1. HABERLER

  2. EKONOMİ

  3. Diyarbakır tekstil kenti olabilir!
Diyarbakır tekstil kenti olabilir!

Diyarbakır tekstil kenti olabilir!

İlk defa Diyarbakır'a gelen ve Diyarbakır OSB'de birçok firmaya ziyarette bulunan Buca Ege Karma Organize Sanayi Bölgesi Başkanı Şener Kırıkkaya, istikrar sağlanırsa yatırım yapacağını söyledi.

A+A-

Ali Abbas Yılmaz / Özel

Diyarbakır'da büyük bir genç nüfus kitlesinin olduğunu belirten Kırıkkaya, Diyarbakır'ın tekstilde bir cazibe merkezi olma potansiyeline vurgu yaptı. Kırıkkaya şöyle konuştu: "Çok genç bir nüfus var makinelerin başında. Yani, İzmir’in 30 sene önceki durumunu burada gördüğüm için tekstilin burada yapılabileceğini ve genç nüfusun burada bu işi yapabildiğini, yatırımlarını Ege’den buraya getirmek isteyen yatırımcılara öncülük etmek için bir izlenim sağlamış oldum. Gördüğüm kadarıyla tekstil işi burada diğer bölgelere nazaran çok daha iyi yapılabilir."

Buca Ege Karma Organize Sanayi Bölgesi Bakanı Şener Kırıkkaya, Diyarbakır Organize Bölgesini ziyaretinde Diyarbakır OSB Yönetimi ve  Diyarbakırlı iş insanları ve sanayicilerle bir araya geldi. Diyarbakır OSB Başkanı Aziz Odabaşı ile birlikte OSB'deki tekstil başta olmak üzere çeşitli firmaları ziyaret eden Kırıkkkaya ile Diyarbakır izlenimlerini konuştuk.

buca-osb-(1).jpg

Şener Kırıkkaya kimdir, kendinizi tanıtır mısınız?

Tekstile lise çağında, kenarından etiket yaparak başlamış, üniversite tahsillerini bitirdikten sonra…

Nereyi okudunuz ne okudunuz?

İzmir Buca Eğitim Enstitüsü Matematik bölümü okudum. Hızlandırılmış dönemdi. Daha sonra tekrar üniversite sınavına girip Ankara Maliye Fakültesi okudum ve Mali Planlama müfettişi oldum. Türkiye’de ilk yabancı dille ders veren üniversitenin ilk talebesiyim. Asıl sevdiğim iş; muhasebe, matematik ve maliyedir. Ancak imalat sektörünü daha çok sevme baskısı bizi imalatçılığa yönlendirdi. 1979 senesinde üniversite okurken başladığım bu işi daha sonra şirketleşerek o günden bu yana sürdürüyorum. SANTEKS olarak başladığım bu işi CANSA ve CNS ve olarak bugüne kadar ayakta tuttum.

OSB’ye giriş sürecinizden bahseder misiniz?

İki dönemdir başkanlık yapıyorum, ondan önce de üç dönem ikişer yıllık olmak üzere toplam altı yıl başkan yardımcılığı görevini sürdürdüm. Bu arada yeni yasa ile ilk olarak dört yıllık başkanlığa başladım. Bildiğiniz gibi artık bütün OSB’ler yönetimlerini 4 yıllığına seçecekler. Bu arada biz son seçimimizde yönetim kurulu olarak müteşebbis heyetlerini bıraktık ve sadece kendimiz yönetim kurulu olarak çalışıyoruz.

Ziyaretinizin amacı nedir, Diyarbakır’la ilgili ilk izlenimleriniz, değerlendirmeleriniz nelerdir?

Ziyaretimdeki gerçek amaç, Urfa’da bizim tekstilci arkadaşlarımızın yeni üretim olarak başladıkları bir fabrikayı ziyaret etmekti. Ama Urfa’da sadece bir fabrikaya bakmaktan öte Diyarbakır’da Tekstil İhtisas organize Sanayi’nin oluştuğu ama bugüne kadar hiçbir şeyin yapılmadığını duyduğum için de buradaki OSB’nin yeni seçilmiş başkanı olan Aziz Başkanı’na hem hayırlı olsun demek hem de tanışmak istedim. Çünkü bugüne kadar neden Diyarbakır Tekstil İhtisas Organize Sanayiinde bir şey yapılmadığını öğrenmek istiyordum. Biz Ege bölgesinde, İzmir’de artık yeterince imalatçı bulmadığımız için Batman gibi, Urfa gibi, Rize, Gümüşhane gibi yerlerde üretim yapacak yeni tesisler kurmaya ve kurdurtmaya başladık. Niçin Diyarbakır’da Tekstil İhtisas Organize Sanayii olduğu halde, lojistiği diğer illere göre daha iyi olduğu halde Diyarbakır’a neden kurulmuyor diye geldik.

Diyarbakır’da birçok tekstil firmasını gezdiniz. Buradan edindiğiniz bilgiler, izlenimler doğrultusunda Diyarbakır için tekstil açısından neler söylemek istersiniz?

Aziz Başkanla birlikte JİBER Tekstil’i gezdik. JİBER Tekstil, iç giyim üreten, örgü kumaşla penye çalışan bir firma. Benim burada gördüğüm tekstilin burada çok iyi bir şekilde yapıldığıdır. Çalışanlarına baktığımda çok genç bir nüfus var. İzmir’de tekstilde Ege bölgesinde artık genç nüfus makineci olarak gelip çalışmak istemiyor. Herkes masa başında çalışmak istiyor. Burada ise gördüm ki, çok genç bir nüfus var makinelerin başında. Bu demektir ki, burada genç bir nüfus var ve bu makineleri öğrenebilecek durumdadır. Yani, İzmir’in 30 sene önceki durumunu burada gördüğüm için tekstilin burada yapılabileceğini ve genç nüfusun burada bu işi yapabildiğini, yatırımlarını Ege’den  buraya getirmek isteyen yatırımcılara öncülük etmek için bir izlenim sağlamış oldum. Gördüğüm kadarıyla tekstil işi burada diğer bölgelere nazaran çok daha iyi yapılabilir.

Türkiye döviz kurundaki olağanüstü dalgalanma ile ekonomik bir krizin eşiğine geldi. Bir yatırımcı olarak böyle bir ortamda Diyarbakır'a yatırım yapma konusunda  herhangi bir çekinceniz var mı?

Eğer Türkiye'de biran önce, çok kısa bir sürede istikrar sağlanırsa yatırım yapmak zaten bizlerin işi. Bize istikrarlı bir ortam yaratıldığında genç işçi nüfusun bu kadar çok olduğu bir yerde üretim yapmak, bu genç nüfusu üretime katmak için hem biz yatırım yaparız hem birçok arkadaşımızı buraya yatırım yapmaları için getiririz. Ancak önce ülkede istikrarın olması lazım. Dövizin ve faizlerin kendileriyle ters orantılı olarak birilerinin düşmesi, birilerinin yükselmesi işte o anda artık istikrar sağlanmaya başlar. Önemli olan döviz kurunun istikrar çerçevesinde belli bir noktada kalması ve faiz oranlarının da düşük olması gerekiyor. Yatırımlar için bu gerekli. Eğer OSB'lerle ilgili de yatırım yapılacağını düşündüğünüzde, burada açıklandığı gibi devlet destekleriyle yatırımlara teşvikler veriliyorsa o zaman hepimiz gelip buralara yatırım yaparız. Batıda işgücü kalmadığı için ve buralarda da genç işgücü fazlalığı olduğu için buralara seve seve gelir yatırım yaparız.

İstikrar sağlanırsa Diyarbakır'a yatırım yapacağınızı ifade ettiniz. Diyarbakır'a ilk gelişiniz ve öncesinde Diyarbakır ile ilgili batıda oluşan  ve belli oranda sizi de etkileyen olumsuz algıyı kırdığınızı düşünüyor musunuz?

Diyarbakır'a geldim ve olumsuz hiç bir şeyle karşılaşmadım. Ama anlatılan Diyarbakır ile yaşanan  Diyarbakır arasındaki farkı Diyarbakır'ın başta basını olmak üzere, iş insanları, sanayicileri olmak üzere bunları sizlerin anlatması gerekiyor. Bizler Diyarbakır'da neler olup bittiğini ancak yansıtıldığı kadarıyla görebiliyoruz. Doğu'da Diyarbakır'da savaşın devam ettiği veya bazı mahallelerde hala sokağa çıkma yasaklarının olduğu, geceleyin insanların dışarı çıkmadığı gibi söylentileri duyuyoruz. Oysa benim gördüğüm Diyarbakır'ın İzmir'den hiç bir farkı yok. Herkes istediği gibi rahat ve huzur içinde yaşayabiliyor. İşte tam da bütün bunları basının en iyi şekilde yansıtması lazım. Sonra ise iş insanları ve sanayicilerin bunu desteklemesi ve burada yaşamın normalleştiğini, İzmir'de, İstanbul'da, Ankara'da yaşam ne ise burada da aynı yaşam var diye bunu güçlü bir şekilde dile getirmesi lazım. Basın bu konuda büyük bir eksilik içindedir. Çünkü burada yaşanan ile basında aktarılan arasında çok büyük bir fark var. Burası çok güzel bir yer.

Buca OSB’deki sanayileşme ne durumda ve oradaki yatırımcıların beklentilerine dair neler söylemek istersiniz?

Buca OSB’de de ülkenin durumundan dolayı diğer OSB’lerde olduğu gibi bir takım sorunlarımız mevcut. Ancak biz Buca OSB’de tekstil ağırlıklı çalışıyoruz ve yurt dışına ihracatımız var. Şuan Buca OSB’de faal olarak çalışan 105 fabrikamız var. Yine, 18 tane de inşaatı devam eden fabrikamız var. Bizim fabrikalarımız öyle herkesin bildiği gibi normal organize sanayi fabrikaları sınıfında değil. Bizlerdeki binalar çok katlı, beş altı katlı, tamamen üretime dönük, işgücü kapasiteli ve konfeksiyona bağımlı şekilde yapılmış fabrikalardır. Onun için biz çok dar bir alanda, diğer OSB’lerin 700 – 800 hektar bir alanda 6 – 7 bin kişi çalıştıkları yerde, biz ise toplamda 58 hektarlık bir alanda 7 bin kişi çalıştırıyoruz.

Buca OSB'de yer kalmadığı ve genç işgücünün az olduğu konusunu biraz açar mısınız?

Buca OSB'de yer kalmadı derken bizde şuan yatırım yapılacak parsellenmiş arsaların  hepsi zaten satın alınmış durumdadır. Yani, devlet desteği alınmadan insanların kendi sermayeleri ile satın alınmış yerledir. Bu kapsamda satın alınabilecek bir parsel yok. Ancak yeni ek bir alan olarak devletin desteği ile açılacak bir genişleme alanı var ve bizdeki alanlar çok küçük. Burası ile kıyasladığımızda buradaki işgücü artık batıda mevcut değil. Son 10 seneden beri tekstilde, konfeksiyonda çalışmaya gelen genç nüfus yok denecek kadar az. Oysa burada ziyaret ettiğimi iki fabrikada da genç insanların makinelerin başında gördüm. Bizde şuan kırk yaşın altında makineci kalmadı. Yani emekli olanın yerine yenisi gelmiyor.

Yıllık ihracat rakamlarınız?

Yıllık ihracatımız ortalama 300 milyon doların üzerine çıkıyor. Geçen yılın ihracat rakamımız 380 milyon dolar olarak gerçekleşti. Bu yıl için ise bakarsak geçen yıla göre son dört ayda belli bir düşüş var.

Diyarbakır’a özgü neler söylemek istersiniz?

Diyarbakır’da her şeyden önce Anadolu genlerini yansıtan, bizim eski medeniyetlerden kalma Anadolu’nun sıcakkanlılığını, misafirperverliğini yaşatan bir insan grubu ile karşılaştım. Bu benim için çok önemli bir şey. Demek ki, ikili ilişkilerle, güzelliklerle, parayı pulu düşünmeden çok şey yapılacak, paylaşılacak insanlar var burada. Bunları yaşadığım için son derece mutlu oldum.

Zaman zaman belediyeler arasında kardeş belediye protokollerinin yapıldığına tanık oluyoruz. Gelecek için söylerseniz, Diyarbakır OSB ile Buca OSB arasında kardeş OSB protokolü yapılabilir mi?

Bugün buradaki ÖSB yönetimi ile Buca OSB yönetimi arasındaki ikili ilişkileri iyi geliştirebilirsek elbette ki, mutlaka günün birinde kardeş OSB oluruz. İzmir’de ya da başka yerlerde yaptığımız yatırımları neden burada yapmayalım. Yine burada üretilmiş ürünlerden faydalanıp niçin İzmir’de birlikte başka işler yapmayalım. Bu çok önemli. Şuan yaptığımız bir tanışmadır; hangi ürünler üretiliyor, hangilerinde eksiğiz, fazlayız karşılıklı istişarede bulunuyoruz. Bütün bunları enine boyuna irdelediğimizde karşılıklı olarak neler yapabileceğimizi daha netleştirmiş olacağız. Gelecekte yeni hedeflerle yeni yatırımları birlikte hayata geçirebileceğiz.

Bu haber toplam 5141 defa okunmuştur
Önceki ve Sonraki Haberler

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.