1. YAZARLAR

  2. Remzi Tanrıverdi

  3. DİYARBAKIR SICAKLIĞI İLE İNGİLİZ SOĞUKLUĞU ARAMAK! -2-
Remzi Tanrıverdi

Remzi Tanrıverdi

köşe yazası
Yazarın Tüm Yazıları >

DİYARBAKIR SICAKLIĞI İLE İNGİLİZ SOĞUKLUĞU ARAMAK! -2-

A+A-

 

Uçak indi alana. Erkek İngiliz bana özel çizdiği yol planını almam için uzattı; bol şans diledi. Anladım! Avuçlarım, içim o pusula ile ısındı! İnsan insanı ısıtırmış! Ve yüzlerinde soğukluk arayan bakışlarımı içimdeki ısıya yönelttim. Pusulaya göre trene bindim, hava alanından. Merkez Victoria tren istasyonuna geldim, ordan da gideceğim yerleşkeye (HASTİNGS) gitmek için bilet almam gerekiyordu.

 

Bilet alındı. Tren platforma yanaştı. Sırtımda kocaman bir sırt çantası, iki de kocaman bavul. Trene bineceğim. Arkamdan bir ses; döndüm benden oldukça genç bir bayan. Profesyonel olduğu giyiminden belli! Bana yardım etmek istiyor. Hiç bir koşulda reddedemezdim! Yüküm ağırdı ve İngiliz soğukluğunu düşünmekten, aramaktan, zaten telef olmuştum! Bindik trene! Oturdum. O da yanıma oturdu! Bavulları da koltuklara oturttuk! (Kendi söyledi.) İkimiz de nefeslerimizi daha hızlı alıyorduk diğer yolcuların bakışları arasında! Ve derin bir nefesten sonra öyle kocaman, öyle başarılı bir tebessüm attı ki gözlerime!.. Ve, “Ben Ruth” dedi. Elini uzattı, ben de “Remzi” dedim. Elini tuttum! Bir daha içim ısındı ve gözlerime atılan o kocaman tebessümleri anlamaya çalışıyordum…

O arada trenlerde seyyar içki ve aperatif yiyecek satan kişi geldi. Ruth: “Bira içer misin?” dedi. “Hayır” dedim. “Başka bişey?” dedi. “Hayır” dedim. “Açlığın var mı?” dedi. “Hayır, teşekkür ederim!” dedim. Sonra… Daha iyi yerleştiğimizi hissettik ve İspanyol olduğumu, hayır, İtalyan olduğumu, hayır! Kürd olduğumu söyledim. Ve sohbet anlaşılmaz bir dilden devam etti!.. Nereye gideceğimi, gideceğim adresi bilip bilmediğimi sorduktan sonra; daha sıcak, sevecen, sahiplenen jestlerle bana davrandı İngiliz Ruth! Ben ise hala İngiliz soğukluğu ile karşılaşacağım anın hasretini arıyordum! Ve ancak o gözlerin derinliğindeki mavilik ile karşılaştım ki!.. Diyarbakırlıydım değil mi? Biz İngiliz Ruth ile onun fedakarlığı ile devam ettirdiğimiz sohbetimizi anlamaya çalışırken... Tren de istasyon anonsları yükseliyordu! Ruth benden bir kaç istasyon önce inecekti! Bir yandan Ruth’u dinlemeye çalışıyor, bir yandan trenin uçuşu eşliğinde dışarıyı izliyor, diğer bir yandan da bütün hinliğimle Ruth un ve diğer yolcuların suratlarında aradığım o korkunç İngiliz mesafesini arıyordum!..

Ve Ruth hareketlenmeye başladı... Çantasından bir kart ve kalem çıkardı masanın üstüne koydu ve müthiş, melankolik bir ciddiyetle bir şeyler yazdı kartın üzerine. Başını kaldırdı. Unutulmaz bir şefkat gibi gelen bir jestle gözlerimin içinde bir şeyler arayarak; kartı bana uzattı ve bana doğru, göz hizama doğru eğildi: “Bu benim kartım, bu da ev telefonum, bu cep numaram, bu da annemin telefonları!..” Şaşırdım!! Offff İngiliz soğuk mizacı çöktü üzerime; boğazımı sıkıyor, gözlerimi oyuyor, kalbimi söküp bana yediriyordu! “Al bu kartı, yerine ulaştığında ararsın, bana ulaşmazsan anneme... Birlikte yaşıyoruz onunla! Bir sorun çıkarsa da ararsın!

Offf offf! Sonra ayağa kalktı, paltosunu giydi güzelce… Bana ve şaşkınlığıma iyice sarıldı ve birazdan ineceğini söyledi. Yetmeyen bir şeydi bu ona, Ruth a! Yanımızdaki yolculara da emanet etti ayrıca! Aynı yöne giden yolculara!.. Tren durdu. Ruth indi! Pencerenin önünde bana bakarak bekledi ve tren hareket etti. Ben bir kez daha onun mavi gözlerinden soğukluğuna dair bir şeyler bulmaya çalıştım! Yoksa İngiliz değil miydi?

Uçan tren daha da fazla uçmaya başladı!.. Karanlık çökmek üzereydi. Anons!.. Hastings istasyonuna varmak üzereyiz. Beni emanet alan diğer yolcular bana bakmaya, bir şeyler anlatmaya başladılar… Anladım! Hastings’teyiz! Tren durdu! Bavulları indirmek için sanki her kes komut bekliyormuş. İndik. İçeride kalanlar el sallamaya, kocaman gülücükler atmaya başladı. Tren devam etti… Ben hala Diyarbakırlı sıcağımla şöyle güzelce hidayete erdireceğim bir İngiliz soğuğu veya soğuk bir İngiliz arıyordum!

 

Bu yazı toplam 893 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.