• Diyarbakır10 °C
  • Batman11 °C
  • Mardin12 °C
  • Bingöl7 °C
  • Bitlis5 °C
  • Elazığ11 °C
  • Erzincan9 °C
  • Şanlıurfa13 °C
  • Erzurum4 °C
  • Ağrı8 °C
  • Gaziantep14 °C
  • Hakkari12 °C
  • Muş6 °C
  • Siirt11 °C
  • Van6 °C

Fevzi Karadeniz / köşe yazarı

12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
Fevzi Karadeniz / köşe yazarı

DİRENİŞTEN MECLİSE! (1)

07 Şubat 2015 Cumartesi 11:09

             

Kürtler direniyor.  Dağda, ovada, meydanda, caddede, sokakta,Kobani’de….HEP’ten DEP’e, HADEP’ten HDP’ye legal demokratik alanda direniyorlar. Bu kez yalnız da değiller. Bir başka direniş geleneğinden gelen, 15-16 Haziran’ları, 1 Mayıs’ları  yaratan ve onları Gezi ile birleştiren Türkiye’nin sol-sosyalist, devrimci, demokrat güçlerin bir kesimiyle, dayanışmaya  inanan emekçileriyle birlikteler. Birlikte Meclise girecekler,  orayı halkın kürsüsüne çevirecekler.

Evet, Türkiye bir kez daha seçim atmosferine girmiş bulunuyor. Yerel seçimler, Cumhurbaşkanlığı seçimleri ve şimdi Genel seçimler.

     Bu seçimler getireceği, götüreceği birçok bakımlardan önceliklerden önemli. Oluşacak yeni Meclis aynı zamanda Yeni Anayasayı yapacak. Nasıl bir Anayasa? Ne kadar demokrasi, ne kadar özgürlük getirecek? Bu seçimler  onu da belirleyecek.

     Öte yandan AKP çoğunluğu elde  edebilecek mi?  Ederse, Başkanlık sistemine geçecek mi? HDP barajı aşabilecek mi? Nasıl bir bağlaşıklık politikasıyla barajı aşabilir? Aşmazsa ne olur?

     Bu soruları çoğaltmak mümkün ama bu kadarı bile önümüzdeki günlerin nelere gebe olduğunu izaha yeterlidir sanırım.

     Sondan başlayalım: Gerçek anlamda bir barış, demokratik bir Türkiye, geniş özgürlükçü bir ortam, AKP’nin Başkanlık sevdası, her şey, ama her şey HDP’nin seçim öncesinde –yani bugünlerde- takınacağı tavra, geliştireceği ilişkilere, kuracağı ittifaklara, göstereceği adaylara, yapacağı çalışmaya ve alacağı sonuçlara bağlı.

     Bir ihtimal HDP’nin barajı geçememesidir ki, bu durumda da kıyamet kopmaz. Yeniden silaha başvurulmaz, ortalık karışmaz. Siz bakmayın devlet-hükümet yetkililerinin şantajlarına, Demirtaş’ın açıklamalarını çarpıtmalarına, yıpratma kampanyalarına…”Açılım” denen süreç de bugünkü gibi “kör-topal” yürür.

     Nedeni basit:  Savaşın da, sürecin de karar alıcısı HDP değil. Ama Kürt siyasi hareketinin, giderek Türkiye demokrasi güçlerinin bu büyük potansiyelinin parlamentoya yansımaması elbette ki, önemli bir kayıp olur.

     Başka bir söylemle AKP’nin tek başına çoğunluğu alma olanağı doğar. Yeni Anayasayı kendi yapacak. Başkanlık sistemine geçecek, egemenliğini pekiştirecek. Oyları yetmezse yakın arkadaşı MHP’nin desteğini alacak. HDP’nin olmadığı Parlamentoda buna bahane bulabilecek.

     Biz şimdilik bu ihtimali, bu kötü senaryoyu gözden uzak tutmadan bir yana bırakalım, madalyonun öte yanına bakalım:

     HDP Proje olarak önemli bir oluşum. Amaçları, hedefleri, insan merkezli yaklaşımları özellikle Cumhurbaşkanlığı seçimleri sırasında Selahattin Demirtaş’ın performansı, inandırıcı kişiliğiyle birleşince geniş kesimler üzerinde de bir ilgi ve sempati uyandırdı.

     Türkiye halklarına, farklı inanç gruplarına, hayat tarzlarına daha özgür, yeni bir yaşam öneren söylemler tuttu denebilir. Ne ki, bu güzel ve kucaklayıcı sözlerin  henüz içi doldurulmuş değil.

     Ekonomide, eğitimde, sağlıkta, ulaşımda, çalışma yaşamında, paylaşımda somut olarak neyi vadediyor ? On milyonlarca işsiz var ülkede. Çareleri, çözüm önerileri nelerdir?

     Türkiye’de sendikalaşma oranı sadece yüzde 4. Yani her yüz çalışandan sadece 4 tanesi sendikalı. Milyonlarca emekçi “memur”  adı altında sendikal haklarından yoksundur. Taşeronlaşma beraberinde mafyalaşmayı getirmiş, işçiler zorba firmaların insafına terkedilmiş durumda. HDP emek dünyasına  ne öneriyor?

     Kırsala yönelik Programı, projeleri var mıdır? Buğdayın, pamuğun, fındığın, çayın, zeytinin, üzümün, narenciyenin üreticilerinin sorunları biliniyor mu? Ölen hayvancılık nasıl yeniden diriltilebilir?... Bu kesimlerin kooperatifleriyle, dernekleriyle, meslek kuruluşlarıyla, daha da önemlisi doğrudan kendileriyle ilişkiler var mıdır?

     Gençlere, kadınlara, çocuklara, yaşlılara, engellilere genel, güzel sözler dışında nasıl bir hayat sunuluyor? Eğitimleri, oyun alanları, çalışmaları, barınmaları, korunmaları, moral ihtiyaçları için neler yapılacak ?Yaşamları nasıl kolaylaştırılacak?

Beş  milyondan  fazla  Türkiye’linin  yaşadığı  Avrupa alanı  için özgün düşünceleri,projeleri nelerdir? Nasıl bir çalışma  öngörmektedir?.

     HDP açık, net, anlaşılır bir Program ve Projelerle halkın karşısına çıkmalı. Sadece itiraz eden muhalif parti kimliğinden iktidara alternatif konuma yükselmeli. Halkın her kesiminden insanın doğrudan ilgi alanına girmeli; maddi-manevi ihtiyaçlarına cevap verebilmeli.

-İlkokuldan Üniversite bitimine kadar tüm öğrencilere burs.

-İşsizlerin toplu taşıma araçlarından ücretsiz yararlanması.

-Tüm evsizlerin devlet tarafından ev sahibi yapılması.

-Asgari ücretin ve emekli maaşlarının iki katına çıkarılması.

-Konutlarda kullanılan suyun bedava olması.

     Halkın doğrudan günlük ekonomik yaşamı ve geleceğiyle ilgili bu iyileştirici önlemleri sosyal, kültürel, çevresel alanlara da yayarak yüzlerce kere çoğaltabiliriz.

     Mevcut düzen partileri, naif gazeteciler “kaynak nereden?” diye soracaklar. Bu ülkenin kaynakları yanında önerilenler denizde damladır. Bir tek ordunun, diyanetin bütçesinin yarıya indirilmesiyle elde edilecek kaynak milyonlarca insanın refahı için yeterlidir. Ayrıca ikna edilmesi gereken iktidar çevreleri, onların sözcüleri değil, halkın kendisi olmalı. Açıkçası bu da kolay değil.

     Türkiye’nin adını anmaktan imtina ederek “Anadolu, Mezopotamya halkları” sloganlarıyla, “Kürt, Ermeni, Süryani-Keldani, Laz, Çerkez” diye sıralayıp Türkleri unuttuğumuz bildirilerle, söylemlerle Trakya’daki, Ege’deki, Karadeniz’deki insanlara gidemeyiz. Gideriz, güven veremeyiz. Derdimizi anlatamayız. Oy alamayız.

*Avrupa Barış ve Demokrasi Meclisi (ABDEM) üyesi

 (DEVAMI YARIN)

Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
SEÇTİKLERİMİZ
Tüm Hakları Saklıdır © 2013 Tigris Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : +90 412 229 20 03-0538 334 53 75 | Haber Yazılımı: CM Bilişim