1. YAZARLAR

  2. Nurcan BAYSAL

  3. “Bugün Kardeşliğin İnşa Zamanıdır” (1)
Nurcan BAYSAL

Nurcan BAYSAL

Köşe Yazarı
Yazarın Tüm Yazıları >

“Bugün Kardeşliğin İnşa Zamanıdır” (1)

A+A-

                                        

Kurban Bayramının son günü Diyarbakır Sanayici ve İşadamları Derneğinin (DİSİAD)  yardım kamyonlarıyla birlikte Suruç’a hareket ediyoruz. Kamyonların içinde binlerce kışlık ayakkabı, çorap, iç çamaşır, kazak, ped ve çocuk bezi var.

Kamyonun ardı sıra gittiğimiz minibüsteki 10 işadamının yüzlerinde derin bir endişe var. Birkaç gündür gergin olan Diyarbakır’da dün gece ufak çaplı olaylar başladı. Minibüsteki tüm Kürt işadamlarının aklı ve kalbi Kobane’de:

“Dün gece hiç uyumadık, tüm gece Kobane için ağladık."

"Dün gece çok şey değişti. Kürtlerin bu ülkeyle ilgili algıları geri dönülmez bir şekilde değişti."

“Biz bu topraklar için beraber ölmedik mi, benim halkım da şu an kuşatılmış ve eşit olmayan bir savaşın içinde. Üstelik Türkiye savaşın diğer tarafına destek veriyor. Bu öfke uzarsa sonu kötü olur.”

“Türkiye bir oyun oynuyor, sonunda herkesi yakacak.”

Yıllardır çoğunu yakından tanıdığım bu yurtsever işadamları, uzun yıllar boyunca karşılaştıkları güçlüklere rağmen Bölgede yaşamakta ve iş yapmakta diretenler. Kürt özgürlük mücadelesi Kürt sermayedarı da tüm Kürtler gibi etkiledi ve dönüştürdü. Bugün yoksullukla ilgili çalışmaların yanı sıra Bölgedeki toplu mezarların kazılmasından, mahpusların koşullarının düzeltilmesine kadar yapılan birçok çalışmaya Kürt sermayedarlar destek vermekte.

Suruç girişindeki kontrol noktasında durduruluyoruz. Polis sadece Suruç kimliklilerin geçebileceğinde ısrar ediyor. Yardım götürdüğümüzü söylemek de pek işe yaramıyor. Suruç Belediyesinden gelen bir yetkili eşliğinde bir müddet sonra Suruç’a girebiliyoruz.

“Devlet Bizi Sürekli Sınıyor” 

Yollar yoğun ve kalabalık. Sıcak bir gün. Suruç’ta dükkanların çoğu kapalı ama sokaklarda kalabalık bir insan seli var. Önce Suruç Belediyesinde bizi bekleyen Belediye Eşbaşkanı Zühal Ekmez ve BDP Şanlıurfa İl Başkanı Celalettin Erkmen ile görüşmeye gidiyoruz.

Zühal Hanım uluslararası yardım kuruluşlarından destek görmediklerini belirterek söze giriyor. “Kobene’nin düşeceğine inanmıyorum ama bu iş uzun sürecek. Konteyner kent çadır ve rehabilitasyon çalışmalarına ihtiyaç olacak. Sonuçta savaştan gelen insanlar. Diğer BDP’li belediyeler olmasaydı biz bu işin altından kalkamazdık. Burada güvenlik sorunu çıkacak. Daha şimdiden Türkiye’nin başka yerlerinden gelip buradaki çocukları kötü amaçlar için götürmek isteyenlerle karşılaşıyoruz.”

Suruç Belediyesi 80, 211 ve 30 çadırlık olmak üzere 3farklı yerde kamp kurmuş. Belediyenin kamplarında 5000 Kobaneli kalıyor. Yine AFAD tarafından kurulan Suruç’taki kamplarda da 5000 civarında Kobaneli var. Oysa AFAD kamplarında en az 9000 kişilik yer olduğunu duymuştum. Zühal Hanım: “19’unda gelişler başladı. İnsanlar devletin çadırlarına yerleşmek istemiyorlar. Algıları vardı. Türkiye’nin İŞİD çetelerine yardım ettiği düşünülüyor. İnsanlar dışarıda yatıyordu ama devletin kampına gitmiyordu” diyerek neden bu kampların boş olduğunu anlatıyor.

Tüm bu işleri koordine etmek için Antep’e bir koordinatör vali atandığını ancak bu valinin atanmasından sonra belediyenin kamu ile ilişkilerinin daha da kötüleştiğini öğreniyorum. “Suruç Kaymakamı ve buradaki vali yardımcıları ile beraber çalışıyorduk ancak koordinatör vali atandıktan sonra artık telefonlarımıza çıkmıyorlar. Biz insani temelli yaklaşımla tüm herkesle ortaklaşmak istiyoruz. Ama devlet çalışmalarımıza destek vermiyor, devlet bizi sürekli sınıyor.  Kamp için elektrik istiyoruz, devlet diyor ki bizim kampa gelsin…”

Zühal Hanım devam ediyor:

“Kobane ve Suruç birbiriyle akraba, her şeyimiz aynı, köyler ortadan ikiye ayrılmış. Gelenlerin çoğu buradaki köylere yerleşti. Köylerle birlikte en son 28 bin kişi tespit ettik, ancak bu sayı hergün değişiyor.Gelenler ve gidenler oluyor.”

(Devamı yarın)

 

Bu yazı toplam 448 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.