1. HABERLER

  2. POLİTİKA

  3. Erdoğan: Bu husumet kervanına bizim dava arkadaşlarımız nasıl katıldı?
Erdoğan: Bu husumet kervanına bizim dava arkadaşlarımız nasıl katıldı?

Erdoğan: Bu husumet kervanına bizim dava arkadaşlarımız nasıl katıldı?

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kastamonu'daki konuşmasında, 'sivillere ceza muafiyeti' ve FETÖ sanıklarına tek tip kıyafet uygulaması getiren son KHK'yı eleştirenlere seslendi.

A+A-


Erdoğan, CHP lideri Kılıçdaroğlu'na "Ya sen ne cins adamsın be?" diye sordu, "İçimizden bazıları da bu kampanyaya katıldı. Aynı dava arkadaşı değil miyiz?" ifadelerini kullandı.

 

AK Parti Kastamonu İl Kongresi'nde konuşan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan şunları söyledi:

    Ana muhalefetin maalesef bugün başındaki zatın (CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu) bu 15 Temmuz Şehitler Köprüsü'nde şehit edilen 34 vatandaşımızın değil de onları alçakça şehit eden katillerin yanında saf tuttuğunu görüyoruz. Söylediği şeye bak, tek tip elbiseyle ilgili. "Onların yakınları yok mu, onları o halde gördükleri zaman ne yapacaklar, üzülmeyecek mi, şöyle olmayacak mı, böyle olmayacak mı?" diyor. Ya sen ne cins adamsın be?

    Sen benim 251 şehidimin yakınlarını düşünmüyorsun, sen benim 2 bin 193 gazimin yakınlarını düşünmüyorsun. 'Onların acaba yakınları, evlatları, kardeşleri şehit olduğu zaman ne yaptılar, ne yapıyorlar' diye soruyor musun Bunu düşünüyor musun? Yok. Bir kasetle, CD ile gelmedik, bizim farkımız var.

    Milletim seni iyi tanıyor. Nasıl yalancı olduğunu da çok iyi biliyor. Bu kişi hayatının hiçbir döneminde milletimizin, devletimizin hakkını hukukunu savunmamıştır. Hep fitnenin, ayrıştırmanın peşinde olmuştur. Tüm terör örgütlerine destek vermiştir. PKK'nın destek verdikleriyle kol kola yürüyen kişi değil mi? Onlar destek verdi, güya Hakkari'de miting yaptı. Bu iş yürek işi. Bu öyle lafla yürümüyor.

    Yüzümüze başka konuşulmasından, gözümüzün önünde başka işler yapılmasından bıktık usandık. Dürüst olun. Bunlarda dürüstlük yok. Bizzat şahsıma bölgedeki örgütlere silah verilmeyeceği söylendiği günden beri 4 bini aşkın TIR silah yüklü Suriye'de sınırlarımızın boyu dağıtılmaktan kalınmadı önümüzdeki yılın bütçesine ödenek konuldu. Artık sözün bittiği yerdeyiz. Bundan sonra sadece icraata uygulamaya bakacağız.

    Biz Suriye'de, Rusya ve İran'la nasıl çalışıyorsak Amerika'yla da aynı şekilde çalışmak istiyoruz. Sorun Amerika'nın bizimle çalışmak isteyip istemediğidir. Şayet Amerika bizimle çalışırsa memnun oluruz. Birlikte neler yapabileceğimize bakarız. Bize bir adım atana, biz misliyle mukabele etmekte çekinmeyiz. Esasen aramızda çözemeyeceğimiz hiçbir sorun da yoktur.

    Vize krizini kendileri başlattılar, kendileri de bitirdiler. Biz böyle bir vize krizi istemedik ki. Olması gereken buydu zaten.

    Suriye meselesinde de aynısının olmaması için bir mesele yoktur. Biz bu terör örgütünü çok da uzak olmayan bir tarihte öyle veya böyle depeleyeceğiz.

    Madem Suriye'de her şey güllük gülistanlık, 3 milyonun üzerinde insan niye bizim topraklarımızda yaşamaya devam ediyor? Çünkü biz de, bu insanlar da biliyor ki sınırın öte tarafında sadece örgüt isimleri, sadece örgüt işaretleri değişiyor, zulüm baki. Dün zalimin adı rejimdi, dün zalimin adı DEAŞ'tı, bugün zalimin adı YPG/PYD'dir. Biz DEAŞ'a ne yaptıysak bu örgüte de aynısını yapacak ve mutlaka sınırlarımızın ötesini güvenli hale getireceğiz.

    Darbe girişiminden yaklaşık iki hafta sonra çıkardığımız KHK'da kamu görevlilerinin aldığı kararlar ve eylemlerinin sorumluluk doğurmayacağı hükmünü getirmişiz. Üstelik bu kararname Meclis'te de görüşülerek yasalaşmıştı. Yani tüm vekillerin haberi var. Aynı hükümleri içeren düzenlemeye 15 Temmuz'da cesaretle darbecilere karşı koyan sivil vatandaşlar için de ihtiyaç duyulduğu görülmüştür. Nedense büyük bir gürültü koparılmaya başladı.

    Bana göre büyük değil. Tuhaf kampanyalar başlatıldı. Hatta içimizden bazıları da bu kampanyaya katıldı. 16 Nisan'da da bugün bu kampanyaya katılanlar 'Evet' demedi. Biz bir yolda aynı dava arkadaşı değil miyiz? Nasıl oluyor da bir anda affedersiniz Bay Kemal'in kayığına biniyorsunuz. (CHP'Ii Ömer Süha Aldan'ın sözleri) Özellikle CHP'nin bazı milletvekilleri her türlü terbiye ve haysiyet sınırını aşan cümlelerle güya hükümete ama aslında millete hakaret etmeye başladı. Hele Muğla Milletvekili var ki, terbiyesiz, ahlaksız ifadelerle benim milletime saldırmıştır.

    Bu husumet kervanına bizim dava arkadaşlarımız nasıl katıldı, katılıyor? Yazıklar olsun. Birilerinin zil takıp oynamalarına vesile oldukları için yazıklar olsun.(Kaynak:Sputnik)

Bu haber toplam 850 defa okunmuştur
Önceki ve Sonraki Haberler

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.