1. YAZARLAR

  2. İbrahim GENÇ

  3. Diyarbakır Neden Geriletildi?
İbrahim GENÇ

İbrahim GENÇ

Köşe yazarı
Yazarın Tüm Yazıları >

Diyarbakır Neden Geriletildi?

A+A-

Ticaret; Ortadoğu halklarına adeta nefes aldıran bir “soluk borusu” görevi görür. Bu sebepledir ki Kürtler de komşularıyla sürekli ticaret yapmış bir halktır. Öyle ki Kürtlerin toprakları arasında çekilen sınırlara, döşenen mayınlara rağmen serxet ve binxet halkı birbirini kardeş sayıp ticarete yapmıştır daima. Bu durum Ahmet Arif’in şiirinde “Kirveyiz, kardeşiz, kanla bağlıyız / Karşıyaka köyleri, obalarıyla / Kız alıp vermişiz yüzyıllar boyu, / Komşuyuz yaka yakaya / Birbirine karışır tavuklarımız / Bilmezlikten değil, / Fıkaralıktan / Pasaporta ısınmamış içimiz / Budur katlimize sebep suçumuz, / Gayrı eşkiyaya çıkar adımız / Kaçakçıya / Soyguncuya / Hayına...” dizeleriyle ne güzel anlatılır…

 

Biliriz ki Kürt coğrafyasında fakirlik bir kader değildir; herkes bilir ki Cumhuriyet’in tekçi zihniyetinin bizzat Kürtleri fakirleştirme politikası vardı. Çünkü ekonomik açıdan fakirleştirilecek bir halkın üzerinde ekonominin adeta bir silah gibi kullanılabileceğine inanılıyordu. Cumhuriyet’in Türkçülük teorisyenlerinden Yusuf Akçura, Kürt coğrafyasında kurdukları Türk Ocakları’na rağmen halkın sürekli Kürtçe ve Arapça konuşması üzerine söylediği şu sözler çok ilginçtir: “Türkiye'nin doğusundaki dil sorunu doğu bölgelerinin ülkenin geri kalanına ekonomik bakımdan yeterince bağlı olmamasından kaynaklanmaktadır. Ahali alışveriş ilişkilerini daha çok Türkçe konuşmayan komşu ülkelerle yürütmektedir. Bu bölgelerle sağlam ekonomik ilişkiler kurulmazsa yapılacak propaganda boşuna olacaktır; Hükümet doğuda bir ulaşım, özellikle de demiryolu politikası geliştirmelidir. Bendeniz zannediyorum ki, lisan meselesinin en mühim amili, hatta henüz Türkiye Cumhuriyeti'nde bile muhtelif menatıkın iktisaden birbirine merbut olmayışıdır.”

 

Tekrar ediyorum; fakirlik Kürt’ün kaderi değildir. Bu konuda Kalkınma Merkezi “Diyarbakır toplam sanayi istihdamı açısından, İstanbul ve Bursa’dan sonra Türkiye’nin 3. büyük kenti. 1972  DPT verilerine göre, Cumhuriyet’in ilk elli yılı sonunda sanayi üretimi açısından 27. sıraya gerileyen Diyarbakır, 2000 yılı itibariyle Türkiye’nin 81 ili içerisinde 54. sıraya kadar gerilemiştir.” tespitini yapıyor. Yine eski Diyarbakır Ticaret ve Sanayi Odası başkanı Mehmet Kaya “Diyarbakır 1923’te Türkiye’nin üçüncü büyük ticaret ve sanayi kentiyken, Misak-ı Milli’nin komşularla ticareti yasaklaması sonucunda çöktü. İsmet İnönü’nün raporunda yazılıdır. Mardin’de yılda 130 bin top kumaş işlenirken, bir anda sınır kapatıldığı ve Suriye’yle alışveriş kesildiği için Mardin tekstili üç bin tona düştü. Zaten bölgenin zenginleşmesi hiçbir zaman devletin amacı olmadı. Bölge Cumhuriyet döneminde batıyla, ülkenin batısıyla bile entegrasyonu sağlayamadı. Ayrıca terörle, köy boşaltmalarıyla ve mera yasaklarıyla bölgede hayvancılık da bitti ve bölge çok geri kaldı (Taraf, 22.03.2010).” bunu dile getiriyor.

 

Sonuç olarak bu coğrafyanın kadim halkları; kendi potansiyellerini fark edip sıkı dostluk ve ticari ilişkiler geliştirmelidir. İnancım odur ki Kürt siyasal hareketinin de savunduğu; sınırların esnetildiği, halklar arasında ilişkilerin derinleştirildiği bir konfederal bir yapı buna çare olabilir.

 

 

 

Bu yazı toplam 7145 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.