1. YAZARLAR

  2. Mehmet Mercan

  3. Diyarbakır nasıl kurtulur?
Mehmet Mercan

Mehmet Mercan

Köşe Yazarı
Yazarın Tüm Yazıları >

Diyarbakır nasıl kurtulur?

A+A-

                   

                          

                           

Geçtiğimiz günlerde artarda yazılarla Sur İçi Diyarbakır’da yitirdiğimiz değerleri yana yakıla anlatmaya çalışırken bir de “Acil çağrı “ yapmıştık.

Tam da bu günlerde  Dicle Üniversitesi Çevre Sorunları Uygulama ve Araştırma Merkezi’nin bir raporu düştü internet ortamına.

İlginç tespitler ve önemli önerilerle dolu bir rapor.

Meğer rapor aylar öncesinde hazırlanmış.

Kentsel sit alanı olan Suriçi ve birlikte planlanması düşünülen Hevsel Bahçeleri ve Dicle kültürel peyzajı alan yönetim planının hazırlanması çalışmalarına katkı amaçlı rapor, “Büyükşehir Belediyesi Diyarbakır Kalesi ve Dicle Kültürel Peyzajı Alan Yönetimi Başkanlığı'na” da sunulmuş…

Güzel bir çalışma.

Güzel’in ötesinde, böylesi akademik bir kurumun hazırladığı ve bir bakıma “gereği yapılmak üzere” ilgili kuruma sunulan rapor elbette önemli.

İlginç tespitler var raporda;

Raporu hazırlayan merkezin Müdürü sayın Prof. Dr. Kemal Güven, kentte plan dışı, kaçak ve düzensiz yapılaşmaların dikkat çekici boyutlara ulaştığının raporda yer aldığını, bunun tarihi dokuyu zedelediğine dikkat çekildiğini anlattıktan sonra şu tespitleri yapıyor;

“Dağkapı'dan Urfakapı'ya kadar, surlar boyunca kötü görünüm sergileyen surlardan daha yüksek binalar inşa edilmiştir. Ayrıca Benusen burcundan Mardinkapı'ya kadar surlara bitişik gecekonduların yapımı engellenememiştir. Bunlar, görsel kirlilik oluşturmaktadır. Yapılaşmada kat farklılıklarının önlenmesi, cadde ve sokaklarda ölçü ve plana uygun inşaatların yapılması gerekir. Ruhsat verilirken tam uygunluk aranmalı ve denetim sağlanmalıdır. 2004 yılında başlatılan imar mastır planı eksiksiz uygulanmalıdır…”

Dicle Üniversitesi Çevre Sorunları Uygulama ve Araştırma Merkezi Müdürü Sayın Prof. Dr. Kemal Güven’in Kırklardağı ile ilgili çok, ama çok önemli bir tespit ve önerisi de var;

 “Kırklar Dağı nın Kent kültüründeki önemi tartışılmaz. Kitaplardaki şu ifadeye dikkat çekmek isterim: Kadim Amida'da Kırklar Meclisi (kentte, esnafın, zanaatkârların, çiftçilerin temsilcilerinden oluşurdu) kentin sorunlarını o yıl yapılacak imar faaliyetlerini, açılacak yeni ibadet yerlerini halka sunmak için hummalı bir faaliyet yürütürdü. Newroz Bayramı Kırklar Dağı'nda kutlanırdı. Bu kutlamalara kentin tüm dini mensupları hep birlikte katılırdı. Meşaleler yakılır ve bu görkemli kutlamalar esnasında  Kırklar Meclisi o yıl yapılacak faaliyetleri ve etkinlikleri halka sunardı...

İşte Kırklardağı’nın böylesi önemli bir misyonu vardı.

Şimdi diyoruz ki; Kentin kültürel ve tarihi değerlerinin olumsuz etkilenmemesi için halkın bilinçlendirilmesi, eşsiz güzellikteki On Gözlü köprü siluetini etkileyen ve Diyarbakır için kültürel ve tarihi değere sahip Kırklar Dağı'ndaki yapıların inşaatı derhal durdurulmalı ve hemen yıkılması için girişimlerde bulunulmalıdır…"

Bu raporu okurken 1960’lı yıllarda Belediye Encümeni’nce alınan, ama bir türlü uygulanmayan bir kararını anımsadım…

Bu günlerde yıldönümü yaklaşan, 27 Mayıs 1960 Askeri ihtilali sonrasıydı.

Önceki yıllarda çok başarılı bir “Belediye İktisat Müdürlüğü” görevi yürüttüğü için halkça çok sevilen Felat Cemiloğlu  Belediye Başkan vekilliğine atanmıştı. Rahmetli Cemiloğlu, çok isabetli bir kararla kentin sur içinin tümüne dokunulmazlık kazandırılmasını sağladı. Alınan bir encümen kararına göre sur içinde kesinlikle kimseye inşaat izni verilmedi. Hatta kimsenin eski yapıların görünüşünü bozacak bir değişiklik yapmasına da...

Amaç; Diyarbakır sur içinin tarihi dokusunu bozmamak ve Diyarbakır’ı Dünyanın en büyük Açık Hava Müzesi’ne dönüştürmekti...

Olmadı. Sonraki yıllarda, yönetime gelen başkanların hiçbiri bu kararı hatırlamadı bile. Dahası, kente çevre köy ve ilçelerden hızlanan göçü ranta dönüştürme gayretleri başladı. İşin içine politik hesaplar da girince kentin dokusu iyice bozuldu. Diyarbakır’ın sur içi ve surların çevresi, kısa zaman içinde rahmetli şair İhsan Biçici’nin deyimi ile Gecekondu Ormanı’na döndü…

 

Bu yazı toplam 887 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.