• Diyarbakır5 °C
  • Batman4 °C
  • Mardin4 °C
  • Bingöl3 °C
  • Bitlis1 °C
  • Elazığ4 °C
  • Erzincan-2 °C
  • Şanlıurfa8 °C
  • Erzurum-3 °C
  • Ağrı-3 °C
  • Gaziantep6 °C
  • Hakkari-4 °C
  • Muş0 °C
  • Siirt5 °C
  • Van-2 °C
Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
Diyarbakır'ın tarihi ve doğası yok olacak
04 Kasım 2013 Pazartesi 10:51

Diyarbakır'ın tarihi ve doğası yok olacak

Çevre ve Şehircilik Bakanlığı almış olduğu "Yapı Rezerv Alanı" kararıyla Diyarbakır'ın en önemli yeşil ve doğal alanı olan Hevsel Bahçeleri'nin kentleşmeye açılmasının önünü açtı.

Kararı "ekolojik bir yıkım" olarak gören Mezopotamya Ekoloji Hareketi aktivistleri ise, bakanlığın almış olduğu bu karara karşı ciddi bir muhalefetin oluşması gerektiğinin altını çizdi. 

Türkiye'de doğa katliamları devam ederken, yıllardır bölgeyi insansızlaştırmak için yapılan doğa ve kültürel katliamlara Diyarbakır da eklendi. Yeşilliği ve üzerinde yaşayan canlı türleriyle kenttin "akciğeri" ve "kileri" sayılan dünyaca ünlü Hevsel Bahçeleri'nin de içerisinde bulunduğu Dicle Vadisi, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı tarafından "Yapı Rezerv Alanı" olarak ilan edildi. Alanın 23 Ağustos 2013 tarih ve 5181 sayılı bakanlık kararı ile "Yapı Rezerv Alanı" olarak ilan edilmesiyle yaşanacak olan doğa katliamı bir yana vadi üzerinde devlet kurumları arasında yaşanan çelişki de ortaya çıktı. Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi ve STK'lar tarafından Hevsel Bahçeleri'ni de kapsayan Diyarbakır Surları'nın UNESCO Dünya Mirası listesine alınması için başlatılan çalışmalara, Kültür ve Turizm Bakanlığı da destek verirken, DSİ Dicle Vadisi'nde 3 HES projesini hayata geçirmek için kolları sıvadı. 

Diyarbakır'ın hemen yanı başında Dicle Üniversitesi ile kent merkezi arasında kalan ve ağırlığını Dicle Nehri vadisini oluşturduğu ve Hevsel Bahçeleri'ni de içine alan alanın bakanlık kararıyla yapılaşmaya açılmasıyla birlikte kentin can damarı olan bu yeşil havza ortadan kalkmış olacak. Silvan Köprüsü'nden başlayan ve tarihi On Gözlü Köprü'ye kadar olan yaklaşık bin 100 hektarlık alanın "Rezerv Yapı Alanı" ilan edilmesiyle başlayacak olan yapılaşmayla kenti geçmişten geleceğe taşıyacak önemli bir kültürel miras daha yok olmayla karşı karşıya kalacak. Karar ile alandaki başta kuş türleri olmak üzere birçok canlı ve bitki türü de yok olacak. Bakanlığın bu kararından vazgeçmesi için girişimler devam ederken, vadinin de içinde bulunduğu Diyarbakır Kalesi ve Hevsel Bahçeleri'nin Dünya Mirası listesine alınması için hazırlanan taslak dosya geçtiğimiz günlerde UNESCO'ya sunuldu. 

Bakanlığın aldığı bu kararın yanı sıra kenttin deyim yerindeyse temiz hava deposu olan Kent Ormanı alanının ve kent stadyumuna ilişkin aynı bakanlık tarafından alınan kararlar, kenttin doğasının üzerinde yapılacak olan tahribatın sadece Dicle Vadisi'yle sınırla kalmayacağını gözler önüne seriyor. 

Vadi neden rezerv alanı ilan edilmemeli?

Bakanlığın almış olduğu karar ile vadinin doğal yapısının bozulması ve tarihi kentle tarihsel bütünlüğü ve ilişkisinin bozulması söz konusu. Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi'nin "Nazım İmar Planları" ve "Çevre Düzeni Planları" kapsamında jeolojik yönden yerleşime uygun olmayan, jeoteknik etüt gerektiren, rekreasyon (eğlendinle) ve kentsel aktif yeşil alanı olarak planlandığından dolayı alanda geri dönülemez bir tahribat açığa çıkacak. Afet İşleri Genel Müdürlüğü tarafından yapılan inceleme sonrasında alanın "yapılaşmaya uygun olmadığı" değerlendirmesi yapılmasına rağmen bakanlığın aldığı bu karar afet riskine karşı yapılaşma kararı aldığı alanın kendisi de riskli alan sınıfında yer alıyor olması bakanlığı amacının sadece doğa katliamı olduğu düşüncesini akıllara getiriyor. Tüm bunların yanı sıra bakanlığın kararıyla birlikte Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi tarafından başlatılan fakat Devlet Su İşleri (DSİ) ile protokol yapılamadığı için yaşama geçemeyen Dicle Vadi Projesi de artık proje olarak hayallerde yer alacak.

Kenttin oksijen damarı kesilecek

Dicle Vadisi'ne ilişkin alınan "Yapı Rezerv Alanı" kararının aynı şekilde kenttin önemli yeşil alanlarından birisi olan ve Talaytepe ile Mastfroştepe arasındaki Kent Ormanı için de alındı. 1200 dönümlük alana sahip Kent Ormanı karar kapsamında Hevsel Bahçeleri'nde olduğu gibi yapılaşmaya açılacak. Büyükşehir Belediyesi'nin imar planlarında kenttin aktif yeşil alanlarından biri olan kenttin hâkim rüzgarlarını alan ve bu özelliğiyle kenttin akciğeri olarak planlanmış. Ancak bakanlığın aldığı bu karar bu yeşil alanı yok edeceği gibi kenttin temiz hava almasının da önüne geçecek. 

Bakanlığın kararı tutmazsa…

Bakanlığın aldığı bu kararın yanı sıra DSİ tarafından Dicle Nehri'nin kent merkezinden geçtiği alan üzerinde yapma kararı aldığı 3 HES projesi de doğa katliamına farklı bir boyut kazandıracak. HES'lerden biri Hantepe Köyü civarında, diğeri Bismil, üçüncüsü ise yeni ulaşıma açılan Bağıvar Köprüsü civarında yapılacak. Bağıvar Köprüsü civarında yapılacak olan HES'in biriktirdiği sular tarihi On gözlü Köprü'ye kadar şişmesi de bekleniyor. DSİ tarafından başlatılan bu çalışmaların teknik alt yapı çalışmaları ise devam ediyor. HES'lerin ne zaman yapılacağına ilişkin ise bugüne kadar somut bir bilgiye ise ulaşılamazken, bu konuda çalışmaların devam ettirildiği ise gizlenmiyor.

Bölgenin en büyük kuş cenneti 

Bakanlığın kararıyla yok olma tehlikesi ile karşı karşıya olacak 10 bin dönümlük Hevsel Bahçeleri'nde 180'den fazla kuş türü yaşıyor. Türkiye'nin sayılı ve bölgenin en büyük kuş cenneti olan Hevsel'de yiyeceğin bolluğu, kuşlar için bulunmaz bir nimet olduğundan dolayı kuşlar açısından önemli bir durak. Göçmen kuşlar, Dicle Vadisi'ni ve dolayısıyla Hevsel Bahçeleri'ni istasyon olarak kullanıyor. Kuşların yanı sıra kirpi, tilki, sansar, su samuru, domuz ve sincap gibi onlarca hayvan türü var. Eskiden Diyarbakır'ın sebze ve meyve ihtiyacının karşılandığı Hevsel Bahçeleri'nde tarım hala yapılıyor. 

'Karar, ekolojik bir yıkım'

Bakanlığın kararına birçok çevreden tepki gelirken, önümüzdeki günlerde bu karara karşı alanlara çıkacak olan Mezopotamya Ekoloji Hareketi aktivistleri, kararı "ekolojik bir yıkım" olarak değerlendirdi. Kararın kabul edilmez olduğunu dile getiren aktivist ve aynı zamanda peyzaj mimarı olan Evin Akboğa, devletin üç ayrı kurumunun vadi üzerinde kendileri ile çelişir bir durumla karşı karşıya olduğuna dikkat çekerek, vadi üzerinde oynamanın kimsenin hakkı olmadığını belirtti. "Yapı Rezerv Alanı" ilanının alanın kullanım hakkını kendi ellerinde tutmaları anlamına geldiğine dikkat çeken Akboğa, "Ekosistem ve bio çeşitliliğin olduğu bir alan. Burada kuş türlerinden tutalım birçok canlı türünün barındığı bir ekolojik alan ama buraya olası yapılar ya da HES'lerin oluşturacağı tahribat sonrası bunlardan söz edilemeyecek. Buraların yok olmasıyla bir Diyarbakır'ın da düşünülemeyeceğinden bahsetmek mümkün" diye konuştu. 

'Ciddi bir muhalefetin gelişmesi gerekiyor'

Kararla birlikte bakanlığın ileride alanda kendi isteğiyle söz konusu alanı imara açabileceğine dikkat çeken Kentleşme Komisyonu Sözcüsü Nurhak Akıncı da, "Hevsel Bahçeleri bu kenttin doğal bir peyzaj alanıdır. Burada yapılacak bütün yapılar doğal çevreye ve kenttin tarihi dokusuna zarar verecektir. Burada yapılacak olan yapılar kenttin gelecekteki yapılaşmasına cevap olabilecek nitelikte olmayacaktır. Belediyece bölgenin yapılaşmaya uygun olmadığı kararlaştırılmıştır. Ama bakanlık kararıyla konut alanı olarak gelişmesinin önü açılmaktadır. AKP'nin doğa üzerinde büyük bir sömürüsü söz konusu. Bu sömürüye karşı ciddi bir muhalefetin gelişmesi gerekiyor. Gezi direnişiyle birlikte bu sömürüye karşı bir muhalefet gelişti. Bizim bölgemizde de böyle bir direnişin vakti gelmiş diye düşünüyoruz" dedi. 

(diha)

Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
SEÇTİKLERİMİZ
Tüm Hakları Saklıdır © 2013 Tigris Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : +90 412 229 20 03-0538 334 53 75 | Haber Yazılımı: CM Bilişim