1. YAZARLAR

  2. Süleyman ÇİFTÇİOĞLU

  3. Çocuk bulma kurumu
Süleyman ÇİFTÇİOĞLU

Süleyman ÇİFTÇİOĞLU

Köşe yazarı
Yazarın Tüm Yazıları >

Çocuk bulma kurumu

A+A-

Bir siyasi partinin işi kaybolan çocukları arayıp bulmak değil elbet. Fakat çocukların kaybolmasına  ön ayak  olmamak da lazım değil mi?

Yüreği yangın yerine dönmüş anaların çağrısına verilen cevaplar doğrusu sadece o anaların değil bizlerin de içini fazlasıyla acıttı. Selahattin Demirtaş eylemdeki bazı ailelerin devletten para aldığını iddia etti ! Ertuğrul Kürkçü o soğuk yüz ifadesi ile, kendilerinin kaybolan çocukları bulma kurumu olmadığını beyan etti. Sırrı Sakık haberimiz yok dedi. Altan Tan ise alaylı bir tavırla, başbakan, Gül ve Arınç’ın kaybolan çocuklardan dolayı çok üzüldüklerini söyledi. Ortada bir dram var ama olaya yaklaşım tarzında traji komik unsurlar yoğunlukta. Özellikle Demirtaş’ın çözüm sürecine yönelik son zamanlardaki tavrı ve açıklamaları endişeleri artırıcı düzeylere vardı. Gerçi son yaptığı açıklama tansiyonu biraz düşürdüyse de daha önemli adımların atılması gerektiği de bir gerçek. Özellikle bazı bakanların Diyarbakır’a çıkarma yapıp ’çözüm süreci’  ile ilgili bambaşka bir boyuta geçişin sinyallerini verdiklerini göz önünde bulundurunca  BDP kanadının da söylediklerinde daha dikkatli olması gerektiği açıkça görülüyor.

 BDP başbakanın ve partisinin çözüm süreci ile ilgili samimiyetsiz olduğu söylemini terk edip bir an önce sürece ne gibi bir katkı sunabileceğinin yollarını aramalıdır. Sürecin ağır işlemesi bir takım bahanelere yol açmamalıdır. Çünkü açıktır ki  Ak parti’yi çözümün bir tarafı olmaktan çıkarmaya çalışmak bu meseleyi  kör kuyulara atmakla eş değerdedir.  Herhalde BDP ileri gelenleri  Bahçeli ve Kılıçdaroğlu gibi siyasetçileri (!) bir çözüm aracı olarak görecek kadar saf değillerdir.

 Bahçeli çözüm sürecini bir ihanet projesi olarak tescillemiş, Kılıçdaroğlu ise daha geçenlerde Kürtlerden oy alamadığı için onları ‘akıl tutulması’ ile suçlamıştı! Ayrıca çıktığı bir TV kanalında partisinin 17 maddelik Kürt raporundan 2 maddeyi bile sayamaması  hem kendisinin ve hem de CHP’nin konuya nasıl bir ciddiyetle baktıklarını göstermesi açısından  bir ibret vesikasıdır.

 BDP hiçbir şahsın ve partinin sınırsız krediye sahip olmadığının bilinciyle hareket etmeli ve kendisine destek veren kitlelerin beklentilerine uygun hareket etmelidir. Öncelikle yapması gereken ise dağa giden çocukların bir an önce ailelerine kavuşturulması  için girişimlerini hızlandırmasıdır.

Süreçte yeni dalga

Bakanların Diyarbakır’da süreçle ilgili çalıştayda verdikleri mesajlar gerçekten umutlandırıcıydı. Yapılan konuşmalardan sadece son günlerde dağa giden çocukların değil, dağdaki bütün gençlerimizin geri getirilmesi ile ilgili  çalışmaların yapıldığı anlaşılıyordu. Diyarbakır’da çözüm sürecinde yeni bir dalga oluşurken; Lice’de meydana gelen olaylarda  2 kişinin ölmesi süreçte tehlikeli bir başka dalganın da varlığını ortaya koyuyordu.

 Ülkede kaos meydana getirmeye çalışan karanlık yapılar, isteyip de yapamadıkları kalkışmayı Lice’de yapmaya çalışıyorlar diye düşünmeden edemiyorum doğrusu…

 Samimiyet testinden geçtiğimiz bu günlerde herkes attığı adımlara dikkat etmeli!

Bu yazı toplam 1182 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.