1. YAZARLAR

  2. Şeyhmus DİKEN

  3. Devlet Kenti Tanıtırsa!
Şeyhmus DİKEN

Şeyhmus DİKEN

Köşe Yazarı
Yazarın Tüm Yazıları >

Devlet Kenti Tanıtırsa!

A+A-

Diyarbakır Valiliği iki “Belgesel” film ile kentin tanıtımını yapmaya karar vermiş. Öğrenebildiğimiz kadarıyla da valilik 600 bin lira da bütçe ayırmış bu projeye.  Belgesellerin ilki “Surlar” ana temalı olacakmış ve Diyarbakır’daki kültür varlıkları, surların tarihçesi ve surlar” anlatılacakmış. İkincisi ise şehrin manevi değerlerinden addedilen inanç mekânları “bölgenin İslam dini ile şereflenmesinin anlatıldığı bir inanç tarihi”  belgesel filmi olacakmış.

Buraya kadarı gayet normal. Devlet ve devletin hem bürokratik manada hem de siyasası manasında şehirlerde en üst örgütsel makamı olan valiliğin görevlerinden biri de bu ve benzer tanıtım işlerdir tabii ki!

Valilik bu işi devletin bir başka kurumu olan TRT ile yapmaya karar vermiş. Bunun için de trt genel müdürünün katılımıyla bir de protokol yapılmış.

Merak edip okudum; TRT’nin 2954 sayılı kuruluş kanununun 9. Maddesinin e bendinde yazılı olduğu kadarıyla; kurum kültür, sanat, bilim, eğlence ve benzeri türlerde eğitici, aydınlatıcı ve eğlendirici nitelikte haber ve yayınlar yapar deniyor. Demek ki trt bugüne kadar bu işleri zaten kuruluş kanunu gereği kendi işi ve görevi addederek zaten yapmış ve yapıyor da!

Bu da tamam. Peki o halde burada sıkıntı ne? Diye sorulabilir. Sıkıntı şu:

Yurttaşın ödediği vergilerden bütçesi oluşmuş ve asli görevi olan işleri yapmaya hem muktedir olan, hem de anılan işleri yapmak görevi olan bir kuruma devletin bir başka kurumu neden para transfer ederek “iş” yaptırmaya yeltenir! Sanırım asıl sorgulanması gereken konu bu!

Valilik böyle bir bütçeyi kentte ya da dışarıdan bir takım profesyonel kurumlar veya kentin bu işi hakkıyla yapabilecek sivil toplum kuruluşları, şirketleri üzerinden yapamaz, yaptıramaz mı(ydı)? Elbette yapardı / yaptırırdı ve çok da iyi olurdu. Kent, sivil kurumlar üzerinden devlet bakışının dışında daha objektif tanıtılabilirdi. Ayrıca böyle bir bütçe ile kente girdi de sağlanabilirdi.

Bu gibi çalışmalardan bilgi birikimimizle ve geçmiş örneklerden anımsadığımız şudur. Kentin bilgi ve birikim sahibi şahsiyetleri ve kurumları sırf kent sevdası nedeniyle hiçbir karşılık ödenmeden amiyane tabiriyle “gaza getirilerek” kullanılmakta!  Öte yandan kamu kaynakları seferber edilerek yapılan bu ve benzeri işlere ayrılan bütçeler de işin sorumluları tarafından adeta “(p)iç” edilmektedir.

Diyarbakır’da bir stk; Diyarbakır Tanıtma Kültür ve Yardımlaşma Vakfı tarafından 2014 İlkbaharında 23 dakikalık “Diyarbekir, şehir ve insan” belgeseli yapıldı. (Merak eden DİTAV’dan hiçbir bedel ödemeden belgeselin dvd’sini alabilir. Ya da Youtube’den izleyebilir.) Üstelik Valiliğin iki adet 50’şer dakikalık yapmayı programladığı belgesellerin 20’de biri kadar bir bütçeyle. Diyarbakır’daki bir profesyonel şirket bu çalışmayı hazırladı. Gönüllü katkılar alındı. Ve belgesel çıktı ortaya. Üstelik kıt olanaklarla ve Valilik dâhil kurumsal destek taleplerine de yanıt dahi verilmedi. Yine bildiğim kadarıyla; Ticaret Sanayi Odası ve Tigris Haber Gazetesinin sağladığı kısıtlı katkıların dışında…

Valilik şunu anlamak zorunda! Eğer kamu kaynakları kentin tanıtımı için bütçelendiriliyorsa bu para bu bütçe kentin sivil, ticari, kültürel ve entelektüel dinamiklerine açılmalı. “Ben senaryomu kimseyle paylaşmam, sadece kurumlardan ve şahsiyetlerden ne istediğimi söylerim. Onlar da yardımcı olursa olur. Olmazsa ben de yapabildiğim kadarıyla yaparım” buyurgan üslubuna sahip belgeselci devlet memurlarıyla elbette belgesel yapılır, yapılmaz değil. Ama devletin bir elindeki parası, devletin bir başka kurumuna ve kimi memurlarına transfer olur. Ortaya çıkan iş de şimdiye kadar yapılan ve devlet propagandasını aşmayan işlerin bir benzeri olmaktan öteye gitmez.

Şehri üzerine kafa yoran ve işler yapan bir sorumlu şahsiyet olarak sözüm şudur: Jenerikte teşekkür faslında adın / adımızın telaffuz edilmesi devri yıllardır yapılıyor. Ben şahsen epeydir noktaladım da! Artık nokta koymak zamanıdır.

Bilginin kıymetini bilenler, bilir ki; bilgi dünyada en pahalı ve değerli birikimdir. Bilgi, kolay birikmiyor. Kimse bilgimizi hoyratça ve keyfiyetle kullanmaya kalkmasın. Kerameti kendinden menkul kurumsal memurlar da dâhil. Bilginin değerini bilsinler / bilin lütfen… Bilin ki ortaya çıkan işler altına özgüvenle imza atılacak işler olsun…

 

Bu yazı toplam 1068 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.