1. YAZARLAR

  2. Bedros Dağlıyan

  3. ENDİŞELİ BEKLEYİŞ
Bedros Dağlıyan

Bedros Dağlıyan

Köşe Yazarı
Yazarın Tüm Yazıları >

ENDİŞELİ BEKLEYİŞ

A+A-

                                          

                                                              

Ana kedi, yavrularını yeni güvenli bir yuvaya taşımaya karar verdi. Birkaç gündür yandaki komşu bahçeye yeni bir köpek taşındı. Yeni yeri tüm ağaçları hatta bahçe duvarını çişiyle takdis etti. Buranın yeni sahibi olduğunu herkese gösterdi. Bunun yetmediğini biliyor ya sağa, sola durmadan havlıyor. Arka bahçelerin eski sahipleri kediler hemen bir yerlere sindiler ya da kaçamak bakışlarla koca köpeği izliyorlar.

Boncuk’un tam beş yavrusu var. Besleyeceği tam beş can? Şimdi, yavruları için iyi bir yer bulmuşken, bu köpek nereden çıkmıştı ki? Yavaşça yerinden kalktı köpeğin hareketlerini kontrol ederek yavrularını ötedeki bahçeye enselerinden tutarak birer birer nazikçe taşıdı. Yavrularına bir zarar gelmesini hangi anne ister ki?

Çocuktum. Güneşin yakıcı ışınlarının dar kuytuluğuna ulaşmadığı Arnavut kaldırımı taş sokakların birinde yuvasından yenice düşmüş atmaca yavrusu buldum. O minicik ağızdan öylesine telaşlı ve yakaran bir ses çıkıyordu ki anlatılmaz. Elime aldım. Yüreğinin hızlı atımı avucumu mucizevi bir hisle doldurmuştu. Az sonra kaderini ellerime bırakmış olduğu bilinciyle yumuk gözlerini ara sıra açarak yüzüme minnetle baktı.

Dükkâna gidecekken kuşu cebime koyarak yavaş adımlarla eve yollandım. Kanatları yenice çıkmış, tüyleri bile daha yumuşaktı. Korkuyla elimi sıcak pisliğiyle doldurdu. Hiç kızmadım ona. Biraz suyu ağzına yavaşça damlattım. Yukarıda bir atmaca üzerimizde dönenip duruyor. Annesi olmalı. Arada üzerime keskin dalışlar yapıyor. Yavrusunu istediğini biliyorum. Yavruyu onun ulaşabileceği bir yere koymam gerektiğini biliyorum. Ona yuva olabilecek bir sepet bulmak için yavruyu avludaki sedirin üzerinde bırakıp içeri giriyorum. Tam sepeti alıp çıkacakken annenin sesi korku dolu bir çığlıkla canhıraş halde çıkıyor. Göz ucumla yavruyu kara kocaman kedinin ağzında son kez görüyorum.

Akşam dedeme ağlayarak anlatıyorum. Beni teselli diyor. O yavru belki de kara kedinin yavrularını besleyeceği bir avdı. Biliyorsun onun da yavruları var. Kahrolsun ki biliyorum. Yukardaki kuş dönenmeyi bıraktı çaresizce uzaklara bakıyor.

Annelerin yavrularını kurtarmak ya da büyütmek için nelerden vazgeçtiklerini düşünüyorum. Anneleri yargılamayı bırakıyorum. Yavrularından birini seçmek zorunda kalan anaları da…

Muratcan Çiçek’i tanıdınız mı? Ya onun annesini… Muratcan yürüyemiyor, konuşmakta hatta ellerini kullanmakta zorluk çekiyor. Muratcan bunca eksikliğine sığınmadan Özyeğin Üniversitesi Bilgisayar Mühendisliği’ne % 100 burslu girdi. Üstelik 50 bin başvuru arasından… Google bursunu kazanıp Kaliforniya Üniversitesi’ne doktora yapmaya gidiyor. Bu elbette onun başarısı; peki onun için saçını süpürge eden, ilkokuldan itibaren, şimdiye dek onu sırtında taşıyan annesi Nilgün hanıma ne demeli… Bir başarı ve iki hayat… Muratcan kadar onun için hayatını adayan Nilgün Hanım’da başarılı…

Ya Cumartesi anneleri; ya kayıp oğlunu son nefesine dek bekleyen anneler; ya Berfo ana… Zamanlar değişiyor işte; annelik asla…

Annem, herkes gibi bir anneydi. Tüm anneler gibi o da benim için özeldi. Tatlı sert ve disiplinliydi. Herkes gibi bana attığı terlikleri geri götürdüm. Yaptığı fedakârlıklar için ona hastalığında yaptıklarımız ne kadar az… Bir çiçek demetiyle bu hafta mezarının başındaydık. Yine herkes kadar annemizi sevmiş, şimdi de her oğul kadar annemizi özlüyorduk. Her iyi yetişmiş çocuk annesi için başarılı bir hasat değil mi? Ya hasat kötüyse… İşte anneliği o vakit anlıyorsunuz. Her şeye rağmen, sizi sevip kolluyor, çünkü…

Bugünlerde çocuklar adalet için meydanlarda ya da cezaevlerindeler… Geleceklerini kurmak adına mücadele edip, açlığa yatıyorlar. Her defasında onları biçare bekleyen birileri oluyor. Yürekleri kanıyor onları bekleyen annelerin, çocukların…

Şimdilerde barış istedikleri için işten atılan Nuriye Gülmen ve Semih Özakça’ da aylardır açlıkla demokrasi için egemenlere karşı mücadele içindeler. Altmış beş günü çoktan aştılar. Hepimiz artık Aslı Erdoğan gibi içeriyle dışarının bir farkı olmadığını biliyoruz. Onların cılız vücutlarını gören anneleri, çocukları ne haldedir kim bilir?

Evet, anne kedi yavrularının yuvasını değiştirmeye karar verdi. Onları incitmeden güvenli bir yuvaya birer birer taşıdı; emzirdi. Yalayıp, temizledi. Yavrular gözleri yumuk, ayakları titrer halde güvenle yanında miyavlıyorlar. Köpek havladığıyla kalsın…

Tüm anneler yavruları için geleceğe endişeyle bakıyorlar. Ufukta kara yok!

 

 

Bu yazı toplam 511 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.