1. YAZARLAR

  2. Mustafa Kaplan

  3. ERGANİ NOTLARI -2-
Mustafa Kaplan

Mustafa Kaplan

Yazar
Yazarın Tüm Yazıları >

ERGANİ NOTLARI -2-

A+A-

ÇÖYÖNÜ/ HİLAR MAĞARALARI

Ergani ilçesinde bulunan ve insanlık tarihinin ilk yerleşim yerlerinden biri, belki de en eskisi olan Hilar Mağaraları, Ergani’den 7 km gibi uzak olmayan bir mesafede bulunmaktadır. Dünyanın ilk yerleşim yerlerinden biri olan Çayönü, Ergani’nin hemen yanı başında yer almaktadır. İnsanlık dünyaya gözlerini önce bu topraklarda açmış.

Bir söylenceye göre insanlık bu topraklarda hayat bulmuş. Söylence ise şöyle: İnsanlık bir dağdan fışkıran su misali, bu küçük oyulmuş taşlardan, mağaralardan fırlamış yeryüzüne. Üzerinde yaşadığımız Mezopotamya’nın bu bereketli topraklarına dağılmış insanoğlu; emek ve alın teriyle çalışan bereketli ellerde toprağa serpilir gibi, bir tohumun bin olması gibi insanlıkta buralardan düşmüş, Mezopotamya’nın kuru ama bereketlenecek olan coğrafyasına. Ve bir rahme düşer gibi toprağa düşmüşüz. Toprak anne olmuştur bize. Ve uzun bir bekleyiş evresi başlamış.

Sonra gökten yağmur yağmış toprağın üstüne ve kar düşmüş toprağın yüzüne. Binlerce yıldır susuzluktan kavrulmuş ve çatlamış olan toprak, hemen almış suyu bağrına. Toprak damarlarında gezdirmiş suyu, önce nemlenmiş ve sonrada balçık olmuş. Ardından da mayasını ve kıvamını almış toprak. Ve çok uzun olmayan bir bekleyiş süreci daha yaşanmış.

Güneş bütün görkemiyle ve kavurucu sıcaklığıyla Mezopotamya’nın üzerine doğmuş; toprak ısınmış, kaynamış ve pişmiş. Sonra da toprak, şeklini ve biçimini almak için, kısa bir dinlenme aşamasına daha girmiş.

Dağlardan esen bir rüzgâr, toprağın yüzeyindeki tozları dağıtmış. Ve aniden başlayan bir sarsıntı, bir zelzele; bir soluk, bir nefes ve bir ruh. Ve bir can havliyle topraktan ayaklanmış insanoğlu. Ellerindeki zincirlerinden, ayaklarındaki prangalarından kurtulur gibi, karanlıktan aydınlığa koşar gibi ayaklanmış insanoğlu yerden. Bir çamurdan süzülür gibi, bir bataklıktan çıkar gibi ayaklanmış insanoğlu topraktan. Yeni doğan bir bebeğin inlemesi gibi, haykırmış dünyaya özgürlüğünü insanoğlu. İnsanlığın yaratılış hikâyesinin yazıldığı bu topraklarda adımlarını atmaya başlamış insanoğlu ve yürümüş toprakta.

İnsanoğlu önce mağaralarda yaşamış. Doğayla bütünleşik bir halde yaşamını sürdürmüş. Doğaya çok zarar vermeden, avcılık ve toplayıcılıkla kendine yeter şekilde bir hayat kurmuş. Sonra toprağı ekmeyi öğrenmiş ve hayvanları evcilleştirmeyi başarmış insanoğlu. İlk buğday burada toprağa düşmüş. İlk hayvan burada evcilleştirilmiş. İnsanoğlu madenleri ilk buralarda keşfetmiş. Böylece insanoğlu, demire şekil ve toprağa biçim vermeyi başarmış. Topraktan daha fazla ürün elde etmenin yolları bulunmuş. Daha çok kazanma hırsı, o günden beridir peşimizi bırakmıyor.

Topraktan ihtiyacından fazlasını elde edince, ‘artık ürün’, yani ürün fazlası ortaya çıkmış. İnsanoğlu, ürün fazlasını mübadele/takas ederek görmediği, dokunmadığı ve tatmadığı ürünlerle değiştirme yollarını bulmuş. Ürün fazlasının mübadele edilmesi, daha çok çalışma ve topraktan daha fazla ürün elde etme hırsımızı kamçılamış. ‘Artık ürün’, aynı zamanda köleliğin tarihidir. İnsanoğlu, bir yandan doğadan uzaklaşıp ona yabancılaşırken, öte yandan da kendine yabancılaşarak birbiriyle mücadele etmeye başlamış. İlk kardeş kavgası bu topraklarda başlamış. İlk kin ve nefret tohumları bu topraklarda ekilmiş. İlk kardeş kanı buralarda toprağa düşmüş. İlk insan burada yere düşmüş. O gün bugündür, karşı konulmaz olan hayatta kalma güdümüz ve kendimizden zayıf olarak gördüklerimizi ezme tutkumuz, bir gölge gibi peşimizi bırakmıyor. İçinde yaşadığımız ‘zaman ve mekân’ içinde anlamakta hiç de zorlanmadığımız ama anlamlandırmakta zorlandığımız bu kavga, sürüp gidiyor bu topraklarda ve bütün yeryüzünde…

Bu yazı toplam 2170 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.