1. YAZARLAR

  2. Tahir Şilkan

  3. DOSTOYEVSKİ : (2)
Tahir Şilkan

Tahir Şilkan

köşe yazarı
Yazarın Tüm Yazıları >

DOSTOYEVSKİ : (2)

A+A-

 

 HAYATI, HAYATIN ANLAMINDAN DAHA ÇOK SEVİN!

( Ölümünün 136. yıldönümünde saygıyla...)

 

Aynı yıllarda bir gece yarısı kapısının zili çalacak, Dostoyevski şaşkınlık içinde kapıyı açtığında içeriye dalan subaylar tarafından götürülüp  tutuklanarak bir hücreye kapatılacaktır. Bu hücrede dört ayını geçiren Dostoyevski'nin suçu birkaç heyecanlı arkadaşın toplantısına katılmaktan ibarettir. Kurşuna dizilerek idam edilme cezasına çarptırılan Dostoyevski'nin cezası infaz sırasında, son dakikada Sibirya'da hapis cezasına çevrilecektir.

 

      Dört yıl kaldığı Sibirya sürgününü, Ölüler Evinden Anılar kitabında anlatacaktır. Kitap hayatını değiştirecektir. Kitabı okuyan Rus Çarı bile gözyaşlarına boğulacaktır. Dört yıldır unutulmuş olan Dostoyevski, bir yıl içinde yeniden şöhretin doruğuna ulaşacaktır.

 

Yazılarını tek başına yazdığı bir dergi çıkarmaya başlar. Derginin yankısı şiddetli olur; en uzak yerlere bile yayılır.  Ancak sevinmek için erkendir; Dergi yasaklanır. Bütün yakınlarını, en sevdiği insanları bir anda yitirir. Bütün borçlar üstüne kalır, gece gündüz çalışıp yazdıklarıyla borçları kapatmak için çırpınır.

     Netoçka Nezvanova, Ev Sahibesi, Ebedi Koca, Tatsız Bir Olay, Öteki, Bir Yufka Yürekli adlarını taşıyan roman ve novellaları,  Dostoyevski'nin şeref ve hayatını kurtarmak için, umutsuzluk sürecinde gece gündüz çalışarak yazdığı kitaplardır. Okuduğunuz zaman, bu anlatıların da görkemli, çok güzel olduğunu görecek ve mutluluk duyacaksınız.

 

   Çaresiz kalınca Avrupa'ya kaçar. Gittiği Almanya, Fransa ve İtalya'da tam bir cehennem hayatı yaşayan Dostoyevski, sadece Rusça gazeteleri okuyabilmek kendi dilinin güzelliğini yaşayabilmek için uğraşır.

    Müthiş bir yoksulluk içinde geçen yıllar. Romanlarında konu ettiği rehin olayını sık yaşayan, pantolonunu bile rehin bırakan, sara hastalığının bütün acılarını yaşayan Dostoyevski bu acılar ve yoksunluklar içinde Suç Ve Ceza'yı, Budala'yı, Ecinniller'i, Kumarbaz'ı yazmaktadır.

    Çalışmak onun için kurtuluş ve aynı zamanda ıstıraptır. Yazarken kendini Rusya'da hisseder.  Ancak yıllar sonra elli iki yaşında Rusya'ya dönebilir.

      Kendisi dönmeden önce kitapları dönmüş olduğundan Rusya'da neredeyse mesih haline gelmiştir.  Son gücünü kullanarak en ölümsüz eserini tamamlar: Karamazov Kardeşler.

 

&&&

 

 Dostoyevski Rusya'ya döndükten sonra Onu Rus halkının kalbine sokan büyük bir mutluluk yaşar. Puşkin'in doğumunun yüzüncü yılı dolayısıyla Rusya'nın en büyük yazarları konuşma yapmak için çağrılır.

     Dostoyevski'nin Puşkin Üzerine Konuşma başlığı ile Türkçeye çevrilmiş konuşması, Rus halkı üzerinde derin izler ve etkiler yapan bir konuşmadır.  Dostoyevski, müthiş bir heyecan ve coşkuyla karşılanan konuşmasında Rus halkının birleşmesi çağrısını yapar. 9 Şubat 1881'de yaşamını yitirdiğinde, düşü gerçek olur: Birleşmiş Rusya...

     Eserindeki gibi kardeşçe duygularla her sınıftan, her meslekten ve her yaştan binlerce insan cenazesinin arkasından yürür. Törenin yapıldığı kilise baştan başa çiçek yığını haline gelir.

 

&&&

 

Rus halkını heyecan ve coşku içerisinde bırakan Dostoyevski'nin Puşkin Üzerine Konuşmasından birkaç küçük alıntı aktarmak isterim. Bu konuşmada söylediği sözler; Dostoyevski'nin Rus halkına duyduğu sevgiyi ve umudu gözler önüne serer.

 

Yevgeni Onegin için: "... gerçekçi bir gözle yazılmış, ayağı yere sapasağlam basan bir eserdir. Bu şiirin gerçek Rus hayatını dile getiren yaratıcı gücüne, eserin sanat mükemmelliğine  Puşkin'den önce kimse ulaşmamıştı. "

                                                                          

 

  Puşkin'in eserleri  için:  "... Puşkin'in bütün eserleri; Rus benliğine, Rus benliğinin manevi gücüne inancı ile dolup taşar. İnancın olduğu yerde umut vardır. Rus insanının geleceği karşısında duyulan büyük umut..."

                                                                            

 

 Puşkin'in Çingeneler şiirini değerlendiren Dostoyevski'nin  sözleri ile bitirelim:  "... İnsanlık sevgisi, kardeşlik ülküsü ne çingenelerde ne de başka bir yerdedir. Sen ilkin evrensel sevginin adamı olduğunu göster, kinci ve mağrur olma . Sanma ki hayat sana karşılıksız sunulmuş bir armağandı..."

Bu yazı toplam 499 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.