• Diyarbakır12 °C
  • Batman14 °C
  • Mardin13 °C
  • Bingöl8 °C
  • Bitlis7 °C
  • Elazığ11 °C
  • Erzincan10 °C
  • Şanlıurfa14 °C
  • Erzurum5 °C
  • Ağrı6 °C
  • Gaziantep12 °C
  • Hakkari1 °C
  • Muş7 °C
  • Siirt13 °C
  • Van7 °C
Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
Cezaevinde görme yetisini kaybetti
07 Nisan 2014 Pazartesi 10:58

Cezaevinde görme yetisini kaybetti

Geçirdiği yanlış ameliyat sonucu sağ gözünü kaybeden ondan sonra "KCK İstanbul ana davası"ndan 29 ay cezaevinde kalan Sevim Er, daha önce yüzde 18 görme yetisi bulunan sol gözünün görme yetisi de cezaevi koşullarından dolayı yüzde 5'e indi.

İSTANBUL -Ameliyat olması gerekirken cezaevi tarafından tedavinin olduğu başka bir hastaneye götürülmediğinin altını çizen Er, cezaevi koşullarının hasta tutsaklar için yaşanılamaz bir yer olduğunu söyledi. 

4 Ekim 2011'de "KCK İstanbul ana davası"ndan tutuklanan ve sağ gözü görmeyen hasta tutsak Sevim Er'in, tutuklanmadan önce yüzde 18 oranında görebilen sol gözünün görme oranı 29 ay kaldığı cezaevi koşullarından kaynaklı yüzde 5'e indi. Bakırköy Kadın Cezaevi'nde tutuklu bulunan, doğuştan göz tansiyonu ve ileri derecede miyop hastası olan Er, senelerdir taktığı gözlüklerden kurtulma umuduyla ameliyat olmak istedi. Yüksek göz tansiyonu olduğundan dolayı normal şartlarda lazer ile yapılmaması gereken ameliyatı lazer ile gerçekleştirilince Er, sağ gözünü kaybetti. Sağ gözünü kaybetmesine sebep olan doktora dava açan Er, dava henüz sonuçlanmadan tutuklandı. 29 ay cezaevinde kaldıktan sonra geçtiğimiz günlerde 37 arkadaşı ile birlikte tahliye olan Er, şimdi de sol gözünü kaybetmek üzere. Görme sorunundan dolayı yüzde 48 engelli olduğuna dair raporu bulunan Er'in, görme mesafesi darlığı nedeniyle, cezaevine girmeden önce yüzde 18 oranında gören sol gözünde görme oranı yüzde 5'e indi. Sol gözünde retina yırtılması riski ve katarakt hastalığı da bulunan Er'in sol gözü için yapılması gereken ameliyat ise cezaevinde olduğundan dolayı yapılamadı. Cezaevinden çıktıktan sonra doktora giderek ameliyat için randevu alan Er, gözünü kaybetme riski yüksek olmasına rağmen ameliyatı gerçekleştireceğini söyledi. 

'Gözümü kaybetme riski ile karşı karşıyayım'

Cezaevi koşullarının başlı başına bir sorun yumağı olduğuna dikkat çeken Er, acil müdahale edilmesi gereken bir sağlık sorunu yaşandığında tutsakların elinin kolunun bağlandığını ve herhangi bir şey yapamadığını söyledi. Öte yandan cezaevlerinde sağlıklı tedavi olma durumunun olmadığının altını çizen Er, "Kimi zaman bu sağlıksız tedavi olma durumu bile aylarca ertelenebiliniyor. Acilen müdahale edilmesi gereken durumlarda bile en az aradan bir hafta geçtikten sonra müdahale ediliyor" dedi. Böylesi durumlar nedeniyle cezaevi idaresi ile çok tartışmaların yaşandığını belirten Er, "Zaten cezaevinde belli hastaneler dışında herhangi bir hastaneye götürülmüyorsun. Bu hastanede hastalığını tedavi etme imkanları varsa yarım aksak bir şekilde tedavi ediliyorsun. Şayet yoksa başka bir hastaneye götürülmüyorsun. Hastalığın ile baş başa bırakılıyorsun" şeklinde konuştu. Kendisinin de riskli bir ameliyat geçirmesi gerektiğini ama götürüldüğü Beyoğlu Kuledibi Göz Hastanesi'nde ameliyat olma imkanları olmadığını belirten Er, burada sadece ilaç tedavisi yapıldığını onun dışında hiçbir şey yapılmadığını belirterek, başka bir hastaneye götürülmediği için şu an gözünü kaybetme riski ile karşı karşıya kaldığını dile getirdi. 

Kaldığı Bakırköy Kadın Kapalı Cezaevi'nde gözleri görmediği için bir çok zorluk ile yüz yüze kaldığını vurgulayan Er, cezaevinin iki katlı odalarının üst katında bulunan yatakhane bölümüne arkadaşlarının yardımı ile gidip geldiğini söyledi. Bireysel ihtiyaçlarını dahi tek başına karşılayamadığını dile getiren Er, cezaevindeyken doktora gittiğinde doktorların kendisine çok farklı yaklaştığını ve kendisinin görmediğine inanmak istemediklerini söyledi. Adli Tıp Kurumu'na tahliye edilmesi için başvurduğunda doktorların ideolojik yaklaşımı ile çok net bir şekilde karşılaştığının altını çizen Er, "Bana 'lavaboya kadar gidip gelebiliyorsun cezaevinde yaşayabilirsin', 'Görmek için kendini zorla' dediler. Bu bir doktora yakışmayan bir şeydir. Bu da ideolojik yaklaşımın ortaya konmasıdır. " dedi. Adli Tıp'ın bu tavrının tamamen siyasi bir tavır olduğunun altını çizen Er, Adli Tıp'a üç defa başvurduğunu üçünde de aynı gerekçe ile red cevabı aldığını söyledi.Sadık Topaloğlu (Diha)

 

Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
SEÇTİKLERİMİZ
Tüm Hakları Saklıdır © 2013 Tigris Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : +90 412 229 20 03-0538 334 53 75 | Haber Yazılımı: CM Bilişim