1. YAZARLAR

  2. Ekrem Yeşil

  3. ENDÜSTRİYEL FUTBOL
Ekrem Yeşil

Ekrem Yeşil

yazar
Yazarın Tüm Yazıları >

ENDÜSTRİYEL FUTBOL

A+A-

İlk dönemlerinde halkın bir oyunu olarak tek sermayesi meşin bir yuvarlak olan futbol,  zamanla görmüş olduğu aşırı ilgiden dolayı sermaye sahiplerinin de aktif olarak katıldığı bir sektöre evirilmiştir. Halen Beşiktaş’ta Teknik Direktörlük yapan Şenol Güneş’in söylemiş olduğu, “Eskiden açlar oynar, zenginler izlerdi; Şimdi zenginler oynuyor, açlar izliyor' sözü, futbolda gelinen noktayı çok iyi bir şekilde özetliyor.

İzlenme ve seyredilme özeliğiyle her dört kişiden üçünün ilişik olduğu futbolun pazarlama ve ticari boyutunun ön plana çıkması nedeniyle sermaye ve hatta uluslararası sermayenin yatırım yapacağı alana dönüşmüştür. Sadece İngiltere’nin en üst 2 futbol ligi olan Premier Lig ve Championship’te yer alan 44 futbol kulübünün 26’sı,  içlerinde Rusların, Arapların ve Amerikalıların bulunduğu yabancı sermaye tarafından satın alınmıştır.

Sadece saha içinde değil, saha dışında da endüstriyel rekabetin yaşandığı küresel bir Pazar olarak da adlandırılan futbolun sportif başarısı, bazı istisnalar hariç ülkeler ve bölgelerdeki gelişmişlik seviyesiyle paralellik arz etmektedir. Her yıl belirlenen Avrupa’nın en iyi yirmi takımına baktığınızda büyük çoğunluğu İngiliz, İspanyol Alman ve Fransız kulüplerinden oluşmaktadır. Yine bu kulüplerin tamamına yakını sanayi ve ticaretin endüstriyel bir boyuta vardığı kentlerden çıkmakta olup sadece Londra’nın beş takımı en iyi yirmi takım içerisinde yer almaktadır.

Ekonomik gelişmişlik seviyesi etkilerini Türkiye’de de görmek mümkün olacak. Yıllardır şampiyonlukları kendi tekeline alan üç İstanbul takımı, gittikçe artan ekonomik pastadan da aslan payı almaktadır.  Hepimizin bildiği gibi profesyonel futbolun ana gelir kaynakları; Naklen Yayın Gelirleri, Şampiyonlar Ligi ve UEFA Avrupa Ligi Gelirleri, Ticari Gelirler (Sponsorluk, reklam, isim hakkı ve ürün satış gelirleri, Spor Toto hakkedişleri) ve Maç Günü (Bilet ve kombine satış gelirleri.) Hasılatıdır. Türkiye’deki futbol ekonomisini çok yakından takip eden ve özelikle futbol ekonomisi hakkında çok iyi analizler sunan Ekolig dergisine göre, süper ligde mücadele eden on sekiz (18)  futbol kulübü ’nün 2017-2018 sezonunda elde etmiş olduğu toplam gelir 3,2 milyar TL’dir.

Bu gelirlerden süper lig de mücadele eden üç İstanbul kulübünün almış olduğu pay sırasıyla Beşiktaş 729 milyon TL, Galatasaray 517 milyon TL ve Fenerbahçe 514 milyon TL olmak üzere toplam 1.760 milyon TL’dir. Öte yandan aynı ligde mücadele eden diğer iki İstanbul takımı Başakşehir ve Kasımpaşaspor’un aldığı payları da eklediğimizde yaklaşık 2.milyar TL’yi aşan bir pay, sadece süper ligde mücadele eden İstanbul takımları tarafından alınmaktadır. Başka bir ifade ile süper lig, ekonomi pastasının yaklaşık % 62,5’i, Türkiye endüstrisinin lokomotifi olan İstanbul’daki beş kulübün kasasına girmiştir. Belirlenen bu pay sadece süper lig payı olduğu için İstanbul diğer alt liglerinde yer alan takımlarının gelirleri  bu payın içine dâhil edilmemiştir.  

Yaklaşık iki milyon nüfusu barındıran Diyarbakır’ın biri 2 ligde, (Amedspor) biride 3 ligde (Diyarbekirspor)  olmak üzere iki profesyonel takımı bulunmaktadır. İddaa ve küçük sponsorluk gelirleri ile birlikte bu iki kulübün kasasına giren para en fazla 6 veya 7 milyon civarındadır.

Yukarıda yapılan ayrıntılı açıklamalar ışığında, İstanbul ve Diyarbakır kulüplerin kasasına giren futbol gelirlerini mukayese ettiğimizde tahminlerimizin bile ötesinde büyük bir fark ortaya çıkmaktadır. Nüfus olarak Diyarbakır ilinden yaklaşık yedi kat büyük olan İstanbul ilinin futbol pastasından almış olduğu pay,  Diyarbakır ilinin almış olduğu payın yaklaşık 300 kat’ı büyüklüğündedir.

Futbol pastasından az pay alan sadece Diyarbakır futbolu değil, aynı zamanda süper ligde takımı olmayan tüm kent futbollarının durumu da üç aşağı beş yukarı budur. Bazı istisnalar hariç futboldaki gelişmişlik seviyesi ile o kent ve ülkedeki gelişmişlik seviyesinin yatay seyretmektedir.

Dezavantajlı durumda bulunan futbol takımlarının bu kısır döngüden kurtulabilmeleri için  naklen yayın, spor toto, isim hakkı gibi belirli yasa ve sözleşmelere bağlı olarak aktarılan payların daha adil daha dengeli dağıtılabilmesi için ortak bir mücadele yürütmeleri ve yine sahip olduğu kıt kaynaklarını etkin bir şekilde kullanabilecek olacak kurumsal bir yapı oluşturmaları gerekir.

Selam ve Saygılarımla.

Bu yazı toplam 1290 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.