Nimetullah Yıldız

Nimetullah Yıldız

köşe yazarı
Yazarın Tüm Yazıları >

ÇIRILÇIPLAK

A+A-

                         

 

Hakikat tüm çıplaklığıyla anlatırdı kendini.

Çırılçıplak bir hakikat kelimeler ile anlatılabilir miydi?

Bu alemde "çırılçıplak" bile bir kelimeydi.

Ve de"kelimeler mananın örtüleriydi."

Bir örtü anlatabilir miydi altındaki şeyi?

Hangi gün ışığı anlatabilirdi geceyi?

Hangi gece anlatabilirdi gündüzü?

Hangi kelime anlatabilirdi sessizliği?

Hangi yalan anlatabilirdi hakikati?

Yanan bir mum anlatabilir miydi eriyip bitmeyen bir gerçeği?

Kim üstünü örtebilirdi o hakikatin?

Kim üstünden atabilirdi o örtüyü?

Kim çıkarabilirdi kendini kendinden?

Kim çıkabilirdi bu işin içinden?

İşi içinden olan biri çıkabilir miydi işin içinden?

"Kelimeler mananın kıyafetleriydi."

Var mıydı o kıyafetin içinden çıkabilen?

Var mıydı soyunabilen kendinden?

Var mıydı çıkarabilen o elbiseyi?

Var mıydı kendini kendinden soyabilen?

Bir elbise soyunabilir miydi kendini?

Bir elbise anlatabilir miydi çırılçıplak bir şeyi?

"Kelimeler hissedişlerin hapishaneleri idi"

Bir kelime çıkabilir miydi kendi hapsinden?

Hakikat tüm çıplaklığıyla anlatıyor iken kendini

Çırılçıplak bir hakikat kelimeler ile anlatılabilir mi?

Bu alemde "çırılçıplak" bile bir kelimeydi.

Hakikati kelimeler ile anlatmak, kafesi kafese koymaktan başka bir şey değildi.

Diyelim ki kuşu çıkardık kafesten;

Peki ya! kafesi çıkarabilecek miydik kuşun içinden?

Çırılçıplak bir gerçekti bu;

Ne kafese sığardı, ne de kafesteki kuşun beynine!

Çırılçıplak bir gerçekti bu;

Hiç bir gerçek sığmazdı bir yalanın içine.

Çırılçıplak bir gerçekti bu;

Yoktu, o hakikatin üstünü örtebilecek bir kelime.

"Çırılçıplak" denilerek söylenemezdi,çırılçıplak bir hakikat.

Bu alemde "çırılçıplak" bile bir kelimeydi

"Çırılçıplak" denilerek örtülemez idi, çırılçıplak bir hakikat.

Kelimeyi kelime eden manasıydı değil mi?

"Çırılçıplak bir gerçekti bu;

Manayı manasından eden de kelimeydi.

Robin tüm çıplaklığıyla hissetmişti bu gerçeği.

Kadim dostu Henry bir keresinde şunları söylemişti:

***

Bile bile Henry.

Hiç bir şey bilmediğimizi bile bile soyunduk bilgeliğe.

Soyunmak bile tüm çıplaklığıyla anlatıyor iken ayıbımızı.

Cehaletin fistanını giydik bile bile.

 

***

Kavrayamayız her şeyi, Henry.

Bu hayat kavramsal çünkü

Kavramlarla izah edebilir misin?

Kavramlardan ötesini.

 

***

İşte böyle Henry

Gece gündüzün; gündüz gecenin üstünü örter.

Ama hiç bir şey hakikatin üstünü örtemez.

 

***

Hayat, kapalı perdeler ardında sahnelenen bir oyundur.

Perde kapanınca değil; açılınca son bulur.

 

 

 

Bu yazı toplam 6753 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.