• Diyarbakır23 °C
  • Batman21 °C
  • Mardin21 °C
  • Bingöl19 °C
  • Bitlis15 °C
  • Elazığ21 °C
  • Erzincan16 °C
  • Şanlıurfa25 °C
  • Erzurum11 °C
  • Ağrı14 °C
  • Gaziantep20 °C
  • Hakkari14 °C
  • Muş16 °C
  • Siirt22 °C
  • Van19 °C

Aydın Altaç / Köşe Yazarı

12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
Aydın Altaç / Köşe Yazarı

Ekonomi ve şehir gündemi

31 Temmuz 2017 Pazartesi 11:58

 

 

Türkiye son  3-4 yıl çok ciddi gelişmeleri ardı ardına yaşadı.2013 yılının ilk günlerinde başlayan ve Türkiye'nin en sıkıntılı sorununu çözme niyetiyle başlayan süreç ile olumlu gelişmeleri beklerken bir anda başlayan gezi olayları, 17-25 aralık komplosu, 6-7-8 ekim olayları, çukur ve barikat olayları ile son olarak 15 temmuz darbe girişimi ile ülke büyük badireler atlattı.

İç gelişmelerin dışında yanı başımızdaki Suriye'deki iç savaş sonucunda yaşanan gelişmeler de her açıdan ülkeyi etkilediğini belirtmek gerekir. Çünkü Suriye'de ilişkiler ve ittifaklar hızlı şekilde gelişti,bu gelişmelere ayak uydurmak için aynı şekilde yani ilişkiler ve ittifaklara sıkı sıkıya bağlı kalmak yerine ülkenin geleceği ve menfaatlerini gözeterek hareket etmek gerekirdi. Belirttiğim hususların tümü hem ekonomimizi, hem siyasal yaşamımızı ve hem de toplumsal yaşamımızı etkiledi. Ülke ekonomisi tüm yaşanan olumsuz gelişmeler nedeniyle  beklentilerin altında kalsa bile büyüme oranı açısından bir çok gelişmiş ülkeyi geride bırakmayı başardı. Bu başarı Türkiye'nin geleceğe yani 2023 ve sonrasındaki hedeflerini yakalaması açısından büyük bir fırsat yaratmıştır. Bu fırsatın iyi değerlendirilmesi gerekir. Ülkenin bölgesel gelişmişlik farkını ortadan kaldırmak ve nitelikli üretimi desteklemek hükümetin temel hedefi olmalıdır.

Mevcut AK Parti hükümetinin "cazibe merkezi" uygulaması ile bölgesel gelişmişlik farkını ortadan kaldırmak ve üretimi ülke geneline yaymak için önemli bir hamle yaptığını söylemek gerekir. Her ne kadar uygulamadaki neticesini henüz görmemiş isek te yakın zamanda açıklanan rakamların projenin destek gördüğünü açıkça belirtmektedir. Hükümetin projenin uygulaması sırasında yaşanması muhtemel sorunlara hızlı ve etkili müdahale etmesi faydalı olacağı ve neticeyi olumluya çevireceğini söyleyebilirim. Özellikle bölgemizde yaşanan terör hadiselerinin azalmış olması, alınan güvenlik önlemlerinin etkili olması hem cazibe merkezleri kapsamında yatırımlara cazip bir ortam oluşturmakta hem de ekonomiye güven aşılamaktadır. Bu olumlu gelişmeleri kalıcı ve sürdürülebilir hale getirmek bölgesel kalkınmışlık farklılığını ortadan kaldırmaya büyük bir hizmeti olacaktır. Ülke genelinde nitelikli üretimde olması gereken yerde olmadığımız özellikle teknolojik, bilişim,iletişim,savunma sanayisi alanında çok gerilerde bulunmaktayız. Hükümetin belirttiğim alanlarla ilgili yatırımları değerlendirirken ülke sathına yayarak, bölgesel olarak hangi ürünün hangi bölgede olması halinde daha yarar sağlayacağını iyi hesaplamalı ve mümkünse ülke bölgesel gelişmişlik farkını da gözeterek yatırımları yönlendirmesi gerekir. Bölgemiz ve özellikle şehrimizin ekonomi verilerinin çok iyi olmadığını biliyoruz. Hem üretim,hem istihdam hem de ihracat oranlarımızın daha iyi seviyeye çıkması gerekir. Halen şehirde yaşayan vatandaşın kişi başına düşen gelir oranı ülke genelinde kişi başına düşen gelirin  çok altında olduğunu da biliyoruz. İşte bu hususların bir bütün olarak değerlendirilmesi hem ülke açısından hem de bölgesel ve özelde de şehirler açısından önemlidir. Diyarbakır açısından stratejik öneme haiz bir veya bir kaç ürünün devlet eliyle teşvik edilerek yatırımın sağlanması halinde bir çok sorunun ortadan kalkmasını sağlayacaktır. Özel sektöre düşen görev yatırımların yapılması konusunda gerekli diyaloğu sağlamak ve sorumluluk üstlenmektir. Yani devlet+hükümet +özel sektör işbirliği ile ülke ve şehirler eş zamanlı büyüyebilir.

Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
SEÇTİKLERİMİZ
Tüm Hakları Saklıdır © 2013 Tigris Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : +90 412 229 20 03-0538 334 53 75 | Haber Yazılımı: CM Bilişim