1. YAZARLAR

  2. Tahir Şilkan

  3. EDEBİYATTA GÖÇ VE GÖÇMENLİK (1)
Tahir Şilkan

Tahir Şilkan

köşe yazarı
Yazarın Tüm Yazıları >

EDEBİYATTA GÖÇ VE GÖÇMENLİK (1)

A+A-

"--Sevdiğim gitme! / Öksüz kalır yüreğim;/ kurur gölgesinde buluştuğumuz çınar/ süt damarlarım kurur,/ taş kesilir bedenim,/ sen gidersen bir daha / kime sevdiğim denir?"

 

 

 

( Sınırsız ve Sürgünsüz Bir Dünya İçin & 20 Haziran Dünya Mülteciler Günü )

 

Göçlerin en önemli nedenleri savaş, baskı, zulüm ve ekonomiktir. Geri kalmış ve yoksulluk çemberini kıramamış ülkelerin hızla artan nüfuslarına yeterli sosyal ve ekonomik olanaklar sağlayamaması, iç savaşlar, bölgesel gerilimler ve savaşlar, işsizlik, yoksulluk, daha iyi, daha kaliteli yaşam umudu ile bu olanaklara hiç ya da yeterince sahip olmayan, yakın gelecekte de sahip olamayacağına inanan insanların en güç koşullarda ülkelerini terk ederek arzulanan yaşam koşullarına sahip ülkelere göç etmeleri sonucunu doğurmaktadır.

 

&&&

 

Göç, mübadele, tehcir, göçmenlik olgusu edebiyatta güçlü bir yer tutar. Edebiyatçılar, şairler, yazarlar eserlerinde bu önemli sorunu çok güçlü anlatılarla satırlarına taşımış, okura ulaştırmıştır.

 

Gülsüm Cengiz ( 1949--) ' Yasak Sevda Sözcükleri' adlı son şiir kitabında yer alan 'Kayaköy'de' başlıklı şiirinde, ülkesini terk ederek gidenin ve kalanın duygusunu seslendirir.

 

" --Hoşça kal komşu.../ Ocakta ateş/ sarnıçta su/ yüreğimde ağusu/ bırakıp gitmenin.../ Ah, çiçekte domatesler/ ellerimle diktiğim...

 

-- Komşu gitme! / ocakta bazlama/ tencerede/ yeni sağılmış sütü keçilerin/ çanakta balı kardeşliğin/ dallar silme zeytin.../Gel ,/ bölüşelim...

 

--Hoşça kal komşu.../ Sen anlarsın dilinden kardeşliğin/ suyunu ver her sabah/ dibini çapala zeytinlerin/ Sana emanettir evim/ bu toprağın altındaki/ dört bin yıllık ölülerim.

 

--Sevdiğim gitme! / Öksüz kalır yüreğim;/ kurur gölgesinde buluştuğumuz çınar/ süt damarlarım kurur,/ taş kesilir bedenim,/ sen gidersen bir daha / kime sevdiğim denir?"

 

Gülsüm Cengiz şiirinde 'gidene' bu gitmenin nedenini de söyletir. Bu neden evrenseldir; ülkemizde yaşanan tehcirin, mübadelenin, boşaltılan, yakılan, insansızlaştırılan köylerin, kasabaların boşaltılma nedenleri, küçük farklar dışında aynıdır.

"--Hoşça kal sevdiğim.../ Düştü üstümüze bir bulutun gölgesi,/ esti hoyrat bir rüzgar,/ bizi bize bırakmadılar.../ Emir çıktı, vakt'oldu/ düştük yola mübadele;/ paramparça yüreğim..."

 

&&&

 

Göç, genellikle yasal olmayan yollardan sınır ihlalleriyle gerçekleşmektedir. Göçün hangi yollarla yapıldığına dair en bilinen yöntemler;

sahte pasaport, vize ve kimlik kullanarak, yürüyerek, yüzerek, hayvan veya araçlarla sınır bölgelerinden geçiş yaparak, sürat botları, küçük tekneler veya eski büyük gemilerle deniz yoluyla, TIR, kamyon gibi araçlarda gizlenerek karayoluyla geçiş, olarak sıralanabilir.

Ülkeler arasında sınırlar çoğu zaman doğal olarak belirlenmiştir. Yunanistan'la Ege Denizi ve Meriç nehrinin belirlediği sınır gibi. Göçmenler daha iyi bir yaşam umuduyla, aşılması çoğu zaman felaketle sonuçlanan yolculukları, haddinden çok yolcu bindirilmiş yetersiz tekneler, ya da yüzerek aşmak isterler.

 

Ataol Behramoğlu ( 1942--), 2007 yılında yayınlanan, 'İki Ağıt' adlı kitabında, böyle bir göç yolculuğunu şiirle anlatır.

"...Sava'da boğulan Türkler/belki bir dağ köyündendiler/Karadeniz'in/Belki Orta Anadolu'nun/kıraç bir yöresinden.../Belki Güney'den/Doğu'dan belki.../Ama ya topraksız/ya işsizdiler...

...Sava'da boğulan Türkler/tekneye nereden bindiler?/Gece miydi?/Böyle gecelerde /türkü söylenir.../Ama bu yolcular /suskundular.../Ve sokulmuşlardı birbirlerine.../Kadınlar ve çocuklar/ ayrı/erkekler ayrı yerlerde...

Ne kadar sürdü /yolculukları?/Hep geceleri mi /yol aldılar?/Gündüzleri/nasıl gizlendiler?/Ve devrilen/tekneden/çırpınarak/gömülürlerken/karanlık sulara /son sözcükler/nelerdi?

Nelerdi/akıllardan geçenler?/Çocuk ağlayışları/ve kadınların/nicedir bastırılmış/çığlıkları/geceyi yırtarken/erkeklerin/

son düşünce/kırıntıları/belki pişmanlık/sözcükleri/belki kırık dökük/dualardı/boğulurken..."

 

( DEVAMI VAR)

Bu yazı toplam 424 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.