1. YAZARLAR

  2. NACİ SAPAN

  3. Çözüm süreci, Kürtler ve parlamento
NACİ SAPAN

NACİ SAPAN

Köşe Yazarı
Yazarın Tüm Yazıları >

Çözüm süreci, Kürtler ve parlamento

A+A-

Yürüyen yâda yürüdüğü söylenen, ancak zaman zaman sıkıntıya veya kesintiye uğradığını düşündüğümüz çözüm sürecinin kalıcı bir temele oturması için yapılması gerekenler nelerdir?

İktidarın ‘net’ ifadelerine rağmen, çözümün başarılı bir şekilde sonuçlanacağı yönünde henüz çok net karşılıkların ortaya çıkmamış olmasından dolayı, önümüzdeki zaman diliminde sıkıntıların yaşanabileceği gibi bir durumu öngörmek mümkün.

Hala karşılıklı bir ‘güven’ sorununun olduğu hem iktidar hem de PKK kanadından yapılan açıklamalardan yansıyor.

Bizim de varlığını hissettiğimiz ‘Güven’ ve ‘Endişe’ sorununun iki taraflı ortadan kaldırılması için yapılması gerekenlerin artık çok net tartışılması, konuşulması, birlikte yaşam algısının ve pratiğinin tesis edilmek istendiği bu dönemde, halkların geleceğinin teminatı açısından son derece önemli.

Bu aşamadan sonra yapılması gerekenler nelerdir?

Yapılacak tartışmalar, öneriler, asgari müştereklerde buluşma ve çözüm noktalarının tespiti neler olmalıdır?

 

Çözüm sürecinin bundan sonraki aşamalarının daha açık bir platformda, özellikle de parlamento çatısı altında, toplumun tüm kesimleri olmasa dahi, büyük bir kesimi tarafından kabul görecek şekilde bir tablonun içine oturtulması daha ön açıcı olacaktır diye düşünüyorum.

 

Gelinen aşamada siyaset kurumunun ve muhataplarının, en önemlisi de toplumun bunu tartışmasında yarar olacağı düşüncesindeyim. İktidarın şimdiye kadar tek taraflı yürüttüğü sürecin muhatapları olarak bilinen İmralı ve Kandil’in de durumdan çok memnun olmadığını yaptıkları açıklamalardan anladığımız sürecin daha sağlıklı bir temele oturtulması yönünde atılacak adımlar mevcut gerilimlerin de önünü keser. Her an çatışmalı bir ortamın olma ihtimali halen tartışılıyor ise, yürüyen sürecin içinde karşılıklı kabul görmeyen bir takım unsurların olduğunu görmek ve kabul etmek gerekiyor.

Kürtlerin haklarından kaynaklı sorunlarının çözümünün başkanlık yâda yarı başkanlık sisteminde daha sağlıklı olabileceği görüşü/dayatması, her neyse, çözümün şifrelerinin böyle bir aşamaya devir edilmek istenmesi gibi bir durumun varlığı sıkıntıların devam edeceği anlamına gelir ki, sıkıntıların varlığını ortadan kaldırmanın en önemli adresi parlamento olacaktır. MHP için çok fazla bir şey söylemiyorum ancak, CHP ve HDP’nin yeni dönemde bu sorumluluğu birlikte yüklenerek çözüm sürecinde etkili bir rol oynamaları gerekiyor.

HDP zaten meselenin içinde ve yakın duruyor. Cumhuriyet Halk Partisinin de kurultaydan çıkardığı sonuçlar çerçevesinde bakış açısını netleştirerek, sosyal-demokrat, daha sol bir mantaliteyle Kürt meselesi başta olmak üzere, ötekileştirilen, ayrıştırılan, devre dışı bırakılmak istenen bütün kesimlerin meselelerinin çözüm adresi olabileceğinin işaretlerini çok net yansıtmalıdır.

Toplumun bu kesimlerinin CHP’den beklentisi de bu yöndedir. Uzak duruşların nedeni ise, bundan önceki süreçlerde sorunların çözümünün adresi olabileceği işaretlerini vermemiş olmasıdır.

Bence bu işareti vermenin zamanıdır. Toplumun tüm kesimlerinin farklı hassasiyetleri, CHP’nin kalbinde ortak hassasiyetler olarak kabul görmelidir. İşte o zaman gerçek sosyal-demokrat bir parti olarak bu kesimlerin gönlünü yeniden kazanabilir. 

Bu yazı toplam 727 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.