilmiş olursa olsun darbeler, insan özgürlüğünün, barışın ve her türlü kalkınmanın sekteye uğradığı birer zorbalıklar ve karanlıklar rejimidir. Bütün bu olaylar, insanoğlunun dünyevi hırsları uğruna iktidarda kalma ve muktedir olma ihtiraslarının, ahlaki, hukuki ve meşru toplumsal akitlerin dışına çıkarak kendilerine verilmiş silah gücünü, mevcut hükümete ve kendi halkının özgürlüğüne karşı kullanıp zorbaca yapılmış gayrimeşru bir şekilde iktidarı ele geçirmekten başka bir şey değildir. Ne mevcut hükümetin uygulamaları ilahi bir kutsiyet taşır. Ne de darbecilerin kalkışması Allah'a karşıdır. Koltuklarında yapışıp kalmak için akademik kurumların başındaki kişilerin bilim onurunu ayaklar altına alması, o ülkede bilimin hangi seviyelerde olduğunu da gösterir. Bu türden komplo ve darbelere maruz kalmamak için bu işin yegane panzehiri, evrensel demokrasi, temel insan hakları ve herkese lazım olan evrensel hukuktur.

 

Bu yazı toplam 7375 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.