1. YAZARLAR

  2. NURİ SINIR

  3. COŞKU VE HÜZÜN
NURİ SINIR

NURİ SINIR

Köşe Yazarı
Yazarın Tüm Yazıları >

COŞKU VE HÜZÜN

A+A-

 

24.Nisan.2015 günü,Ermeni halkının1915 te Soykırıma uğratılmasının, 100.cü yılı Diyarbakır'da coşku ve hüzünle anıldı..

    Coşku vardı,çünkü yapılan davete gelen insanlar,bu anmaya,  geleceğe  baktıkları umutla katılıyorlardı.Neydi bu umut? Yaşadıkları bu kentin mozaiğinde, Ermeni'lerin büyük bir ağırlığı vardı.Ermeni'ler bu kentli idi.Bu bölgeliydiler.Bu bölgenin yani Kürdistan Coğrafyasının her yerinde,illerinde,kasabalarında,köylerinde dedeleriyle,atalarıyla beraber yaşamışlardı.Aynı kenti,aynı ilçeyi,aynı köyü,sokağı,caddeyi paylaşmışlardı..Beraber,gülmüş beraber ağlamıştılar.Bu günleri ve gelecekte tekrar o günler gibi, beraber yaşamanın umuduyla coşkuluydular.

 Kürdistan'ın neresinde, kiminle,kimlerle konuşursanız,çevrelerinde yapılan katliamlarla ilgili anlatılan çok şey duyarsınız.Her köşenin,her dağın,her vadinin,her nehrin,her mağaranın,her düdenin,her uçurumun........her yerin bu katliamlarla ilgili bir hikayesi vardır.Dedem Osmanlı ordusunda 13 yıl askerlik yapmıştı. Hasankalede,Rus ordusuyla yapılan çarpışmalarda yanında beraber askerlik yapan kardeşini kaybetmiş,kendisi de Rusl'ara esir düşerek  Moskova'ya götürülmüştü.Dört yıl bir Rus’un çiftliğinde  hayvanlarına bakmış ve bir gün kaçmayı başarmıştı.Kafkasya üzerinden,4 ay 18 gün yaya,genellikle geceleri yol alarak 

Sultan Şeyhmus'a (Mardin) ulaşmıştı.Bu yolculuk esnasında gördüğü,şahit olduğu vahşetleri,yürüyüş güzergahında köpeklerin yediği,kokusundan uzaklardan yürümek zorunda olduğu insan cesetleri, yaşadığı onca acılara rağmen unutulmazlarının başındaydı.Nenem ketumdu.Konuşmazdı bu konuları. .Sorduklarımıza cevap vermezdi."Kapatın bu konuları, konuşmayın" Acılıydı.Tüm yaşadıklarını,tüm acılarını içine sindirmiş,adeta bastırmıştı.Kolay değildi elbette.Onca acıyı görüp yaşadıktan sonra bunları bir daha konuşmak.Bunları yazarken bile,Nenemin yaşadıkları bana büyük acılar veriyor.Kahrediyor.İnsana,insanlığa 

bu acıyı reva görenleri düşündükçe,insanın insanlığından utanası geliyor.Bunu yapanlar,yaptıranlar insan mıydılar?.İnsandan böyle vahşi yaratıklar nasıl çıkmış.? Çıkıyor işte.Çıkmış.Öğünerek gittiği yerlerde anlatmayı da marifet saymış.Bunları,bunlardan kimilerini Koçgiride,Dersimde,Ağrı'da,Sason'da, Şeyh Sait İsyanında ve en sonda da Diyarbakır 5 Nolu ceza evinde görmedik mi?Kürdistan'da süren son otuz yıllık savaşta,yine toplu mezarlar,yine sürgünler,,faili devlet kaynaklı cinayetler görmedik mi ?

     Tarihçiler,yorumcular,Adolf Hitlerin iktidarında,Almanya'da, Yahudi'lere karşı

yaptığı soykırımın,esin kaynağının 1915 te Anadoluda Ermeni ve Süryani halkına yapılan soykırım olduğunu söyler,yazarlar. Alman şansölyesi Willy Brand iktidar da iken soykırım anıtının önünde dizleri üzerine çökerek Yahudi halkından,Alman Devleti adına özür diledi.Ne kaybetti.? Bana göre çok şey kazandı.En başta Dünyaya insan olduğunu gösterdi.Çünkü

katliamı yapan,katliamdan sorumlu olan kendisi,kendisinin yönettiği Alman Devleti değildi.Faşist Hitler idi,ve temsil ettiği Faşist ideoloji idi. Bu ülkeye,yani yaşadığımız  ülkeye gelince; Papa 100.yılda bir açıklama yaptı."soykırım"dedi.Herkes ayağa kalktı."Vayyy papa bunu nasıl der ?" Akabinde Rusya Devlet başkanı Putin,Fıransa Devlet Başkanı Hollande ve başkaları.Allahtan Obama aynı şeyi söylemedi.Yoksa tüm dünyaya savaş ilan etmeleri işten bile değildi.En sonunda,nihayetinde Türkiye Cumhuriyetinin Cumhurbaşkanı sayın Recep Tayip Erdoğan şöyle bir açıklama yapmak zorunda kaldı."20.Yüzyılın başındaki koşullarda hayatlarını kaybeden Ermenilerin huzur içinde yatmalarını diliyor,torunlarına taziyelerimizi iletiyoruz." Başbakan Davutoğlu'da "Bütün Ermenileri ve Türk-Ermeni dostluğuna inanan herkesi yeni bir başlangıca katkı yapmaya"çağıran açıklaması geldi.Ne kaybettiler ? Bence

attıkları adım ile geleceğe bir umut aşıladılar.Demek ki,suçlu toplumlar değil,top-

lumları yöneten yöneticilerdir.Yöneticinin olumlu ve olumsuz açıklaması toplumu

iyiye ve kötülüğe yönlendirebiliyor.

     Tüm yaşanılanlara,yapılacaklara rağmen,Ermeni halkının belleğine yazılmış 

olan ve oluşan travmanın silinmesi olanağı yoktur.Devletçe yapılanları kabul etmek ve halklar arasında kardeşliği tekrar tesis etmek,acılarını nispeten hafifletir. İbadetgahlarını, mallarını, kültürel miraslarını ve tekrar kendi anavatanlarında yaşama şartlarını oluşturmak,başta Devletin,sonrada burada yaşayan halkların temel görevidir.Gelir veya gelmezler,o,onların bileceğidir. Yeterki bu Devlet inkar politikasından vazgeçerek,geleceğe doğru yeşerecek umutları yeşertsin.

        Kürdistan Özgürlük Partisi (PAK)  şunu der:"Kürdistan coğrafyası yalnız Kürt'lerin değil.Bu coğrafyada yaşayan Ermenilerin,Süryanilerin,Ezidilerin

Türkmenlerin,alevilerin ve tüm farklı inançların ülkesidir."Yukarıda sıraladığım temennilerin tümünün özeti bu değilmidir.?,

     Son verirken,katliamda Ermenilere yardım etme cezasının idam olduğu o zorkoşullarda, sahip çıkan,onları evlerinde saklayan, yardım eden Kürt'leri yad etmemek büyük haksızlık olur. Karşılığında rant ve malları için zulme ortak olanları da lanetlememek de aynı haksızlıktır.

 

Bu yazı toplam 7673 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.