1. YAZARLAR

  2. Nevzat Bingöl

  3. Diyarbakır’ın Siyasi Havası Puslu
Nevzat Bingöl

Nevzat Bingöl

Yazar
Yazarın Tüm Yazıları >

Diyarbakır’ın Siyasi Havası Puslu

A+A-

Benim akranlarım hatırlar; Büyüklerimiz anlatırdı hep “başların ayak, ayakların baş olduğu zaman, ahir zamandır, İşte o zaman kıyamete yakın olduğumuz dönemmiş” diye.

Siyasette hem genel de hem de yerel anlamda çok ciddi kirlenme yaşadı, hizmet değil, rant kapısı olarak görülmeye başlandı. Rantın alıcısı da çok olunca, çapına, eğitimine, kültürüne, liyakat’a bakmadan, herkes her şeye talip olmaya başladı. Aday yapılmasam da “bir üst görev verilir” mantığıyla devletin hizmet birimlerine adeta el bombasının pimini çekip atılmış gibi oldu. Devlet hizmetleri aksadı, uyarılara “ben siyasiyim” çıkışları karşılık buldu, birçok kamu kurumu bu çapsız siyasiler nedeniyle adeta kilitlendi. Bazı siyasilerin geldiği noktaya bakan halk da “Bu milletvekili, bakan olabiliyorsa, ben de olabilirim” özgüveniyle harekete geçti, halkın siyasete olan güveni en dip noktalara ulaştı. Öyle ki “Dendıkçi Mısto ile Sakızci Memo” adaylık için finansör aradılar hey hat bulamadılar.

Her seçim öncesinde yüzlerle ifade edilen başvurular yapıldı, Siyasi komisyoncular türedi. Eskiden herkes had denilen ölçüsünü bilir, ona göre davranırdı. Oysa müracaat parasını eşten dosttan borç alıp yatıran aday adaylarına bizzat şahit oldum. Seçimlerden sonra partilerin kapısını aşındırıp “ben aday adayıydım, masraf yaptım, seçimlerde çalıştım, bana ihale veya iş verin” diyenleri toplum biliyor, tanıyor.     

Yeni bir seçim sürecine girdik, yine yüzlerce aday müracaatlarını yaptı. Bu seçimde diğerlerinden farkı, “Siyasi Komisyoncuların” daha aktif olarak görev yapmaları dikkat çekti. Zengin aday adaylarına “Genel merkezde tanıdıklarım var, seni aday yapacağım. Bir miktar para şimdi gerisini isim açıklandığında verirsin” telkinlerinde başarılı oldular. İstedikleri isimlerin olduğu sahte listeleri kamuoyuna sızdırarak, tuzaklarına düşürdükleri adaydan paranın geri kalanını da tahsil ettiler, helali hoş olsun. Bu “parası çok aklı az”ların ihtiyaç sahiplerinden esirgediklerini, bir anlamda siyasi komisyoncular tahsil ettiler.

Diyarbakır’da son yıllarda seçim sadece Halkların Demokrasi Partisi ile Ak parti arasında geçiyor. Diğer partiler yüzde beş bandına bile yaklaşamıyor, bu nedenle de AK parti ve HDP’deki gelişmeleri izleyeceğiz.

Ak parti büyükşehir belediye başkan adayını çok önceden Cumali Atilla olarak açıklamıştı ancak merkez ve kırsal ilçe adaylarını hala açıklamış değil. Genel merkeze ahlaksızca yapılan “kendi dışındaki adayların karalama” kampanyası da bu gecikmenin nedenlerinden biridir. Üçüncü kez ertelenen aday açıklama programı bu hafta sonuna sarktı.

Ak partinin kamuoyunda dillendirilen adayların aksine, ismi öne çıkmamış bazı adayların listede yer alabileceğini düşünüyorum, bunlar arasında aktif bazı ilçe başkanlarının da olabileceğine ihtimal veriyorum.

Halkların demokrasi partisi ise Ak partinin aksine (birkaç ilçe dışında) ilçe belediye başkan adaylarını açıkladı, büyükşehir adayı konusunda ise henüz kararını vermemiş görünüyor. HDP’de büyükşehir belediye başkan adaylığı konusunda birçok isim üzerinde duruluyor. Öne çıkan isimler ise Feridun Çelik, Nimettullah Erdoğmuş(Bingöl için de adı geçiyor) ve Mustafa Akengin. Ak partinin “hizmet siyasetini” öne çıkartması ve “kazansa da kayyum atarız” sözlerinin ardından, Gaziantep eski büyükşehir belediye başkanı Celal Doğan’ın hem Antep’te yaptığı örnek belediyecilik hem de Doğan’ın kazanması halinde kayyum atanmasının Türkiye ve dünya kamuoyuna anlatılamayacak oluşu nedeniyle, ismi Diyarbakır kamuoyunda zikredilmeye başlandı. Ancak parti yönetiminin Doğan’a pek de sıcak bakmadığı söyleniyor. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın “HDP belediyeleri kazansa da kayyum atanacak” sözleri nedeniyle, HDP’nin daha ılımlı adaylarla seçimlere gideceğini düşünenler yanıldı. HDP tabanda radikal olarak tanınan birçok isimi aday gösterdi.

Önümüzdeki hafta büyük ihtimalle partiler adaylarını açıklamış, seçim çalışmaları için startı vermiş olacak. Demirel’in söylediği gibi “Siyasette 24 saat bile çok uzun bir zamandır”. Bölgedeki siyasi hareketlilik ve geçişgenliği en çok etkileyecek faktörler ise; Siyasi olarak Suriye ve Irak’taki gelişmeler ve ekonomidir. Zaman zaman bu gelişmeler ışığında yazılarımıza devam edeceğiz.

Bu yazı toplam 2741 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.