1. YAZARLAR

  2. NACİ SAPAN

  3. Dökülen kan ve TBMM sorumluluğu!
NACİ SAPAN

NACİ SAPAN

Köşe Yazarı
Yazarın Tüm Yazıları >

Dökülen kan ve TBMM sorumluluğu!

A+A-

Türkiye Büyük Millet Meclisinin büyük çoğunluğu sorumluluktan kaçtı, akan/akacak olan kana çanak tuttu, ‘tatile devam’ dedi.

Onlar tatilde, ülke kan gölü!

‘Sorun mecliste çözülür’ söylemleri ile halkın gözünü boyayanlar sorumluluktan kaçtı.

‘Meclis çalışsın, komisyon kurulsun’ diyenlerin sayısı yetmedi

CHP-HDP: 212 Milletvekili

‘Meclis çalışmasın, komisyon kurulmasın’ diyenlerin sayısı yetti

AKP-MHP: 338 Milletvekili

Tablo ortada

Savaşı isteyenler

Savaşı istemeyenler

Sonuç; Çözümsüzlük

Parlamentodaki bu ayrışma doğal olarak giderek topluma da hâkim olmaya başladı.

**

AKP-Saray iktidarının hırsı nedeniyle iç ve dış savaş sarmalının içine çekiliyoruz.

Sivil, demokratik siyaset

Sivil, demokratik Anayasa

Birlik, beraberlik, kardeşlik, birlikte yaşam derken, bunların olması için çaba sarf edilirken, kendi gelecek ikbalini demokratik gelişme ve büyümede garanti görmeyenlerin oyununa geldik, silahların gölgesinde bir geleceğe mahkûm edilmek isteniyoruz.

 

Demokrasiyi kendi gelecekleri için tehlike olarak gören AKP ve saray iktidarı her seçim döneminde olduğu gibi yeni bir seçim malzemesi yaratmak zorundaydı.  ‘Çözüm süreci’, ‘Paralel yapılanma-Devlet’ argümanını önceki seçim dönemlerinde malzeme olarak kullandılar, malzeme tükendi. Olası bir erken seçimde yeni malzemeye ihtiyaç vardı. MHP sayesinde bu malzemeyi buldu, ‘Kaos’ ortamını Türkiye’nin zeminine taşıdılar.

 

AKP’nin yeni malzemesi; MHP’nin yıllardır beslendiği ‘Şehit kanı Edebiyatı’ oldu.

Bir Başbakan düşünün, ‘Evlatlarımızı feda etmeye hazırız’ açıklaması ile toplumla adeta dalga geçiyor.

Soruyoruz;

‘Bizim evlatlarımızı hangi ulvi nedenden dolayı feda etme hakkını kendinizde görüyorsunuz?’

-AKP iktidarının devamı için mi?

-Saray’ın sultanlığı pekişsin diye mi?

-Hırsızlar-arsızlar yargılanmasın, daha fazla palazlansın diye mi?

-Hazmedemediğiniz HDP baraj altında kalsın diye mi?

 

Eğer ulvi nedenleriniz bunlarsa, bunların hiçbiri Türkiye’nin, Türkiye halklarını faydasına değil, etrafınızdaki bir avuç mutlu azınlığın faydasına.

Sizin faydanıza, bizim zararımıza olan şeyi/şeyleri neden tasvip edelim?

**

Türkiye ‘Terör ve şiddet’ sarmalı içine çekilirken komisyonların oluşumunu ve Meclisin çalışmasını engelleyen 338 Milletvekilinin asıl görevlerinin ne olduğunu elbette ki sorgulamak zorundayız.

 

Giderek artan ölümler karşısında vicdanlarının sesini dinlemeyenler olası bir erken seçimde hangi gerekçe ile yurttaşın karşısına çıkıp oy isteyecekler?

 

‘Sorunu ben yarattım, ben çözeceğim’ mi diyecekler?

 

 

Bu yazı toplam 489 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.